Karşı Argümanı Olabilecek En Sığ Şekle Sokarak Tartışmada Üste Çıkma Çabası: Korkuluk Safsatası
Fallacy of the Straw-Man olarak da bilinen bu tartışma biçimi aslında hepimizin günlük yaşamda, siyasette ve ilişkilerde sıkça karşılaştığı bir durum.
Karşı Argümanı Olabilecek En Sığ Şekle Sokarak Tartışmada Üste Çıkma Çabası: Korkuluk Safsatası
Gone Girl


tepkisel indirgeme, straw man'in bir çeşididir, alt kümesidir bir nevi. karşı argümanın olabilecek en sığ sekle sokulması, onu kolayca çürütülebilecek bir hale getirmek için sıkça başvurulan bir yöntemdir ama tek yöntem değildir.

straw men daha geniş anlamıyla, karşı argümanı çürütülebilecek bir şekle sokup, o halini rakibe atfetmek ve böylece rakibi altetmektir. (itiraf: daha geniş olsun diye men diye yazdım, bu iğrenç esprimi kimsenin anlamaması ihtimaline dayanamayıp açıkladım, daha da iğrenç oldum). sadece belli istatistiklerden bahsedilerek, belli verilerin yorumlanmasında objektif davranmayarak, mümkün olan bütün çıkarımlara eşit olasılık atayıp, işinize geleni öne çıkartarak ve karşıdakinin de böyle yaptığı izlenimini vererek de bu taktik uygulanabilir.

zaten en iyi straw man savunması, konu hakkında geniş bilgiye sahip olanlar tarafından yapılır. karşı taraf "ben öyle demedim, şöyle dedim" dediği zaman mızıkçılık, döneklik yapmış gibi görünecek; dahası, siz halihazırda argümanınızı verilerle desteklemiş olduğunuz için, karşı taraf konuyla alakalı veriler verse bile bu dışardan bakana ancak bir beraberlik olarak gözükecektir. kısaca en rafine çamur at izi kalsın yöntemidir.

bunun yanında straw man savunması, rakibin eline uydurulmuş bir argüman tutuşturmaktan (gerek sığlaştırılmış, gerekse zekice çarpıtılmış versiyonunu) ibaret değildir. karşı pozisyonu savunan güruhun içindeki en zayıf halkanın bulunup, argümanlarının grubun standardı haline getirilmesi ve ona yüklenilerek tüm karşı cephenin zayıflatılması da bir başka yöntemdir. yahut bu zayıf halka hiç yoktan yaratılabilir. karşı tarafın sözcüsü olarak kötü karakterli, zararlı alışkanlıklara sahip, geçmişinde tutarsızlıklar bulunan, bugününde ise zayıf bir fikri savunan bu hayali düşman kullanılır (ki straw man terimi de herhalde en çok bu eylemle örtüşür).

örneğin yanlı habercilikte, "some people say..." diyerek kanalın resmi görüşlerinin propagandası yapılabileceği gibi, aynı "some people" kanalın karşı olduğu bir görüşü de saçma bir yönünden savunarak yemlik gibi kullanılır. (bkz: outfoxed)

kısaca ad homineme girmeden rakibin kişiliğine saldıran, hakaret etmeden iftira atan, yalan söylemeden gerçekleri çarpıtan, bilimsel bir ağızla dahi popülizm yapabilen bir retorik tekniğidir straw man, yara bere almadan atlatılması neredeyse imkansızdır.

straw man için bir örnek:

- "savunma bütçesinin azaltılması eğitim ve sağlığa daha fazla yatırım yapmamız için bir fırsat olabilir."

- "savunmasız kalalım da kökümüze kibrit suyu eksinler demeni hayretle karşılıyorum."

başka bir örnek olarak "sen evrime mi inanıyorsun? maymundan mı geldin?" cümlesini ele alabiliriz. bu cümlede iki tane straw man tarzı çarpıtma vardır. birincisi evrim teorisinin bir "inanç" olduğu varsayımıdır. ikincisi (ve belki de daha meşhur olanı) ise evrim teorisinin "insanın maymundan geldiğini" savunduğunu iddia etmektir.

iş hayatında da çok yapılır bu ve yapan genellikle puan kazanır.

örneğin, toplantı olacak mesela ve ahmet kişisi gelmemiştir.

- ya ahmet de gelmedi, onların departmandan (satınalma olsun mesela) beklediğimiz bazı işler vardı.

+ neyse şimdi ahmet yokken satınalmaya sallamayalım.

- ben satınalmaya sallamadım ki zaten. demek isted

...

(+) wins.

etikle uzaktan yakından alakası yoktur ama.

politika polemiklerinin ve televizyon tartışma programlarının köşe taşıdır. karşı tarafın saman kuklasını yapıp bunu yakma esprisine dayanır (bildigim kadarıyla).