Karşılıksız Aşkı Anlatan Muhteşem Bir İsveç Türküsü: Herr Mannelig
Orta Çağ'da dişi bir dağ trollünün bir şövalyeye evlilik teklif etmesi olayını konu olan İsveç türküsü/baladı Herr Mannelig, ilk dinleyişte insanı etkisi altına alan türden.

Öncelikle Garmarna'nın eşsiz yorumuyla: Herr Mannelig

Türküde ne anlatılıyor?

genç ve yakışıklı herr mannelig'i gören trol kızı aşık olur ve aşkını anlatır ona. tabii zavallı kız bilmez insanların dünyasında erkek milleti sevmez kadının ilk adımı atmasını ilişkilerde...
bu mannelig'in bir de kendi köyünde görüştüğü bir kız da vardır (ki zaten kendisi genç kızların sevgilisidir, her kız iç geçirerek bakmaktadır, gerek cesareti gerekse yakışıklılığı dillere destandır). ama trol kızı bilmez, o dağların kızıdır, ne bilsin medeni hayatı... trol kızı cesaretini toplar karşısına çıkar bu yakışıklı adamın ve der bozuk isveççesiyle "herr mannelig, benimle evlenmez misiniz? sizin için her şeyi göze alırım, nolur evet veya hayır deyin. benimle evlenir misiniz, evlenmez misiniz?". cevap bekler trol kızı, bu sırada evlenmeyi kabul ederse ona nasıl hediyeler verebileceğini anlatır.

dinler tüm bunları herr mannelig, çıkarmaz sonuna kadar sesini ki trol kızı anlatsın, egosunu okşar tabii bunca sevilmek.bitirince herr mannelig cevaba başlar "bu hediyeleri kabul etmekten onur duyardım ancak...". trol kızı bu "ancak" kelimesine takılmadan heyecanla bekler cevabı."ancak... siz hristiyan değil kötü bir trolsunuz evlenemem sizinle der".
bunun üzerine trol kızı ağlayarak ve sanki cevabı duymamış gibi tekrar sorar "herr mannelig benimle evlenir misiniz? evet veya hayır bir cevap verin.evlenmez misiniz benimle?"... o sırada atını başka yere sürmüştür bile herr mannelig, kızı arkasında bırakmış, boynu eğik, kalp kırmanın verdiği huzursuzlukla köyüne doğru ilerler...

trol kız hemen mağarasına kaçar bu üzüntüyle, o kadar büyük bir acı duyar ki kalbinde, öyle bir çığlık atar ki bu acıyla... tüm dağ sarsılır, ağaçlardaki tüm kuşlar uçar, hatta bu kuşlar trol kızın yanına gelir onlar da ağlarlar... ama kimse dindiremez bu trol kızın göz yaşlarını... herr mannelig ise muhtemelen düğün dernek yapıp, bi düzine çocukla aptal hayatına devam eder.

bu hikaye özellikle çocuklara garmarna versiyonu eşliğinde anlatıldığında çok büyük etki yapıyor, hatta çocuklar urasil abla trol kızı anlat gene diyebiliyorlar. bu hikayeyi sevdirmenin püf noktası ise trol kızını anlatırken uzun dalgalı saçlı, beyazlar içinde güzeller güzeli bir kız olarak anlatmak.nedense insanlar çirkin koca bir trole değil de elf kızına daha çok üzülüyor.bu da insanoğlunun dış güzelliğe verdiği önemden kaynaklanıyor olsa gerek.

Eser hakkında birkaç bilgi

herr mannelig; ilk defa haggard'ın eppur si muove adlı muhteşem albümünden dinlediğim ve bu başlığı okuyana dek haggard'ın şarkısı olduğunu sandığım, cover olduğunu görünce de diğer tatları hızla araştırıp tadarak şöyle sonuçlara ulaştığım,

garmarna adlı isveç grubun guds spelemän adlı albümünde ilk parça olarak yer verdiği, yavaş olmasına rağmen oldukça güzel bir şekilde seslendirdiği...

in extremo adlı alman grubun ise 2 kez kaydettiği, ilk kayıtlarının verehrt und angespien adlı albümlerinde 3. parça olarak yer alan ve gayda seslerini duydukça gaza getirten ve hızlı tempolu olan, diğer kayıtlarının ise kein blick zurück adlı albümde yine 3. parça olarak yer almasına rağmen ilk kayda göre daha sade ama daha fazla gaydalı olan, genel olarak her iki kaydında oldukça güzel olduğunu söyleyebildiğim...

cromdale adlı alman grubun forgotten tales adlı albümlerinde 4. parça olarak seslendirdiği ve cidden güzel olduğunu düşündüğüm...

galtagaldr adlı grubun hızlı tempolu söylediği ve hafif afrika müziği ezgisi tadı alabileceğimiz...

wolfenmond adlı grubun flammenspiel & schattenklan albümlerinin 2. cdsinin 2. parçası olarak yer alan ve ne çok iyi ne de çok kötü olduğunu söyleyebileceğim...

chur adlı grubun ise parça içine böcek, at, kuş ..vb. gibi doğasal sesler yerleştirerek hayli ilginç bir tat almamızı sağlamalarıyla birlikte kulağa hoş gelen sounda sahip olmasına rağmen, solistin biraz geri planda kaldığını hissettiğimiz, ancak en azından bir kez dinlenerek, tadılmasını önerdiğim...

dunkelschön adlı grubun torenvart adlı albümlerinde 9. parça olarak yer verdiği ve normalden birazcık hızlı bir tempoyla dinlediğimiz, sade bir ezgisi olan, "eh işte, fena değil" diyebileceğim...

lapis serpentis adlı grubun am kreuzweg albümlerinde 3. parça olarak yer alan, yavaş tempolu ve hafif bir ezgiyle söyledikleri...

satarial adlı rus grubun dj seth ile birlikte seslendirdiği, latexxx albümünün 3. parçası olarak yer alan ve industrial gothic olarak dinleyebileceğimiz...

annwn adlı grubun oldukça yavaş tempolu ve sade bir ezgiyle seslendirdiği, solistin ön planda olduğu...

psalteria adlı grubunda yavaş tempoyla söylediği, türkü havasını hissettirebilen...

ve bütün bu güzel coverlara rağmen hiçbirinin haggard kadar etkili, muhteşem yorumlayamadığını gördüğüm, mükemmel ötesi bir isveç türküsü.

(bkz: iyi ki varsın haggard)

Alice Harikalar Diyarında'nın Bir Çocuk Masalı Olmadığını Anlatan Şarkı: White Rabbit