Katolik ve Protestanların Yeşil Sahalardaki Efsane Rekabeti: Celtic - Rangers
İskoçya'nın iki efsane takımı Celtic ve Rangers'ın rekabeti, klasik bir futbol rekabetinden çok daha fazlası.
Katolik ve Protestanların Yeşil Sahalardaki Efsane Rekabeti: Celtic - Rangers

celtic, glasgow'da çalışmak üzere gelen irlandalı katoliklere başlangıçta iş bulma amacıyla kurulmuş bir yarı-masonik örgütün uzantısıdır, iskoçların neredeyse %95'i protestandır dolayısıyla iskoçların takımı falan değildir, iskoçya'ya 1860'lardan sonra yerleşmiş ve katolik kalmış irlanda kökenlilerin takımıdır.

glasgow rangers ise, protestan takımıdır. alemdar graeme souness pasha, yıllarca rangers'ta oynamış ve teknik direktörlük yapmış ve takıma tüm çalıştığı süre boyunca bir tane olsun katolik oyuncu alınmamıştır. yine celtic bir italyan takımıyla bir avrupa kupası finali oynadığında glasgowlu rangers taraftarları gayet net bir biçimde italyanlar'ı tutmuşlardır. "bunlar da katolik onlar da katolik, neden celtic'i tutmuyorsunuz?" diye sorulduğu zaman da, italyanlar'ı tutma sebeplerini "büt, they are foreign catholics / ama onlar yabancı katolik" diye açıklamışlardır.

bu, dolayısıyla gs-fb-bjk rekabetinden çok daha sert, daha köklü, daha ciddi bir rekabettir. oban kasabasında oturan bir arkadaşım, insanlara dinleri sorulduğunda "tabii ki rangers dini" denildiğini sıklıkla görmüştür. eğer glasgow'da veya edinburgh'da bir katolik mahallesinde üzerinizde yanlışlıkla, britanya'da adet olduğu gibi, rangers forması üstüyle, ya da bir protestan mahallesinde celtic forması üstüyle görülürseniz, canlı çıkma olasılığınız az, bıçaklanmadan veya birkaç dişinizi ve kaburganızı orada bırakmadan çıkmanız ise imkansızdır.

bu, başka rekabetlere benzemez, öyle bilmem ne krallığı, sultanı mezunları, arabacı takımı, yok efendim franco'nun takımı real katalan milliyetçisi barca gibi yüzeyselliklere uzak-yakın benzemez, adamı doğduğuna pişman ederler.

bu arada, maçlara bilet bulmak imkansızdır çünkü sadece kombine bileti olana bilet satılır, onlar da kimseye vermezler tabii biletlerini. eğer biri size ibrox'ta ya da parkhead'de böyle bir maça bilet veriyorsa ya sahtedir ya da sizi evlenmek için falan gözüne kestirmiştir, çünkü, dediğim gibi biletler (ibrox 50, parkhead 61bin kişilik olmasına karşın) bulunmaz hint kumaşıdır. ha, karaborsadan da alınabilir, ama o da ayrı bir mesele tabii...

kırmızı, mavi ve beyaz renkleriyle tanınan protestan glasgow rangers kulübü ile yeşil ve beyaz renklerin enine çizgili formada buluştuğu katolik glasgow celtic arasındaki rekabet.

 taraftarlarının açtıkları ingiltere ve irlanda bayrakları ile iskoçya sınırını çoktan aşabilmiş ingiliz-irlandalı mücadelesi. glasgow celtic - the pride of ireland gibi ilk duyana garip gelebilecek atkılar takan celticliler ile 1948'de gözü dönmüş dedeleri bir linfield maçı sonrası soyunma odasında belfast celtic club futbolcularının bacaklarını ve dizlerini kıran protestan rangerslılar. dünyanın sayılı futbol heyecanlarından biri, her ne kadar futbol dışına taştığı kısmı futbola ait olandan fazla olsa da. maçlarda taraftarların papa ve kraliçe'ye saygılarını ilettikleri ritüel. tabii bundan ira ve uda'da nasibini almakta, oley oley ezgisiyle söylenen bir tezahürat sayesinde.

(bkz: fuck the pope and ira)
(bkz: fuck the queen and uda)

gayet siyasi bir mücadele. fenerbahçe-galatasaray derbisiyle karıştıranın alnını karışlatacak cinsten. gerçekleşeceği zaman glasgow civarında takılmamak gerekliliğini anlatan rekabet kısaca.