Kendi Evinizde, Profesyonel Seviyede Uygulayabileceğiniz Detaylı Bir Pedikür Tarifi
Ayak tırnaklarının bakımı ve ayak nasırlarının yumuşatılması gibi bakım işlemlerinin geneli için söylenen pedikür, evde de pekâlâ yapılabilir.
Kendi Evinizde, Profesyonel Seviyede Uygulayabileceğiniz Detaylı Bir Pedikür Tarifi
iStock

gerekenler

* boş zaman (çok önemli. banyo+pedikür 2 saati buluyor.)
* banyo tuzu/ayak sıpası/bildiğimiz sofra tuzu
* ayak banyosu/peelingi
* ayak kremi
* tırnak makası (tercihen büyük boy olanları, kolay tutulacak cinsten)
* ponza taşı/topuk törpüsü
* törpü (kağıt törpü olsa iyi olur tabii ama emektar metal törpüler de acayip kullanışlı olabilir)
* tırnak etlerini ittirmek için özel yapılmış tahta çubuklar (inanmazsınız ama bunlar satılıyor lan. yokluğunda metal törpünün sapı kullanılıyor.)
* kettle
* leğen
* sehpa
* havlu terlik (bu olmazsa olmaz. bornoz setlerine konan bu zımbırtılar ne işe yarar diye sormayın. bu işe yarıyor)

evde pedikür keyfimiz için, öncelikle boş bir günümüzde, banyoya giriyoruz. kendimizi pir-ü pak eyledikten sonra, çıkıyoruz, havlumuza/bornozumuza sarılıyoruz. banyodan içine ayaklarımızın sığacağı boyutta bir leğen alıyoruz. çok büyük olmasın. taşıması zor. ama çok küçük olursa da ayaklar sığmıyor.


neyse, leğeni alıp pedikür işlemini yapacağımız odaya getirip koyuyoruz. leğenin yanına küçük bir sehpa çekip pedikür sırasında kullanacağımız alet edevatı yerleştiriyoruz. sonra kettle'da 1-1.5 lt su kaynatıyoruz. bildiğin kaynıyor yani. sonra bu kaynattığımız suyu leğenin içine cosss diye boşaltıyoruz. ve hemen anında banyo tuzunu içine atıyoruz. neden? çünkü kaynar suda bu tuz çok daha kolay çözünüyor. 1 tatlı kaşığı atmak yeterli olacaktır. banyo tuzu yerine ayak sıpası yahut normal bildiğimiz sofra tuzu da koyabiliriz. sonraa, tuz çözündükten sonra ayak dayanacak şekle gelene kadar üstüne su ekliyoruz ki bu da yaklaşık 2 lt oluyor. çok da ılıtmayın çünkü ayaklarınız içindeyken soğuyunca bi boka benzemiyor.

bu hazırladığımız suyun içine, çoluğunun çocuğunun, hatta senin küçüklükten kalmış kendi misketlerin filan varsa, onları da atabilirsin. hatta at. sonra ayaklarımızı sokuyoruz, bu misketlerin üzerinde böyle ayağa bi masaj yapmış oluyoruz. hemi de ayaklarımız tuzlu sıcak suda bir güzel rahatlıyor.

böyle biraz vakit geçirdikten sonra, ayak peelingimizi yahut da ayağımızı yıkayacağımız duş jeline benzer zımbırtımızı alıyoruz, parmaklardan başlamak sureti ile ayaklarımızı ovalayarak bunu yediriyoruz. daha sonra hemen yakınımıza daha önceden konuşlandırdığımız ponza taşı yahut topuk törpüsü ile ayaklarımızı ovma işlemine başlıyoruz. burada amaç topuklarda ve bazen başparmakların altındaki sert deriyi yumuşatmak. ama insan kendisini kaptırıp ayağının derisini yüzebiliyor. o yüzden dikkatli olun canlarım.


neyse, ayaklarımızı yine bu suyun içinde duruluyoruz. sonra tahta çubuklarla yahut metal törpünün arkasıyla tırnak dibindeki derileri geri itiyor, sonra bunları tırnak makasıyla kesiyoruz. bu işlem zordur. ayda bir kere filan yapmak kafidir. insan eğilemiyor yeterince. anneden kardeşten sevgiliden yardım almak iyi bir fikir olabilir ama genelde yardım etmiyorlar. neyse, tırnak etlerini kestikten sonra, tırnakları da kesiyor ve uçlarını törpülüyoruz. sonra ayağımıza havlu terliğimizi geçirip diğer ayağa aynı işlemleri uyguluyoruz. bu ayağımıza da havlu terliği geçirdikten sonraa, en güzel yere geliyoruz.

artık kurumuş ve kendisini iyice salmış olan ayağımıza, ayak kremi ile masaj yapıyoruz. insan kendi ayağına masaj yapmakta biraz zorlanıyor, ama alıştıkça daha iyiye gidiyor. mayışana kadar, kremi iyice yedirerek ayağımıza masaj yapıyoruz. sonra kremli ayağımızı bir yere sürtmemek için yine havlu terliği giyiyoruz. sonra, aynı işlemi diğer ayağa yapıyoruz.


eğer bacaklarımız ve ayaklarımız gerçekten yorgunsa, şişmişse, bacaklarımıza da bacak kremi, yahut uygun bir kremle masaj yapabiliriz. hatta yapalım. çok süper oluyor. sonra, leğeni dökmeden banyoya götürüyor, içindeki misketleri topluyor ve suyu klozete döküyoruz. bu aşama çok önemli çünkü o mayışma evresiyle insan unutuyor.

leğendeki suyu döktükten sonra misketleri ve ellerimizi yıkamayı unutmuyoruz. hatta mümkünse tırnaklarımızı da bi fırçayla fırçalayalım ki iyice hijyenik olsun. sonra hatta krem de sürelim pambıklaşsın.

bu iş de bittikten sonra, yatağa uzanıp bacaklarımızı havaya dikiyoruz ve rahatlığın ferahlığın keyfini çıkarıyoruz sevgili sözlükçüler. bir zipirinsanla ilim irfan öğreniyorum... yok bu olmadı... bir zipirinsanla güzellik bilgisi entry'sinin daha sonuna geldik. esen kalın efenim.