Kendimizi Olası Bir Cinsel Tacizden Nasıl Koruruz?
Cinsel taciz maalesef günümüzün bir gerçeği. Bu gerçekle mücadele konusunda yapabileceğimiz bazı şeyler var.
Kendimizi Olası Bir Cinsel Tacizden Nasıl Koruruz?
iStock


taciz olabileceğini düşünüp hissettiğiniz her söz, davranış, bakış vs de açık, net ve uygun sertlikle karşılık verin

eğer paranoyak ya da mal değilse, kişi zaten bir şekilde hissediyor bunu. özellikle yazılı iletişimin olduğu durumlarda, tacizciler daha cesurdur. siz de onlardan daha cesur olun. söylemesi kolay biliyorum ama o puştlara papuç bırakılmaz. zira uygun karşılık verilmezse eğer, çok tatlısın lafı bir süre sonra "memelerini emmek ne güzel olurdu yavruaaam" şekline dönüşebilir. hemen yaşadığım bir örneği vereyim;

eski şirketimde bir amca vardı çalışan, yaşı 70 civarında, 65 üstü en az. şirketteki lakabı "dede" idi zaten. herkesin çok sevdiği tonton amca imajı vardı. ama puştun birisiydi. anlatsam kimse inanmazdı ama, 18 yaşındaki eski asistanıma iltifatlarla başlayan yazışma ve e postaları, seni seviyorum'a dönüşmüş ardından da tacize dönüşmüştü. gerçi baştan beri tacizdi hafif de olsa. herifi teknik takibe alınca öğrendim o tonton amca imajının altında yatan puştluğunu. cevap veremeyecek, karşı çıkamayacak olduğuna inandığı kişilere yapıyordu bunu. genelde yaşı küçük, çekingen tipli ve ürkek yapısı olanlara örneğin. yeni evlenen bir başka çalışana "masum" 1-2 iltifatta bulunmuştu. ben de kızı uyardım. o konduramadı tabii. ama biz erkeklerin ne kadar adi varlıklar olduğunu bilmiyordu elbette. kısa süre sonra, sendrom haklısın sanırım dedi. ve bir kaç gün sonra da adamın msn messenger üzerinden mesaj attığını söyledi. (o dönemde şirket içi dosya paylaşımı ve konuşmalar için msn kullanıyorduk) hemen gidip baktım. okudum;

"seni görünce iyileşmemek mümkün mü, çok tatlısın canım. bebeğim" türünden bir şey yazmıştı ve devam ediyordu. kıza kalk dedim bilgisayar başından, nolur bir şey yapma çok utanırım dedi. sen kalk dedim. ve aşağıdakine benzer bir şey yazdım. "teşekkür ederim ancak bebeğin, canım çok güzelsin gibi sözleri ancak eşim söyler bana. bir de babam söyleyebilir. siz de babam yerinde olsanız da bu tür sözleri duymamış sayıyorum" tam bu değil ama buna benzer bir şeydi. yeterli sertlikte ve mesafede bir yanıt yazmıştım.

herif 1 hafta boyunca utancından öğlenleri yemeğe gelemedi, herkes yedikten sonra gelebildi ancak, yüzüne bakamadı kızın. işte önceden de gereken sertlikte yanıtlar almış olsa cesaret edemezdi. bu onu durdurmuştur demiyorum, ama en azından bir süre aklında yer etmiştir ve başkasına yapmaya cesaret edememiştir.

bir diğer nokta ise ilişkileri özel bir durum olmadıkça mevcut haliyle sınırlandırın. bu ne demek?

kişi iş arkadaşınız, amiriniz vs ise ilişkiyi iş ilişkisiyle sınırlandırmak gerekir. öğrenciyseniz ve okul arkadaşınız ise özel bir samimiyetiniz yoksa bu ilişkileri okul üzerine sınırlandırmak gerekir. örneğin, birlikte çalıştığınız x kişisi iş dışı konularda öneli bir şey değilse facebook üzerinden mesai saati dışında konuşmasın. izin vermeyin. masum bir hatır sormayı kastetmiyorum elbette. ama gece 11'de mesaj atıp muhabbet kurmaya kalkarsa mesafeli yaklaşmak iyidir.

elbette ki sizin kişiyle samimi olma isteğiniz varsa durum değişir. ama böyle bir isteğiniz yoksa mesafe iyidir. örneğin, şirket hattınız var ve kişi sizden özel numaranızı da istedi. vermeyin gerek yok. gerekliyse zaten bunu siz bilir ve verirsiniz. kısacası iletişim konusunda ipler ve izinler her daim sizde olsun.

fiziksel görüşme durumlarında, karşınızdakine güçlü, otoriter ve yalnız olmadığınızı belirten bir imaj bırakın

telefon kullanılabilinir bu durumda. örneğin, tanımadığınız birisiyle mecburen yalnız kalacağınız bir durum oldu. ve kişi size güven vermedi. örnek: eski kız arkadaşım fotoğraf çektirmek için fotoğrafçıya gitmiş. adamın halini tavrını anlamış korkmuş biraz. ve çekim odasında yalnız kalmışlar. adam tacize yeltenmiş. bakın ne kadar sıradan bir vesikalık çekimi durumu söz konusu oysa. kız da çekingen ürkek birisi.

bu durumda karşıya bi imaj vermek gerekir. misal telefonla, "babacım şimdi fotoğraf çekimi için giriyorum, sen nerden alacaksın beni? işim 10 dakika ancak sürer ya xxx adlı fotoğrafçıdayım" gibi bir konuşma yapmak herifin cesaretini kıracaktır. bu tür durumlarda, fotoğrafçıdan, taksiciden, minübüs şöföründen, terziden vb kıllandıysanız, hemen güvendiğiniz birisini arayın. o akıl verebilir, şimdi şunları söyle falan diyebilir. ya da konuşur taklidi yapabilirsiniz.

yalnız yaşıyorsanız ya da o an evde yalnızsanız, uygun olmayan bir saatte kapı çaldı diyelim, ya da uygun saat de olabilir fark etmez ve geleni tanımıyorsunuz

sanki evde başkası varmış gibi, "ben bakarım ahmetcim, sen kalkma hiç" diye bağırabilirsiniz. evde başkası olduğu imajını vermek işe yarayacaktır.

bu sadece kapı çalması için geçerli değil, mahalle bakkalıyla konuşurken de yalnız olduğunuzu hissettirmemek iyidir. ya da facebook üzerinden sohbet ederken falan.

bunun bir diğer iyi yanı, sizin okulda/mesaide olduğunuz saatlerde evin boş olduğunun bilinip hırsızlık amacıyla girilmesini engeller. çünkü hırsızlar yalnızca kendileri iş yapmaz, iş alırlar. misal kahvedeki xxx kişisi, abi şu ev şu saatlerde boş ben kesin öğrendim, evde 2 laptop ve şunlar bunlar da olabilir diyerek hırsıza iş verir. hırsız da girer soyar ve iş verene komisyon verir.

otobüs, bar vb gibi kalabalık mekanlarda taciz şüpheniz oluşunca rahatsızlığınızı yüksek sesle dile getirin

gidip adama bağırın demiyorum ama, yüksek sesle "off çok kalabalık ya sıkış tepniş ne bu, pardon ben şuraya geçebilir miyim" demek tacizciye "bundan iş çıkmaz abi, bağırır mağırır, ben başka birini bulayım" diye düşündürür.

temas falan gerçekleştiyse herifin ağzına yüzüne dalmak elbette ki en iyisi ancak, çekingenlikten dolayı bunu yapamayan kişiler yukarıda söylediğim gibi farklı bahaneler bulabilir.

hemcinsiniz dahi olsa gerçek anlamda güvenmediğiniz birisinin evinde, özel mekanında bulunmayın

kimsenin niyeti belli olmaz. mecbur kalırsanız yukarıdaki gibi hayali telefon konuşması vb gibi şeylerle karşıya bir imaj verin. öte yandan eve gitmek gibi durumlarda mecburiyet olunca hayalisini bırak, gerçekten birisiyle konuşup yerinizi bildirin.

hemcinsiniz olması bir şey değiştirmez. hem kendisi kötü niyetli olabilir, kendisi öyle olmasa da atıyorum kocası, abisi, bilmemnesi sapıktır başınıza iş açar. masum bir çay içme bir kaç uyku hapıyla birlikte kabusa dönüşebilir (evet tatsız ve kokusuz olanlar var).

hemen yaşadığım bir örnek. yine eski bir sevgilim kendisi gibi öğrenci olan bi arkadaşıyla yeni tanıştığı bilmemne teyzenin evine gitmişlerdi. teyzeye yardım ettik bulaşık yıkadım, o da yemek hazırladı falan diyordu.

ancak, ah yavruum siz öğrencisiniz gelin yemek yiyelim diyen o tatlı teyzenin asıl amacı benim kızı yeğenine yapmakmış hehe. önce yeğenle tanıştırmış sonra telefonunu vermiş kızdan izin almadan, herif bir kaç kere aramış rahatsız etmiş. oysaki teyzeye nişanlı olduğunu söylemişti. ben olayı çook sonra öğrendim. bana da kızarsın adamı da gidip öldürürsün diye söyleyemedim dediydi. 

dip not: ben daha ilk tanışmada uyarmıştım, tanımıyorsunuz evine falan gitmeyin, teyze meyze deme kimsenin niyeti belli olmaz diye.

özellikle alkollü durumlarda, ya da kafanın iyi olduğu durumlarda dikkatli olun. kimseye güvenmeyin

kocanızın arkadaşı da olsa, kankanızın sevgilisi de olsa, en yakın arkadaşınızın bir erkek arkadaşı da olsa dikkat etmek lazımdır. bu sözlerim erkekler için de geçerli. yakın arkadaşınız da olsa dikkat edin. hemen yaşadığım 2 örnek;

1) çok yakın bir kız arkadaşım vardı, gece takılmışlar falan içmişler. kocası ve onun arkadaşı mert ile eve gelmişler. ben klasik felaket tellalı modunda, ya niye size geldi ki kendi evine gitmedi ne gerek var falan demiştim. sık sık üçü takılıyordu. yuh saçmalama falan dedi bana.

sonra bu kız kocasıyla ayrıldı (henüz boşanmamıştı ama). ayrıldıktan kısa süre sonra bu mert denilen eleman önce ufaktan samimiyete devam etmeye başladı, ardından da ben sana aşığım diye itiraf etti kıza. haftalarca red yanıtı almasına rağmen, aşkından bahsetti, sevgili olalım dedi. kız da bana "yine haklı çıktın" demişti.

2) en az 7 yıldır tanıdığım bayağı yakın arkadaşım vardı. öğrencilikte sürekli beraberdik falan. hiç bir anormal davranışı da olmamıştı şüphe uyandıracak. bir gece bizde kaldığında bilgisayarın olduğu odada uyudu. gece bilgisayarda ilk arattığı şey karımın resimleri idi. tabii her şeyin kayıt altına alındığını bilmiyordu hehe.

kısaca paranoyak olmayın ama kimseye de kolay kolay güvenmeyin.

özetle, şüpheli bir durum varsa, şüphe yok ama yalnızca hissettiyseniz dahi. önceden araya set çekmek, karşının cesaretini kırmak iyidir

yabancı kişilerle olan durumlarda da güçlü imaj çizmek ve anlattığım gibi telefon , yüksek sesle konuşma vb türü şeylerle önlem almak iyidir. unutmayın onlar bir avcı gibi tüm gün uygun zaman ve kişi kollarlar. siz de av olmadığınızı gösterin. "yok abi bu kız sakat bulaşmayım" diye düşünsünler.

yakın kişilerde de söylediğim gibi kolay kolay güvenmemek lazım. kaba ve öküz olunmalı demiyorum ama samimi ve tedbirli olmak yeğdir.

Sözlük Yazarının Hayatından Örneklerle: Türkiye'de Kadınların Maruz Kaldığı Tacizler Silsilesi