Kilo Vermeye Bir Türlü Başlayamayanları Spor Salonlarına Koşturacak Güçte Belgeseller
Kilo vermek isteyip de bir türlü gerekli gazı alamayanlar için her biri muhteşem beş belgeseli sizinle paylaşıyoruz.


1) fed up (2014)

nasıl bir çarkın içinde hapsolduğumuzu pata pata yüzümüze vuran belgeseldir.
sırf kendi bedenimize, organlarımıza olan saygımızdan dolayı, rafine paketli maketli ürünlerden olabildiğince uzak durmamız gerekiyor. başımıza ne geliyorsa insülin denen zımbırtıdan geliyor. en çok ayvayı yiyen organımız da pankreas. güzel bir belgesel, tüm dünya vatandaşlarına tavsiye ederim.

2) that sugar film (2014)

çok bilgilendirici ve eğlenceli belgesel. şeker ve zararları ile ilgili farkındalığınızı artıyor. taş gibi yakışıklı ve sağlıklıbi abimiz deney icin günlük aldığı kalori miktarını değiştirmeden diyetine günlük 40 çay kasığı şeker ekliyor. ve sağlığının kısa sürede bundan nasıl etkilendiğini, şekerin her türlüsünün nasıl zararlı olduğunu ve bağımlılık oluşturduğunu görüyoruz. bu 40 kaşık şekeri de oturup kaşık kaşık yiyerek almıyor. bizim her gün aldığımız hatta sağlıklı, zararsız sandığımız birkaç gıda ürünüyle rahatlıkla almış oluyor.

3) food, inc. (2008)

fast food'un öldürücülüğü, yediğimiz et ürünlerinde kullanılan hayvanların bize geliş yolunda çektiği acılar ve yetiştirilme koşulları, beslemedeki hataların hastalıklara yol açışı hakkında fikir sahibi olmayı sağlayan kan dondurucu belgesel. belgesel; hayvan yetiştiriciliğinin çiftçilerin elinden fabrikalara geçişi, bunun sonucunda önce hayvanların çektiği acılar, sonrasında bizim sağlığımıza verdiği zararları çarpıcı şekilde anlatmış.

sonunda fikir sahibi damaklar ve slow food türkiye adına konuşma yapan defne koryürek'in söyleşisi de oldukça bilgilendiriciydi.

4) fat sick & nearly dead (2011)

herkesin kendi sağlık koşulları, bünyesi ve fazla kilosu doğrultusunda belki bir hafta boyunca uygulayabileceği, ancak sürenin arttırılması istendiğinde mutlaka doktor kontrolünde uygulanması gerektiğini düşündüğüm, tabiri caizse radikal bir diyet yöntemini içeren belgesel. sadece taze sıkılmış sebze ve meyve suyu ile bir süre reboot diyeti yaparak, vücudu işlenmiş gıdalardan veya kötü kolestrolden arındırmayı amaçlar, kısa sürede kilo verdirerek de güçlü bir motivasyon sağlar. beni en çok düşündüren, vücudun lif ihtiyacının ne kadarını karşıladığı oldu. belgeselin güzel tarafı ise bu orucu uygulayanların uzun vadede beslenme ve yaşam alışkanlıklarını kalıcı bir şekilde değiştirmeyi başarıp, ulaştıkları kiloları koruyabilmeleri oldu.

5) super size me (2004)

insanların sağlıksız beslenerek kendilerini öldürmeyi başarabileceklerini, amerikan ve diğer fast food zincirlerinin aynı sigara şirketleri gibi milyarlarca dolar kazanmak için insanları yavaş yavaş öldürdüklerini ve en kötüsü ufacık çocukların beyinlerinin bu tarz besinler tüketmeleri için yıkandığını gösteren belgesel. benim bebeğim asla mc donalds'da yaşgünü kutlamayacak.

Listeyi Sözlük yazarı "caruhe"nin entry'sinden yararlanarak oluşturduk.