Kırmızı Başlıklı Kız Masalının Orijinal Hikayesi
Bazı meşhur masalların günümüzdeki kitaplara ve filmlere yansımasıyla, orijinalleri arasında dağlar kadar fark var. Çoğu masal, çocuklar daha iyi sindirebilsin diye zaman içinde biraz yumuşatılmış. Onlardan biri de Kırmızı Başlıklı Kız.
Kırmızı Başlıklı Kız Masalının Orijinal Hikayesi
iStock.com / Geribody

bir gün bir köyde herkes tarafından çok sevilen, ninesi tarafından da neredeyse tapılan bir kız varmış. bu kız sürekli ninesinin kendisine hediye ettiği kırmızı bir başlığı giydiği için herkes onu "kırmızı başlıklı kız" olarak çağırıyormuş. bir gün kırmızı başlıklı kızın ninesi çok hastalanmış ve annesi kıza "al bu şişe şarabı ve pastayı ninene götür, onun hastalığına iyi gelecektir" demiş. annesi yola çıkmak üzerine olan kıza ayrıca tembihte bulunmuş "çok yavaş gitme yoksa şarap ve pasta ısınır ve yenilemez hale gelir, çok hızlı da gitme yoksa götüreceğin yükü düşürürsün, ayrıca ninenin odasına girer girmez ilk olarak günaydın demeyi unutma" demiş.

bundan sonra kırmızı başlıklı kız yola koyulmuş. ninenin evi yürümeyle yarım saat mesafedeymiş ve kırmızı başlıklı kızın elindekileri düşürmeden kısa sürede gidip gelmesi gerekiyormuş. kızımız ormanda yoluna devam ederken karşısına bir kurt çıkmış. o güne kadar hiç kurt görmemiş olan kız bunun tehlikeli bir hayvan olduğunu bilmediği için hiç korku sergilememiş. kurt kırmızı başlıklı kıza "günaydın" deyince iyice rahatlayan kız "teşekkürler, çok naziksiniz" demiş. kurt "sabahın bu saatinde nereye gittiğinizi sorabilir miyim" deyince kız hasta ninesine yiyecek ve içecek götürdüğünü söylemiş. kurt kızın ninesinin nerede yaşadığını söyleyince kız neredeyse açık adres vermiş: "şu yönde 15 dakika mesafe ilerleyince karşına 3 tane meşe ağacı çıkacak, o ağaçları geçince kestane rengi çalılıkların kenarında ninemin evini göreceksin" demiş.

kurt da "ninesini yerim de asıl kız genç ve taze olduğu için tadı daha güzel olacaktır. en iyisi ikisini de yemenin bir yolunu bulmalıyım" diye düşünüp kıza yaklaşmış. daha sonra kıza dönüp "bu ormandaki güzel çiçeklere ve sürekli şiir gibi sakıyan kuşlara hiç dikkat etmeden yürüyorsun. okula gider gibi acele acele gideceğine biraz ormanın tadını çıkartsana" demiş.

kırmızı başlıklı kız şöyle bir etrafına bakınca güneşin ormandaki yansımalarını, çiçekleri, kuşları ve bitkileri görünce sanki bunları ömründe ilk kez keşfetmiş gibi doğaya aşık olmuş. "burada biraz takılsam, biraz da ninem için çiçek toplasam çok geç kalmam herhalde. henüz sabahın erken saatleri ve ninemin evine fazla mesafe kalmadı" diye düşünüp çiçekleri koklamaya, ormanın tadını çıkartmaya başlamış. kurt da hızla olay yerinden uzaklamış ve ninenin evine doğru yol almaya başlamış.

kurt ninenin evine ulaşıp kırmızı başlıklı kızın taklidini yaparak "sana annemin söz verdiği şarap ve pastayı getirdim" deyince nine kurdu eve kabul etmiş. kurt eve girer girmez tek kelime etmeden kırmızı başlıklı kızın ninesini mideye indirmiş ve sonra onun kıyafetlerini giyip yatağa uzanmış. kırmızı başlıklı kız da ormanda epeyce vakit kaybetmiş ve saatler sonra ninesini hatırlayınca yola koyulmuş. ninenin evine gelince kapının açık olduğunu gören kız biraz tereddüt ederek de olsa "günaydın" diyerek içeri girmiş.

içerde ninesini hiç beklemediği gibi gören kız kurda dönerek "nineciğim gözlerin ne kadar da büyük" demiş. nine de "seni daha iyi görebilmek için" demiş. kız "kulakların ne kadar büyük" deyince "seni daha iyi duyabilmek için" demiş. "ellerin ne kadar da büyük" deyince "seni daha iyi kavrayabilmek için" demiş. en son kız "ağzın da çok büyük" deyince "seni daha iyi yutabilmek için" demiş ve bir lokmada kızı da midesine indirmiş.

kurt karnını doyurunca ninenin yatağında uykuya dalmış ve gürültülü bir şekilde horlamaya başlamış. o sırada avdan dönen avcılar ninenin kapısının açık olduğunu ve yeri göğü inleten horlama sesini duyunca "yaşlı bir kadının bu kadar gürültülü horlaması normal değil" deyip eve girmişler. avcılardan biri içerde kurdu görünce "uzun zamandır seni arıyordum, sonunda elime düştün" demiş. tam kurdu öldürecekken hayvanın midesinin şişkin olduğunu görmüş ve içerde insanların olabileceğini anlamış.

avcı kurdun karnını yavaş yavaş kesmeye başlamış. önce kırmızı başlıklı kız, sonra da ninesi kurdun midesinden çıkmış. kurt hala canlıymış ve kırmızı başlıklı kız dışarı çıkıp toplayabildiği kadar taş toplamış ve kurdun midesini bu taşlarla doldurmuş. uykudan uyanan kurt midesinin taşlarla dolu olmasından dolayı ölmüş (böylece hikayenin daha meşhur versiyonundakinin aksine kurdu öldüren avcı değil kızın kendisi olmuş).

kurdun midesinden canlı halde çıkan nine kırmızı başlıklı kızın getirdiği şarabı içip pastayı yemiş ve bir anda iyileşmiş. kırmızı başlıklı kız da ninesine bir daha ormanda tanımadığı kimseyle konuşmayacağını ve ormanda boş boş takılmayacağı sözünü vermiş. avcı da kurdun derisini yüzüp satmak için yanında götürmüş (normalde hikayenin bilinen versiyonu burada bitiyor ama orijinal versiyonu devam ediyor).

birkaç gün sonra kırmızı başlıklı kızın ninesi yine hastalanmış ve annesi yine kırmızı başlıklı kızla beraber şarap ve pasta yollamış. yola çıkan kırmızı başlıklı kız ormanda bir başka kurda denk gelmiş. kurt kırmızı başlıklı kıza nereye gittiğini ve ne yaptığını sorunca kız hiç cevap vermeden yola devam etmiş. ninesinin yanına gelen kız eve girince "nineciğim, yolda bir başka kurt gördüm ve benimle konuşmaya çalıştı ama hiç cevap vermeden buraya doğru kostüm" demiş. ninesi de "kapıyı kapatıp güzelce kilitleyelim ki kurt eve gelemesin" demiş.

bir süre sonra kapı çalınmış ve kurt kırmızı başlıklı kızın sesini taklit ederek kapının arkasından "nineciğim kapıyı aç, sana şarap ve pasta getirdim" demiş. kurt da kırmızı başlıklı kızın kendisinden önce eve vardığını anlamış ve evin çatısına çıkıp beklemeye başlamış. kırmızı başlıklı kız evden ayrılır ayrılmaz çatıdan üzerine atlayıp önce onu sonra ninesini yiyecekmiş. kırmızı başlıklı kızın ninesi çatıdaki ayak seslerini duymuş ve kurdun orada olduğunu anlamış. torununa "dün içinde sosis pişirdiğim bir kova suyu getir de dışarı atalım" demiş. kırmızı başlıklı kız şu dolu kovayı dışarı doğru taşırken bunun kokusunu alan kürt kovanın sosisle dolu olduğunu düşünüp kafasını uzatmış ve çatıdan düşmüş. çatıdan düşen kurt tam da içinde sosis pişirilen kovanın içine düşmüş ve kaynar suyun içinde yanarak can vermiş. kurt ölünce evden çıkan kırmızı başlıklı kız aksam karanlığına aldırmadan da mutlu mutlu eve dönmüş.

DAHA FAZLA İÇERİK