Korkusuz Korkak'ın Baş Karakteri Mülayim, Aslında Modern Bir Pinokyo Yorumu mu?
Kemal Sunal'ın Natuk Baytan ekolünden olan filmlerinden Korkusuz Korkak, geçim sıkıntısı çeken baş karakteri Mülayim'in 6 ay ömrü kaldığını öğrenmesiyle gelişen bir filmdi. Sözlük yazarı "kaedeoky", Mülayim'in modern bir pinokyo olduğuna dair bir teori geliştirmiş.


geçen gün fark ettiğim gerçektir korkusuz korkak'ın modern pinokyo olması

senarist dikkat etmiş midir, natuk baytan bilerek mi karakterize etmiştir bilemem ama korkusuz korkak filminde alt metin olarak bir pinokyo hikayesi vardır. şöyle ki: mülayim sert tıpkı jekyll ve hyde ikirciliğine sahip karakterdedir. gerçek bir insan/erkek olamamış, toplumun ona dayattığı yükümlülüklerin altında sinmiş bir durumdadır. pinokyo hikayesinde pinokyo, insan olmak için okuluna gitmeli, babasını, peri annesini memnun ermeli. mülayim de benzer şekilde önce müdürünü sonra patronunu memnun etmeli. 


mülayim iş yerine giderken sürekli onu yolundan çeviren ona engel olan bir çevreye sahiptir. mülayim işe geç kaldım 7.30 treni şimdi geçti dediği yerde ona engel olmak isteyen, yalanlarını severek dinleyen bir çoğunluk vardır. bu durumun aynısı pinokyo masalında vardır. mülayim'in mesela yani'sini hevesle dinleyen, her zaman bu numaraya düşen bir çevresi vardır. mülayim'in yalanları onu modern bir pinokyo yapar. ipleri başkasının elinde, baskıcı bir toplum tarafından çevrelenmiş durumdadır. merhaba canım diye selam verdiği adamı aslında hiç sevmediğini öğreniriz ama ev sahibesi, iş arkadaşları onu hor görür.

karakterleri analiz ettiğimizde benzerliği daha da iyi görürüz

kör hamza ve topal hüsnü, pinokyo'daki topal ve kör dolandırıcı dilencilerin aynısıdır ve mülayim'i de kör hamza dolandırır.


baba karakteri olarak gepetto, korkusuz korkak'ta doktordur

hatta oğluna benzetir doktor mülayim'i. ve mülayim'e özgürlüğünü, gerçek insan olma imkanını verir. mülayim için öleceğini öğrendiği an çok önemlidir. gerçek insan olması her şeyi kaybedeceği noktada gerçekleşir. kendisini kullanan insanlara aldırış etmez. patrona müdüre kafa tutar ve saygınlığı da artar. gerçek insanlığı da bu noktadan sonra deneyimler. ölmeyeceğini öğrendiği noktada ise yine kukla olma yolunda ilerler.


mülayim'in patronu ise pinokyo'da sirk işleten devasa adamdır

pinokyo'nun her şeyinden faydalanan bu devasa adam fiziki olarak da mülayim'in patronuna benzer.


peri anne olarak hemşireyi görebiliriz

mülayim'i kurtarmak için çok çabalar, onun yanında hep iyi bir karakter olarak durur.


çekirge ise amorti kazım'dır

mülayim'e değişim için şans verir, onun hayatını değiştiren kilit bir karakterdir. ve tip olarak da benzerler. şapkası, ortaya bir anda çıkması benzerliklerdir.


özetlemek gerekirse

mülayim, gerçek insanlığı öleceği gerçeğini kabullendiği noktada elde eder, ama bunun farkına varamaz. bu olay tıpkı pinokyo'nun aynalarda kendisini insan olarak gördüğü yanılsamasını anımsatır. pinokyo da insan olabilmek adına canını sürekli tehlikeye atar. iki karakter de toplum normlarına uyamadığı noktada silinip gidecek, kukla olmaktan öteye geçemeyeceklerdir.

Bu içerikler de ilginizi çekebilir