Korunaklı Dünyasında Kimselerin Bilmediği Travmaları Olan Bir Adam: Tarkan
Kaç yıllık sanat hayatı boyunca özel hayatına dair bilgileri pek fazla paylaşmadan sadece işini yapan nadir insanlardan Tarkan. Hal böyle olunca onun hayatını sıkıntısız bir hayat olarak görebilirsiniz fakat durum pek öyle değil gibi.
Korunaklı Dünyasında Kimselerin Bilmediği Travmaları Olan Bir Adam: Tarkan


çok değişik bir adam bu tarkan. böyle değişik bir sürü öyküsü var.

anası neşe hanım tarkan'a hamileyken bir trafik kazası geçiriyor. doktorlar annenin yaşamını tehlikeye atamak için çocuğu almak istiyorlar. aynı zaman diliminde babası ali bey rüyasında oğlunun sağlıklı bir şekilde doğduğunu hatta başında parlak bir yıldız olduğunu gördüğü için kürtaja izin vermiyor.

abisi hakan'la alzey de her akşam meydandan geçen at arabasına takılıyorlar. bir gün tarkan binemiyor buna, at arabası da tüm azametiyle üzerinden geçiyor. bu çocuk ölür diyorlar, ölmüyor. meşhur yara izi de bu olaydan kalma.

biraz büyüdüğünde, hala almanya'dayken abisi ile evden kaçıp 3 gün sokaklarda kalıyorlar. eve döndüklerinde eşşşşek sudan gelinceye kadar dayak yiyor babasından. zaten rahmetli ali bey'in şiddet vakaları pek ünlü.

almanya'da bir çok kez ırkçılığın çirkin yüzünü görüyor. "pis türkler, siktirin gidin burdan" cümlesi, "müsaitseniz annemler size gelecek" kadar normal bir cümle onun için.

babasına kalp rahatsızlığı teşhisi konunca sakin bir hayat yaşamak umuduyla türkiye'ye dönüş kararı alıyorlar. ailenin çocukları bu duruma pek sevinmiyor. tası tarağı toplayıp izmit'e yerleşiyorlar. babası market açıyor, kısa süre sonra batıyor. tarkan harçlığını çıkarmak için çınarcık gazinolarında sahneye çıkmaya başlıyor. bu arada izmitli lokman abimin söylediğine göre o zamanlarki lakabı "kız tarkan" imiş. adamın halet-i ruhiyesini taa o zamandan tahrip etmişler. küpe takıyor diye üstüne yürümüşler, lisede zorla saçını kazımışlar, almancı aksanı ile dalga geçmişler, milletin uzaktan tek gözle bakmak için devlete dilekçe verdiği kızlarla çatır çutur geziyor diye dövüp denize atmışlar.

haa bu arada rivayet o ki izzet çapa tarkan'ı taaa o çınarcık günlerinden tanıyor. eee ne olmuş denebilir fakat bu izzet çapa'yı tanıyanlar için yeterli bir referans bence.

fransa'da kaldığı dönemlerde çok ciddi bir trafik kazası daha atlatıyor. basından saklıyorlar. bir sürü yeri kırılıyor, yoğun bakımda kalıyor. göğsünde ve sırtında bu kazanın izlerini taşıyor.

karma zamanı konsere giderken çok ciddi bir trafik kazası daha yaşıyor. otobanın ortasında kalıyorlar. mucize eseri herhangi bir facia yaşanmıyor.

bir aralar rüyasında ne görse çıktığına inandığı için, düşeceğini gördüğü bir uçak yüzünden bilerek uçağı kaçırıyor. söz konusu uçak hidrolik arızası nedeniyle kalkıştan yarım saat sonra geri dönüyor.

bir gün ismini veremeyeceğim bir ahbabına, çünkü verirsem ayıp olur, "buradan atlasam ölür müyüm?" diye soruyor. söz konusu günler, askerlik nedeniyle ülkeye dönemediği, uykusuzluk ve panikten gözünün ferinin kaçtığı dönemler. bunlar endişelenip doktor seanslarına başlatıyorlar tarkan'ı. kendisi ile ilgili bir sürü "dad issue" gerçeğini ilk defa o seanslarda keşfediyor.

falan filan.

velhasıl korunaklı dünyasında birçok travması olan bir adam tarkan. aile içi şiddet var, göçmenlik var, ekonomik sıkıntı var, kültürel uyum sorunu var... bi de kendini bildi bileli cinselliğiyle kafayı bozmuş bir dış dünya gerçeği var. o yüzden kendisinin herşeye rağmen iyi idare ettiğini düşünüyorum. güzel insan vesselâm.

Eğitim İçin Yurt Dışına Gideceklerin Kültür Şoku Yaşamaması Adına Bilmesi Gerekenler