Küçük Prens Kitabından İnsanın Bakış Açısını Uçurup Bambaşka Bir Noktaya Çıkaran Alıntılar
Her okunduğunda yeni bir dünyanın kapısını aralayan Küçük Prens'ten öğrenilecek çok şey var.
Küçük Prens Kitabından İnsanın Bakış Açısını Uçurup Bambaşka Bir Noktaya Çıkaran Alıntılar
Küçük Prens


"yetişkin insanlar rakamları pek severler...onlara yeni bir dosttan söz etseniz asla öze değin bir şey sormazlar. hiçbir zaman şöyle demezler: 'ses tonu nasıl?', 'hangi oyunları sever?', 'kelebek koleksiyonu yapar mı?'. hep şöyle sorarlar: 'kaç yaşında?', 'kaç kardeşi var?', 'kaç kilo?'. onu ancak bu sorularla tanıyacaklarına inanırlar... yetişkinlere 'pembe tuğladan bir ev gördüm, pencerelerinde sardunya çiçekleri, çatısında güvercinler vardı' deseniz, o evi bir türlü hayal edemezler!.. fakat 'yüz bin franklık bir ev gördüm!' derseniz, 'ay ne güzel ev!' diye çığlık atarlar..."

"birinin sizi evcilleştirmesine izin verirseniz gözyaşlarını da hesaba katmalısınız."

Küçük Prens

"günün birinde üzüntün geçince (üzüntüler günün birinde mutlaka geçer), beni tanımış olduğuna sevineceksin. hep dostum kalacaksın benim. benimle gülmek isteyeceksin. bazen, aklına esip pencereni açacaksın...dostların senin gökyüzüne bakıp güldüğünü görünce hayretler içinde kalacaklar. o zaman sen de onlara, yıldızlar beni hep güldürür, diyeceksin. aklını kaçırdığını sanacaklar. ben de sana iyi bir oyun oynamış olacağım..."

tilki, 'yani' dedi, 'örneğin sen benim için hâlâ yüz bin öteki çocuk gibi herhangi bir çocuksun. benim için gerekli de değilsin. senin için de aynı şey. ben de senin için yüz bin öteki tilkiden hiç farkı olmayan herhangi bir tilkiyim. ama beni evcilleştirirsen, birbirimiz için gerekli oluruz o zaman. benim için sen dünyadaki herkesten farklı birisi olursun. ben de senin için eşsiz benzersiz olurum...'

'bütün tavuklar birbirine benziyor, bütün insanlar da... bu yüzden çok sıkılıyorum. ama beni evcilleştirirsen yaşamıma güneş doğmuş gibi olacak. duyduğum bir ayak sesinin ötekilerden farklı olduğunu bileceğim. öteki ayak sesleri beni köşe bucak kaçırırken, seninkiler tıpkı bir müzik sesi gibi beni çağıracak, sığınağımdan çıkaracak.'

'tilki uzun bir süre küçük prense baktı. sonra da, 'lütfen... evcilleştir beni!' dedi.
'çok isterim," dedi küçük prens, 'ama burada çok kalamayacağım. bulmam gereken yeni dostlar ve anlamam gereken çok şey var.'

'böylelikle küçük prens tilkiyi evcilleştirdi. ve ayrılma vakti geldiğinde 'ah! sanırım ağlayacağım' dedi tilki. 

'bu senin hatan' dedi küçük prens. 'ben sana zarar vermek istemedim. seni evcilleştirmemi sen istedin.'

'hoşçakal' dedi tilki. 'işte sana bir sır, çok basit bir şey: insan yalnız yüreğiyle doğruyu görebilir. asıl görülmesi gerekeni gözler göremez.'

"insan binlerce, milyonlarca yıldızın birinde yaşayan eşsiz bir tek çiçeği seviyorsa, yıldızlara bakmakla bile mutlu olur. 'çiçeğim oralarda bir yerdedir.' der."

"yıldızların birinde ben yaşıyor olacağım. ben gülüyor olacağım bir tanesinde. ve geceleyin gökyüzüne baktığında bütün yıldızlar gülüyor gibi olacak... yalnızca senin yıldızların olacak. "

Küçük Prens

"insanlar nerede? diye sessizliği bozdu sonunda küçük prens. çölde insan yalnız hissediyor kendini.... insanların arasında da yalnızdır insan, dedi yılan."

"bazılarının yüreğe iyi gelen bir yanı vardı, armağan gibiydiler."

"çiçekler narindirler, saftırlar. tek yaptıkları kendilerine güvenmeye çalışmak. dikenleri olunca, korkunç göründüklerini sanıyorlar..."

Küçük Prens

"şu büyüklere her şeyi açıklamak gerekir zaten."

"kederliydim, ama onlara 'yorgunluktan...' diyordum..."