Kullananları Adeta Birer Zombiye Çeviren Korkunç Uyuşturucu: Flakka
Son dönemde çeşitli haber sitelerinde ve Youtube'da zombi gibi davranan insanlar görüyoruz. Bunun sebebi piyasaya yeni yeni giren bir uyuşturucu: Flakka.
Kullananları Adeta Birer Zombiye Çeviren Korkunç Uyuşturucu: Flakka


flakka nedir?

flakka, amfetamin gibi uyarıcılara benzer fiziksel ve psikolojik etkileri olan, resmi adı "sentenik katinon" olarak geçen, halk arasında banyo tuzu ya da molly olarak tanınan öforik uyarıcıların yeni nesil bir versiyonudur. (bu arada molly diye bilinen bütün uyarıcılar banyo tuzu içermez, methylenedioxymethamphetamin içeren her türlü uyuşturucuya gençler arasında "molly" denebiliyor.)

ilk neslin başlıca bileşenleri metilon ve mefedron olan bu uyarıcılara, alpha-pvp (gravel) ve metamfetamin ve / veya klonazepam katkılı yeni bir nesil de katıldı. (a-mdpv, g-mdpv) işte buna da genellikle flakka / flocka deniyor. "bath salths" olarak bilinen ilk nesle göre çok daha güçlü bir etkisi var. gravel ismini almasının sebebinin de most extreme awesomeness vurgusundan kaynaklandığını düşünüyorum.


etkisi ne kadar sürer?

etkisi ilk 15 dakika içinde başlıyor, 4-6 saat arası sürüyor. (bilinen en uzun vaka 8 saat sürmüş.)

"tasarım ürünü" şeyler gençler arasında popüler olduğu için "özel tasarım bomba", "kişiye özel cennet", "yeni ve çılgın formül" gibi doğrudan pazarlama yöntemleri ile gençlere pazarlanıyor.

2000'lerin başından beri "bitki besini", "banyo tuzu", "yüzey temizleyici" gibi isimlerle son derece açık şekilde satılan bu bok, henüz 2012'de "geniş spektrumlu olarak" abd'de yasaklandı. fakat bildiğim kadarıyla alpha-pvp hala yasak değil.

(bkz: a-pyrrolidinopentiophenone)


flakka insanı zombiye mi çeviriyor?

medyada öne çıkan ve "zombilik" müessesiyle çizgi filmleştirilen senaryoların çoğunda, bu maddeler başka maddelerle karıştırılarak alınıyor.

"brezilya'daki uyuşturucu kullanıcısı genç yaşlı teyzesinin yüzünü yedi", "florida'daki uyuşturucu bağımlısı arabaya gelişine kafa attı" haberlerini gördüğünüzde, bu sentetikleri kullanır kullanmaz bu tarz etkiler oluşacağını düşünüyorsunuz ama bu doğru değil.

dolayısıyla eşiniz, dostunuz, çocuğunuz bu tarz belirtiler göstermediği için bu maddelere erişimi olmadığını düşünmeyin. (ayrıca bunlara "uyuşturucu" demek bana doğru gelmiyor. psiko-aktif madde, uyarıcı demek daha doğru.)

delirium denen ve nadir olarak görülen bu aşırı güçlü yan etkide kaygı, halüsinasyonlar, disoryantasyon, yüksek vücut ısısı, ağrıya / acıya duyarsızlık ve hiper-saldırganlık görülüyor.

cannibalism / insan eti yeme durumu medyanın flakka'ya (ve diğer sentetik katoninlere) layık gördüğü bir yan etki, ama bilimsel olarak buna sebebiyet verdiği kanıtlanmadı. 


2000'lerin başından beri kokain, mdma ve diğer amfetaminler için uygulanan standart uyuşturucu testleri sentetik katinonlar için ayırt edici bir sonuç vermiyordu. artık özel olarak idrar testi ile tespit ediliyorlar. idrarda ortaya çıkma süresi 48-72 saat arası. uzun vadeli etkileri için henüz bilimsel bir araştırmaya rastlamadım ama benzer maddelerin etkilerini düşündüğümde, böbrek yetmezliğine sebep olabileceğini düşünüyorum.

kullanım yaygınlığı nedir?

elimde türkiye ile ilgili bir istatistik yok, ama ny gece hayatında görülmüş akut vakaların %1.1'i sentetik katinon kaynaklıymış (2015 verisi). genellikle "molly" aldıklarını zannederken aslında bu maddeyi bilinçsiz olarak kullandıkları düşünülüyor. avrupa genelinde genç nüfusun %5'i en az bir kere sentetik katinon kullanmış. 


bağımlılık yaratır mı?

bağımlılık yaratma potansiyeli ile ilgili elimde bilimsel veri yok. böyle bir araştırma da bulamadım. mtv'nin "addicted to molly" programı ve vice'ın bir sokak röportajı var; ama söz konusu molly'nin içeriği nedir belli değil. vice'ın röportajı da genel olarak flakka'dan ziyade ilk nesil banyo tuzlarını refere ediyor gibi duruyor.

türkiye'de yeni nesil sentetik maddeler / uyarıcılar / uyuşturucularla mücadele için ne yapılıyor?

inanmayacaksınız ama, adli tıp kurumu bu konuda son derece titiz bir çalışma yürütüyor. bonzai ne yazık ki bu işin starı oldu; ama diğer psiko-aktif maddeler ve yeni nesil pislikler de devletin gündeminde. (sentetik kannabinoidler, fenetilaminler, triptaminler, piperazinler, halusinojen mantarlar, kratom, salvia divinorum ya da harmine gibi bitkisel karışımlar.)


internet'te gördüğünüz "bitkisel ilaç", "mucize ilaç", "zayıflama ilacı", "kelliğe çare", "iktidarsızlığa son" gibi "güya" sağlık bakanlığı onaylı maddelerin %70'inden fazlası psiko-aktif madde; yani sentetik uyarıcı.

kokusuz, ön tarama testinde çıkmayan ve gümrük memurlarının cahilliğinden faydalanarak ülkeye sokulan bu maddeler, genellikle "bitkisel tedavi ürünü" olarak satılıyor. yani çoluğunuzun çocuğunuzun elinde gördüğünüz "bitkisel besin takviyesi", "sigarayı bıraktırır" vs. gibi ilaçları, kutuları falan öyle hemen benimsemeyin. araştırın. ne içiyor abi çocuğunuz? afedersiniz ama çoğunuzun bir boktan haberi yok. "aaaa, benim yanımda katiyen sigara içemez" diye övünüyorsunuz salak gibi.

bu maddeler “banyo tuzu”, “bitki gübresi”, “koku giderici”, “sadece araştırma içindir”, “insanların tüketimi için değildir”, “tütsü”, “havuz temizleyici” ve benzeri ibareler içeren paketler içerisinde satılıyorlar. maddenin yasa kapsamına alınmasını takiben paket üzerindeki yazılarda değişiklik oluyor, “tüketilmesinden firmamız sorumlu değildir” gibi yeni ibareler ortaya çıkıyor. paketlerin bazılarının üzerinde yer alan içeriğe ilişkin bilgilerse genellikle yalan. örneğin, naphyrone içermesi gereken nrg-1, nrg-2 paketlerinde sıklıkla mefedron bulunuyor.

mesela siz çocuğunuzun önünde açık tütün görüyorsunuz, halbuki onun üzerine sentetik maddeler spreylenmiş. üstelik o kadar ağır metaller var ki bu maddelerde karsinojenik (kanserojen) etkilerinin ortaya çıkması ka-çı-nıl-maz.


devlet neden bu maddeleri hemen tespit edemiyor?

çünkü 1997'den beri 600'ün üzerinde yeni "madde suistimali" vakası türedi. hala hiç bilinmeyen, tanınmayan, etkisi ölçülmemiş bir sürü madde var. ön tanı testleri hazır olmadığı için araştırmalar çok uzun sürüyor. bu maddeler yaygınlaşana kadar, resmi kurumların laboratuvarlarına gelmiyor.

ayrıca tanıda / ayırt etmede kullanılan standart / referans madde teminleri uzun ve bürokratik işlemler... her lab. prosedürünün binbir türlü patenti var; adli tıp, bu tür kütüphanelere lisans parası ödüyor. bu maddeler yeni çıktığında, kütüphanede lisanslı bir karşılığı olmuyor vs vs.

maddeyi elde edeceksin, lab'da analiz edeceksin, bulguları kayıt altına alacak, literatür taraması yapacak ve üstüne kesin sonuç için sentezleme yapacaksın. bunlar onaydan geçecek, tebliğ edilecek... sonra emniyete, sonra gümrüğe, sonra posta teşkilatına, sonra eğitim ve sağlık bakanlığına... bakın en az 2-3 sene alıyor şu dediklerim. medya geri zekalı olmasa neler yapılır ama, gerçekten rezil durumda türk medyası.

başka ülkelerde durum nasıl?

aynı. bakın, sadece bir ab ülkesinde bu tarz maddeleri satan site sayısı 600'ün üzerindeydi. ab ülkesi diyorum... devletler bu tarz şeyler için acayip atıl ve yavaş kalıyor. o yüzden devletin falan çocuğunuzu korumasını beklemeyeceksiniz, siz koruyacaksınız.

flakka türkiye'ye geldi mi?

muhtemelen gelmiştir. siz "ehe ehe zombi ehe ehe" diye haber paylaştıkça da piyasası artıyor, buna emin olabilirsiniz.

Flakka etkisindeki insanların durumunu gösteren bir video

Eğitim İçin Yurt Dışına Gideceklerin Kültür Şoku Yaşamaması Adına Bilmesi Gerekenler

DAHA FAZLA İÇERİK