Kuzenleriyle Olan İlişkilerinden Muzdarip Birinin Kahkahalarla Okuyacağınız Yazısı
En az kardeş kadar yakın, arkadaş kadar samimi hissedilen kuzen ilişkilerini hepimiz biliriz. Sözlük yazarı "life is drunk" ise kendi kuzenleriyle olan ilişkileri ele alınca ortaya oldukça komik bir yazı çıkmış.
Kuzenleriyle Olan İlişkilerinden Muzdarip Birinin Kahkahalarla Okuyacağınız Yazısı
iStock.com


bu kuzen denilen organizmayla iyi anlaşmayı bırak sadece anlaşmak bile mümkün olmuyor.
açık yüreklilikle söyleyeyeyim orada, burada "kuzenlerle ot bok qeyfi xd" paylaşımlarını kıskanıyorum. bırak bizimkilerle kahve içmeyi işemeye gitmem ben. lan olm "kuzenim yazmış" diye götünden sallayanlara bile özeniyorum ben.

benim toplamda 12 kuzenim var. 6 tanesini sokakta görsem tanımam, 4 tanesini sokakta görsem tanımamış gibi davranırım, sadece geri kalan 2'siyle 10 dakika sıkılmadan konuşabiliyorum. ha diyeceksiniz ki "lan ibiş sen de birinin kuzenimin sonuçta sen de malsın" tamam kabul ben de malım ama sülale nezninde kuzenler arasında ben stephen hawking gibiyim seviyeyi sen düşün yani. inanmayan babaanneme sorabilir.

dün akşam evde yaklaşık 4 saat boyunca halamın oğlunun muhabbeti vardı. vay efendim işte çocuklarını bakması için halama getiriyorlarmış da vay efendim şimdi bakıcı bulmuşlar vay efendim niye bize değil de bakıcıya veriyorlarmış. vay efendim zaten o gelinin gözü göz değilmiş, fıldır fıldır dönüyormuş. hayır çıkıp diyemiyorum da "her şey iyi hoş tamam çocuğunu halama neden bırakmadığını tartışıyorsunuz da bu adam telefon dolandırıcılarına 10000 tl kaptırmış adam. çocuk işine gelene kadar neden kimse kuzenimin geri zekalı olduğundan bahsetmiyor?" diye. çünkü ortam gergin halam telefonda konuşuyor ama telefon olmasa bile izmir'den antalya'ya sesini ulaştırır yani öyle bağırıyor.

hazır gıybet ortamını bulmuşken biraz da teyzemin oğullarından bahsetmek istiyorum. nam-ı diğer "sığır brothers". hani ailede her girdiği işi batıran, kara delik gibi para emen dayılar vardır ya hah işte bizde dayım yetmiyormuş gibi 2 tane de kuzen var. lan olm bi insan her sektörde ayrı ayrı batabilir mi lan? boya, inşaat, elektronik, tatlıcılık, turizm ve daha aklıma gelmeyen, birbiriyle alakasız bi sürü iş alanı. lan her şeyi anlarım da tatlıcılıkta nasıl battılar aklım almıyor. sütlaç yapıp satarak daha doğrusu satamayarak 2 tane ev nasıl gidiyor? sütlaç lan bildiğin süt ve pirinç uğruna 2 tane daire gitti bu salaklar yüzünden. her sütlaç gördüğümde elim ayağım titriyor yemin ederim. adamların sürekli acil bi 5000 tl'ye ihtiyaçları var yıllardır. ne 5000 tl'ymiş ver ver bitmedi. hep annemi veya babamı ararlardı artık babam nasıl bi terslediyse bunları beni aramaya kadar düştüler. lan bunlar evli, barklı, çoluk sahibi adamlar. kalkmış tek amacı püskütü çaya bandırırken çaya düşürmemek olan beni arayıp beni arıyor para istemek için. "şimdi kuzen rusya krizi falan bizim turizm işlerini çok etkiledi biliyosun. acil 5000 tl çıkar mı senden?" diyor bi de. "be sığır kuzen ne rusya krizi allasen sen 91 körfez savaşından beri para istiyosun lan herkesten" diyemedim tabi. süt, pirinç ve şekeri karıştırıp satamayan adam bana putin, siyasi dengeler v.s diyor.

bak daha boksör olup uyuşturucu satmaktan hapis yatan kuzenimden, bi gsm operatörünün müşteri hizmetlerinde çalışıp müşteriye ana avrat düz gidip hayvan gibi tazminat ödeyen kuzenimden ve hamile olduğunu 7.ayında anlamayı başaran einstein kuzenimden daha bahsetmedim bile. varsa bunlarla sinir krizi geçirmeden "qahve qeyfii" yapabilecek buyursun gelsin.

son olarak elde patlayan 1000 kase sütlaç varmış. kasesi 2 liradan veriyorum. afiyet olsun.