Louis CK'in de Bulaştığı Taciz Olaylarının Arkasındaki Belirsiz ve Tehlikeli Toplumsal Sarkaç
Harvey Weinstein ile başlayıp Hollywood'un çeşitli isimlerine sıçrayan taciz skandalları dalgası, son olarak ABD'li komedyen Louis CK'ye uzandı. Ünlü komedyenin 2002'de bir otel odasında iki kadın komedyenin karşısında mastürbasyon yaptığı haberiyle başlayan ve şimdiden çeşitli programlarının iptaline sebep olan iddiaların düşündürdüğü şeyleri Sözlük yazarı "immanuel tolstoyevski" anlatıyor.
Louis CK'in de Bulaştığı Taciz Olaylarının Arkasındaki Belirsiz ve Tehlikeli Toplumsal Sarkaç
Louie dizisinden / HBO


Komedyenin iddialar üzerine yaptığı açıklama şu şekilde

"The New York Times’ta yayınlanan habere ilişkin, Abby, Rebecca, Dana, Julia ve ismini gizli tutan ile birlikte 5 kadını işaret ediyorum.
Onların hikayeleri doğru. O zamanlar, yaptığımın doğru olduğunu düşünüyordum, ki kimseye sormadan bir şey yapmadım. Fakat hayatta çok geç öğrendiğim bir şey var; o da eğer başka birinin üzerinde güç sahibiyseniz, onlara bir şeyler yaşamak için sormanız “soru” olarak algılanmıyor. Bu onlar için çıkmaz bir durum yaratıyor. Kadınların üzerinde sahip olduğum ve beni takdir etmelerine neden olan gücü sorumsuzca kullandım. Yaptıklarım yüzünden pişmanım."


“i think the line gets crossed when you take all your clothes off and start masturbating” ms. wolov said. ("bence çizgi tüm kıyafetlerini çıkarıp mastürbasyona başladığın zaman aşılmış oluyor artık" diyor ms wolov (tacize uğradığını beyan eden kişilerden biri)).

adamın tacizi bile absürd. şu anda dünyanın en ünlü 2-3 komedyeninden biriyken, new york times'ın bu yazısı sonrası kariyeri çat diye bitebilir.

yaptığı suç olmasa da, diğerleri kadar ciddi olmasa da, bir tür taciz, orasını iyi anlamak lazım

yani düşün, ofiste biriyle çalışıyorsun, adamla ilişkin tamamen profesyonel, bir anda diyor ki "aleti çıkarıp, sana bakarak 31 çekmemin bir sakıncası var mı?"

bana komik geliyor ama adamın yarısı ağırlığında bir kadın olsam, o anda donakalırdım herhalde. naparsın ki? güler misin, çığlık mı atarsın, duymamazlıktan mı gelirsin, hiç cevap vermeden cool güneş gözlüklerini takıp sen de mi kendini parmaklamaya başlarsın, nedir yani buradaki ideal cevap?

bir de kadınlar "yok kalsın" deyince, "tüh neyse, benim de böyle birtakım sorunlarım var işte" deyip normal takılmaya devam etmiş. tamam o da iyi, ama ertesi gün bu insanla tekrar aynı ofiste olacaksın gece geç saatlere kadar, ondan sonraki gün de, sonraki gün de.

biz erkekler, bu uzun dönem rahatsızlığı tam anlamıyoruz bence. çünkü bir duruma o anki tehdit üzerinden bakıyoruz, tehdit azsa "eyvallah" diyoruz, "adam kibar kibar sormuş işte, büyütülecek bir şey yok" diyoruz. halbuki sapıklık ve kibarlık, içler dışlar çarpımıyla birbirini sadeleştirmiyorlar. başkası için her gün o işe gelip o ortamlarda bulunmak -ızdırap demeyeyim de- stres dolu bir rutine dönüşebiliyor.

hele o otel odası muhabbeti daha da acayip

iki kadın bir şov sonrası louis'nin davetini kabul edip gelmişler ama daha bunların montları üstlerindeyken, bizimkisi "çükümü çıkarıyorum" uyarısı yapmış, soyunup 31'e başlamış, sonra da bir güzel göbeğinin üstüne attırmış, hahaha. yahu %100 sevişmek istediğin bir herif bile bunu yapsa tırsarsın. daha montunu çıkarmamışsın, adam maymun gibi sana bakarak nefes nefese mastürbasyon yapıyor. onu bırak, bir kadın bunu bana yapsa, önce küvette buz var mı diye kontrol eder, sonra balkondan otelin havuzuna atlama hesapları yapardım. normal tecrübe aralığımızda olan şeyler değil bunlar, korkmak veya donup kalmak doğal.

elbette bunda da bir suç unsuru yok, hatta bir çalışma ortamı olmadığı için ilk örnekteki kadar kötü de değil durum. ama sonrasında bu kadınlar olan biteni etrafa anlattıklarında bayağı bir dirençle karşılaşmışlar, işin orası kötü. yani kadınların ajansı, "louis ck'in agent'ı beni tehdit ediyor, çenenizi kapayın" diyor. louis ck bizzat bir şey yapmıyor, haberi dahi olmayabilir, ama kariyerine yardımcı olması gerekenler tarafından engelleniyorsun, kendini çaresiz hissetmez misin? ortada polise gidecek bir durum yok, medyaya dahi gitmemişsin, ama sırf kendi müttefiklerinden tokat yediğin için hırs yaparsın, bu işi uzatırsın.


kevin spacey örneğinde, bu baskı daha da barizdi tabii (pedofili iddiasını geçiyorum)

adam hem şovun yıldızı, hem yapımcısı, hem platformun (netflix) reklam yüzü, hem efsane aktör, hem şu hem bu. dolayısıyla oradaki bir teknisyene filan sarkıntılık yapması dev bir güç asimetrisi içinde oluyor. güçlü insanların, konumlarının farkında olup, anlık zevkleri uğruna başkalarını zor ikilemlere sokmamaları lazım.

ha, bill burr'ün tabiriyle bir "gold digging whore" gelirse, o tip leş kargalarına obje gibi davranmak mübah. çünkü onların da amacı aynısını yapmak, güzellikle veya şantajla para koparmak. yani onlar "oyunun" içindeler, diğerleri ise "sivil".

omar'ın dediği gibi, "it's all in the game yo".


şu an tam bir histeri yaşanıyor

her gün birileri hakkında taciz haberleri çıkıyor ve aynı kelimeler kullanılıyor: "şok edici, kabul edilemez, kurbanlar çok cesur vs".

yani tecavüze uğrayan da kurban oluyor, telefonda louis'nin mastürbasyon yaptığını dinleyen de. her örnek aynı kefeye konduğundan, en aşırı tepki norm oluyor. louis ck de bu histerinin kurbanı olacak büyük ihtimalle. daha 24 saat geçmemiş, proje iptalleri konuşulmaya başlanmış.

[tabii gayet ona özel bir durum da var: adamın son işlerinde işlenen konular (yaşlı birinin reşit olmayan biriyle evlenmesi, woody allen'a açık açık göndermeler yaparak) ve sahneler (işyerinde mastürbasyon), bu olaylar açığa çıktıktan sonra normal biçimde izlenemez. o yüzden, yapımcılar ve film festivalleri, normalde iptal edecekleri olmasa bile sırf bu yüzden iptale zorlanacaklar].

benim merak ettiğim, louis ck'in filan ötesinde, bu püritanlığın varacağı nokta nedir? yani seneye netflix, sadece hayatında kimseye pandik atmamış, bir klüpte kimseye sürtünmemiş, kimsenin götü hakkında iş ortamında yorum yapmamış azizlerle mi çalışacak? herkes "şok" ola ola, kriterleri sulana sulana, geriye kimse kalmayabilir. bu bir temizlik hareketinin ötesine geçip, sadece en iyi yalancıları ve en iyi pr uzmanlarını ödüllendirecek bir yapay seçilime doğru gidiyor.

(edit: şov dünyası standartları için konuşuyorum, paragrafın bağlamından belli olması lazım. "pandik normal değildir, yuh amk yuh" diye yorum yapmadan önce kafa yorun biraz. hadi paragrafın bağlamını çıkaramadınız, entrynin geneli belli. amk değil sükunet.)

histeriler, insanları siyah-beyaz görmeye zorladıkları için tehlikeliler

ve bu kaçınılmaz olarak bir karşı-tepki doğurur. bu karşı-tepki yüzünden de, ciddi tacize uğrayanların hikayeleri dahi dinlenmeyecektir bir süre sonra. işin asıl kötü tarafı da bu.

halihazırda taciz ve tecavüzlerin büyük kısmı ortaya çıkmıyor. hollywood\netlfix\new york çok değişik bir ekosistem ama genel toplumu düşünün. şu çalışma gerçekten korkunç mesela:

her 1000 tecavüzün,
sadece 310'u şikayet ediliyor,
57'si tutuklamaya yol açıyor,
11'i savcıya ve davaya gidiyor,
6'sı hapis cezası alıyor.

1000'den 6'sı. her yalan veya abartı taciz/tecavüz iddiası başına, bilmem kaç tane bilinmeyen gerçek olay var. fakat bu tip yüksek profilli davalardaki histeri ve kamplaşma yüzünden, ortalama insanın genel duyarlılığı azalabilir.

tüm bu histeri muhabbeti demek değil ki louis ck de bir "kurban"

hem yukardaki hataları sabit (zaten kendi de farkında, özür dileyip durmuş) hem de bunlarla başetmek için dünya kadar fırsatı vardı. bu yaza kadar röportajlarda bu dedikodular hakkında kendisine sorulmuş, iş arkadaşları bile bir itiraf yapması için uyarmış, o ise yıllarca bunları reddetmiş.

15 sene önce o otel odası komedyenlerinden halka açık bir özür dilese, 10 sene önce iş arkadaşlarına yaptıklarını anlatsa, veya sadece bir ay önce sosyal medyadan bir mektup yazsa kraldı. kimse de "sapıkmış bu" diye izlemeyi bırakmazdı, zaten adamın mizahı belli. şimdiyse weinstein'ın başlattığı çığ altında kaldı. sadece şu anki hali değil, tüm geçmişiyle birlikte. artık youtube'daki her repliğini dibe çeken bir ağırlık var. böyle oynak bir sarkaç altında yaşıyoruz çoğumuz, farkında değiliz.

Bu içerik de ilginizi çekebilir