Merak Edilen Tüm Detaylarıyla Ensest İlişkinin Sakıncaları

Sözlük yazar ''nick isteme lutfen'', ensest ilişkiye hem biyolojik hem de ahlaki açıdan bakmış.
Merak Edilen Tüm Detaylarıyla Ensest İlişkinin Sakıncaları


ensest ilişki türkiye de dahil olmak üzere dünyanın pekçok ülkesinde yasak değildir. karşılıklı rıza halinde ortaya çıkan enseste hukuken müdahale edilmez. ancak büyük ihtimalle yaşadığı toplum bu ilişki türünü ve onu yaşayanları dışlayarak cezalandıracaktır.

ensestin ahlaken yasak olması da diğer birçok yasak veya ahlaki yasa gibi biyolojik temellere dayanır. türün geliştirdiği bir davranış eğer yanlış ve zararlıysa evrimsel olarak genler tarafından reddedilir ve sonra sosyal yaşama geçerek "ahlak" adı altında yerleşir.


insan türünün evrimsel süreçte ortaya çıkardığı tabloda homoseksüellik ve ensest yer alır. evrim homoseksüelliğe müdahale etmemiş, başıboş bırakmıştır. aslında çok detaya girmeden söylenecek şey, seksüel durumların hepsini hormonlarların belirlediği ve hipotalamus ile hipofiz bezinin de bu hormonları denetlediğidir. hormonlar ensest sözkonusu olduğunda biraz farklı çalışır, çünkü evrimsel süreç enseste, homoseksüel ilişkiye gösterdiği hoşgörüyü göstermemiştir.

aile ortamında sevgi, şefkat vb duygular önemlidir elbette ve hormonlar bu duyguları ateşleyecek biçimde çalışırlar. doğan bebeği sevdiren, korumaya zorlayan, ona karşı her tür hassasiyeti geliştirmeyi sağlayan hormonlardır bunlar. (bkz: anneliğin nörobiyolojisi) aynı anda kardeşlerin birbirine ve ane babaya beslediği duygular da aynı hormonlar nedeniyledir. bu hormonlar aile ortamında sekse dair duyguları alevlendirmez kısacası. bu mekanizma içinde çocuğunuzu seks partneri olarak görmez, ona cinsel duygular beslemezsiniz. bunu isteseniz de yapamazsınız, çocuğunuz sizin için seksüel bir cazibe kaynağı olmaz. kardeşler için de aynısı geçerlidir.


bu sayede kötü genler gen havuzunda çekinik olarak kalmaya devam eder ki bu oldukça etkili bir mekanizmadır. genetik varyasyon artar, adaptasyon yeteneği güçlenir.

oysa ensest ilişki o çekinik kalıp gen havuzunu zenginleştirmesi gerekli olan allellerin bir araya gelmesine ve sakat doğumlara yol açar. ensesti "ahlak" temelinde tartıştığımızda karşımıza "peki doğum kontrol araçları vb yöntemleri kullanarak üremeseler, yine de sakıncalı mı olacak?" sorusu çıkıyor.

evet, kesin olarak sakıncalı olacak. insanlığı topluca enseste yöneltmek zaten imkansızdır ama siz doğurmamak kaydıyla ensesti normalize etmeye kalkarsanız aile diye bir şey olmayacak ve türün devamlılığı risk altında bulunacaktır. oysa evrimsel süreçte her şey istisnasız olarak genleri aktarmak ve türü en sağlıklı biçimde devam ettirmek üzere gerçekleşir. ensesti yapmama nedenimiz zaten budur, insan ensesti bütünüyle elemiş ve bunu yaparken çok çeşitli mekanizmalar geliştirmiştir. bir kısmına değindik.


sürü halinde yaşayan türlerin bazılarında enseste çok ender rastlanır. bizim dahil olduğumuz primatlar bu türlerdendir. insan bir hominid olarak evrimini sürdürürken sürü halinde yaşamaya başlayalıberi ensest önemli bir sorun olmuştur. alfa erkek (baskın erkek diyelim ya da) faktörünün bulunduğu sürülerde erkeğin birkaç nesil boyunca tek başına n kromozom kaynağı olması, ilerleyen zamanlarda tüm bireylerin kötü/sakıncalı çekinik genlerle donanmasına neden olacaktır. bu sürü içinde eğer ensest olursa dominan
genler çekinik genleri denetleyemez. bu durumda yeni bireyler sakat, ucube, eciş bücüş canlılar olarak doğmaya başlar. bu, o sürünün sonu demek olacaktır. tam da bu yüzden sürülerde erkek; güçlü, sağlam, atak ve diğerlerine göre yakışıklı olan bireylerden ve çoğunlukla kavga ile seçilir. çünkü onun genleri sağlıklıdır.

ensestin daha önemli bir sakıncası vardır, o da ilişkiyi isteyen kişi sayısının iki (2) olması gerektiğidir. siz kız kardeşinizi istersiniz ama o ister mi? siz oğlunuzu istersiniz ama o sizi ister mi?


işte buradaki sıkıntı, ensestin hemen hep tecavüz dediğimiz olguyla karşımıza çıkmasıdır. ensest deyince "küçüklerin veya evdeki zayıf/güçsüz kişinin taciz edilmesinin anlaşılması" tam olarak bu nedenledir ki bu hepimizin de bildiği gibi zaten suçtur. hepimiz bu durumu lanetleriz. tartışmayız bile.

tecavüz ve zorlama kısmını geçip bu başlıkta sorulduğu haliyle bakarsak da ensest pek öyle masum bir ilişki türü değildir. iki yetişkinse, bizi hiçbir şekilde ilgilendirmez, karışamayız. onlardan uzak dururuz, çevremizde istemeyiz, çocuklarımızın tanık olmasından rahatsız olur iğreniriz ama karışmayız da. ancak doğacak çocukların sakat olması ihtimalinin büyüklüğü, sakat doğmamış olsa da taşıyacağı bütün sorunlu genleri aktaracağı gerçeği karşımıza çıkan ilk sorundur. ne yazık ki insanın gen havuzu son derece kirlidir ve ensestle daha da fazla kirlenecektir. bunun dışında toplumun bu çocuğa bakışı, diğer çocukların davranışı ve daha pekçok sosyal sorun çıkar karşımıza. buna kimin ne hakkı vardır? 


toplumu ensest ilişkiyi tolere etmeye zorlayamayız zira bu işin akıl ve mantık süreciyle değil, bizzat hormonlar-genler aracılığıyla böyle olduğunu söyledik. insanlar isteseler de ensest yapamazlar. "iğrenme" demiş herkes. bu ani, büsbütün refleksif bir tepkidir, açıklamak istediğimizde akla uygun veya mantıklı nedenler gösteremeyiz. sadece iğreniriz, sapıklık deriz, ahlaksızlık deriz ve ensestin düşüncesine bile tahammül edemeyiz. oysa bize anne babamız küçükken "abiyle/ablayla ve anneyle/babayla sevişilmez" dememiştir. hiç kimse söylememiştir bunu, öğretmemiştir. böyle bir bilgiyi çevresel şartlar nedeniyle öğrememiş olmamıza rağmen taşırız. fenotip= genotip+çevre formülü burada da karşımıza çıkar, diğer her yerde olduğu gibi.

insanı insan yapan duygu, kişilik, karakter vb her şey mekanik bir alt yapının ürünü. genlerin. ensest sadece ahlaki bir sorun veya -diyelim ki- bekaret gibi bir tabu olsa ve biz onu aşmak gerektiğini düşünsek, bizi biz yapan bütün o özelliklerin yok olmasını beklemek durumunda kalırız. sevgi, güven, şefkat ve bağlılık gibi duygularımız, aynı zamanda kaçınılmaz ihtiyaçlarımız. hepsi fiziksel varlığımızın önemli parçaları.


aile içinde ensest olması demek, bu özellikleri zaman içinde yitirmemiz veya yok etmemiz demek. insan bunu asla istemez zira o zaman insan olmaz, başka bir tür olur. ne olur bilemem...

bütün bunlar türün geneli için geçerlidir. bizim türümüz ensesti hem direkt hem de dolaylı yollardan önleyen mekanizmalar geliştirmiş evrimsel süreçte elemiştir. ancak unutulmamalıdır ki tıpkı ender rastlanan farklılıklar ya da mutasyonlar nedeniyle ortaya çıkan anomaliler olduğu gibi ensestten hoşlanan ve isteyen insanlar da çıkacak ancak daima istisna olarak kalacaktır.

genetik, hormon, allel vb. bilgilere sahip olmadığımız dönemlerde ensest nedeniyle gerçekleşen sakat doğumların neden böyle olduğu anlaşılacak ve tanrı'nın lanetlediği bir ilişki olarak anılacak elbette ensest. dinlere girecek, mitlere eklenecek, ahlaki bir yasak olacak ve günümüze gelindiğinde tabu olarak anılacak tabii. başka ne olabilirdi ki...