Migreni Bile Geçecek Boyutuyla Kişiyi İntihar Düşüncelerine Sürükleyebilen Küme Baş Ağrısı
Belli dönemlerde gelen küme baş ağrısı, kişiyi migren ağrısından katbekat daha zorlayarak bütün yaşam kalitesini sıfırlayan bir rahatsızlık. Migrenle olan farklarından iyi gelebilecek tavsiyelere kadar bu rahatsızlığı inceledik.
Migreni Bile Geçecek Boyutuyla Kişiyi İntihar Düşüncelerine Sürükleyebilen Küme Baş Ağrısı
iStock


küme baş ağrısı migrenden daha şiddetli bir ağrı çeşididir, aralıklarla ve çok şiddetli geldiği için bu adı almıştır 

(ing. cluster). çok yoğun yaşandığı bir dönem sonrası kendini unutturur. kronikleşmişse intihar eğilimi yarattığı gözlenmiştir. henüz kesin bir tedavisi yoktur.

bu hastalık için yazılmış faydalı bir makale:

http://www.ctf.edu.tr/stek/pdfs/30/3007ss.pdf

ağrı planlı bir şekilde ortaya çıkmakta

ağrı beynin hipotalamus bölgesine kendini kodlamakta, ve yılın belirli zamanlarında ortaya çıkmakta.

kendimden çok iyi biliyorum ocak ayından nefret ederim, ocak ayının son haftası gelir iki hafta süresince gün boyu gözün üstünde bir noktaya yerleşerek zonklayıcı ve çok şiddetli bir ağrı olarak kendini göstermektedir. her sene ocak ayında gelir ve hayatı rezil bir şekilde geçirmenizi sağlar.

iş yaşantınızı mahveder, çalışamazsınız. öyle aspirin falan da çare etmez.

belirtiler

- başınızın yarısında, 

- tek gözünüzün arkasına bıçak saplanmış gibi bir ağrı, 

- ağrıyan gözünüzden yaş akma,

- atakların günün belirli saatlerinde düzenli olarak gelmesi gibi durumlar varsa;

migren degil küme baş ağrısı olma ihtimali çok yüksek. doktorlar tarafından karıştırılabiliyormuş migrenle, bu sebeple uzmanlığı olanlar daha detaylı bilgi verebilirler.
(bkz: küme baş ağrısı)

yıllardır migren tedavisi görüp, ağrıyı dahi hafifletememiş, bu tanıyla yeni karşılaşan biri olarak yazıyorum, boşu boşuna migren ilaçları kullanıyor olabilirsiniz benim gibi!

bu dertten muzdarip olanlara iyi gelebilecek birtakım tavsiyeler şöyle

çin yağının iyi geldiği söylenmektedir. 

bunun dışında çörekotu yağı atak döneminde sabah akşam 1 çay kaşığı içilerek atak dönemi daha hafif geçirilebilir.

atak anında limon yarım-bir limonu emerek yemek veya sıkıp suyunu içmek de biraz hafifletiyor ağrıyı.

bunların dışında benim en çok destek aldığım yöntemde atak döneminde uykumu düzenlemek ve uyku öncesinde 1 adet 3mg melatonina isimli doğal uyku ilacından almak.

ilaçlı tedavide doktor tavsiyesine uyulması çok önemli. her hastaya iyi gelen, ağrılarını geçiren veya hafifleten ilaç farklı olabiliyor. nöroluğunuz size uygun ilacı bulmak için uygun yöntemleri deneyecektir. isoptin kullananlara 240 mg'lık veya günde 3 tane 80'lik yerine, günde üç tane 40'lık tavsiye ederim. yüksek tansiyon hastası değilseniz isoptin kalp ritmini çok düşürüyor. isoptin kullanımı esnasında haftada iki üç kere kalp grafisi çektiriyorum ben, doktor tavsiyesi ile kullanan hastalar kesinlikle buna dikkat etmeli. kortizonlar anında ağrıyı kesiyor ama ben yan etkilerinden çekindiğim için yıllardır kortizon kullanmıyorum, eğer ağrılara dayanabiliyorsanız size kortizon kullanmamanızı tavsiye ederim. bunun dışında nörologunuzun tavsiyesi ile bir ağrı uzmanı anestezi doktoru tarafından ağrılı olan kaşınıza veya ensenize blokaj iğnesi yapılabiliyor.

bir de su içmek bu sıkıntıya çok iyi geliyor. evet bildiğin su içmek. benim buna ekleyeceğim tek şey suyu içiş biçimi. suyu için ama çok yavaş, kesintisiz, mümkünse pipetle için. yani süzerek içmek denilen metot. içebildiğiniz kadar suyu gün içinde ağır ağır için. kesinlikle hızlı içmeyin. yukarıdan dökerek içmeyin. ya pipetle ya da su şişesi yere paralel olacak şekilde yavaş için. şişeyi kaldırmayın ve emerek içmeye çalışın. biraz zahmetli ama inanılmaz faydalı.

bazen çok uzaklarda aradığınız çözüm en yakınınızda olabilir.

bu ağrıyı çeken bir sözlük yazarı anlatıyor

11 yaşımdan beri yılın belli dönemlerinde beni perişan eden literatüre göre migrenden de şiddetli olan baş ağrısıdır bu. yıllardır farklı doktorlara gitmeme rağmen bir tanesi de çıkıp "bu küme baş ağrısı" demedi. hep işe yaramazdı verdikleri haplar. nihayet kendi göbek bağımı kendim keseyim dedim ve ağrının seyir hattını, o bölgedeki damarları ve sinirleri tıp literatürüne dalarak öğrendim ve bağlantılı ağrıları araştırırken nihayet "cluster headache" sonucuna ulaştım. bizde de aslında küme baş ağrısı adı altında çalışılmış ancak yeteri sayıda araştırmanın olmadığını gördüm. ilk iş bu alanda bilimsel faaliyet gösteren akademisyen nörologlarımızla görüştüm. kesemediler malesef çünkü kesmek şu an eldekilerle mümkün değilmiş. ancak sebepleri üzerinde hepsinden biraz bilgi topladım. şu an 30'larımdayım. bu bilgilere ulaşalı birkaç yıl oldu, ve o günlerden beri birtakım yöntemler geliştirdim. uzatmadan sadet bilgilerine geçeyim.

nasıl anlarız?

- yüzün sadece bir tarafı ağrır. sağ veya sol tarafı.
- göz arkasında müthiş bir yangın olur ve göz kapağı iner, gözyaşı kontrol dışı akmaya başlar.
- parmakla özellikle gösterilebilir ağrı noktası / hattı.

hangi dönemlerde gelir?

- iklimin doğrudan etkisi var. hızlı mevsim geçişlerini sevmez. kimisi kıştan yaza geçişte, kimisi yazdan kışa geçişte; kimisi de her ikisinde yakalanır buna.

ne kadar sürer?

- cycle denilen bu nöbet dönemleri bir ila iki hafta sürer ortalama. kriz, günde bir kez de yaşanabilir, daha fazla da olabilir. kimisi gece yarısı yatağından uyanır, kimisi kalkınca yakalanır, kimisi öğlen. sıcaklık ve oksijen seviyesiyle alakalı.

- kriz ani gelir, 40 dakika içerisinde şiddet zirveye çıkar ve hafifler. gün boyu sürmez. vurur allak pullak eder gider. geriye kafasını sağa sola vurmuş, yorulmuş, hayattan bezmiş, en sonunda pes edip olduğu yere yığılmış bir hasta kalır.

olası sebepleri nelerdir?

- ani sıcaklık değişimleri
- oksijensizlik
- sigara - dumanı
- alkol
- aşırı sıcaklar
- aşırı nemlilik
- aşırı kurular
- sinüzit
- burun eğriliği
- sürekli yoğun ışık
- kolesterol
- dehidrasyon
- hipertansiyon
+ stres

aşırı sıcak - nemlilik - kuruluk haricindekiler nöbet dönemi haricinde etki yapmıyor ama bahsettiğim gibi mevsim değişikliklerinde bunlara özellikle dikkat etmek gerek.

çözüm var mı?

- onca nörolog kontrolünden sonra çözüm yok diyorum. sadece relpax denilen ilaç bir nebze rahatlattı. o da 6'lı oluyor sadece ve 30 gün içerisinde 7.sini atmak yasak. o denli güçlü.

net çözüm yok ama önerilerim var

- ağrıyan bölgedeki damarlar şişip sinirleri sıkıştırınca s.o.s moduna geçiyor sinirler yani beyin acı algılıyor diyeyim ben. mücadele bu mantık üzerine kurulmalı.

örneğin: eskiden yılda üç kez olurdu bende ama antalya'ya taşındığımdan beri sadece yazları tutar oldu. kışları serin güzel çünkü öyle hızlı sıcak-soğuk yapmıyor. ama yazları o bunaltıcı nemli sıcaklar kabusum.

- mevsim ne olursa olsun gece yatmadan uyuduğunuz odayı havalandırın, oksijen dolsun içeri. hafif omuz-baş dik konumda yatmak daha rahat solunum yaptırıyor. hatta breath right kullanıyorum ağrı döneminde rahat nefes almak şart yani. 

serinlik hissi iyidir. klima varsa ortamı kurutmasına izin vermeyin ara ara havalandırın nem girsin hafif içeri kurtarır.

sıcakta egzersiz yapmayın hatta uzun mesafe yürümeyin nemli ise hava. 

sinüziti azdırıcılardan uzak durun.

gözler yorulmasın o da sinirleri tetikler.

tansiyonu ne yükseltiyorsa uzak durmak şart yoksa damarlar şişiverir sonra da kesiştiği sinir hatlarını sıkıştırır gerisi malum.

ağrı vurunca ne yapmalı?

- panik yok dağıtacak ama kısa süre sonra geçecek bu bilinçte olmak lazım yoksa sakinleşmek zor. 

- temin edebiliyorsanız oksijen tankı edinin hemen dayayın temiz havayı.

- okaliptüs kremi ile masaj yapın ersağın masaj kremi iyi geldi bana. migreni olana okaliptüs kötü gelir aman dikkat. 

- tansiyon yükselmiş demektir bu halde, damarlar şişmiş olacağı için söylenenin aksine buz koyun diyorum ağrı noktasına. ama sadece ağrı noktasına ve on / off modunda yani iki üç saniye koy iki üç saniye kaldır. 

- sakin sakin nefes almaya çalışın 

- istediğiniz sakin nefes temposunda başınıza masaj yapın

- yatmayın, oturun. illa yatacaksanız 45 derece diklikte yatın ve ağrılı tarafın üzerine yatmayın.

Bu içerik de ilginizi çekebilir