Moda Sektöründe Çaktırmadan Yapılan ve Günümüze Kadar Gelen Algı Yönetimi Örnekleri
Günümüzde çok normal kabul edilen şeyler tabii ki evrenin başlangıcından itibaren var oluyor değildi.


Gelinlik

ingiltere kraliçesi viktorya 1840 senesinde evlenmiş ve düğününde bembeyaz bir gelinlik giymişti.

o döneme kadar düğünlerde gelinler zamanın moda renkleri neyse onu giyer ve "beyaz gelinlik" gibisinden bir kavramları bulunmazdı.

beyaz renk kıyafetin "yas tutma kıyafeti" olarak algılandığı ingiltere'de kraliçe viktorya'nın bu radikal hareketinden sonra kraliçelerini takip eden aristokratlar kendi düğünlerinde beyaz gelinlikler kullanmaya başlamışlar ve günümüze kadar gelen beyaz gelinlik algısını yaratmışlardır.

Birleşik Krallık kraliçesi Victoria ve prens Albert'ın 1840 tarihli evliliklerine dair bir çizim.

bir toplumun yönetici sınıflarının giyim şekli o toplumun moda ve kıyafet algısını da değiştirir. belli modaları ve giyim şekillerini o toplumda kabul görmüş kişiler üzerinden insanlara kabul ettirmek mümkündür.

hitap ettiğiniz müşteri segmentinin "sevgi duyduğu" ve "kendisinden üstün gördüğü" şöhretli insanlar üzerinden yapacağınız bir kampanyayla en olmayacak giyim stillerini bile insanlara kabul ettirebilirsiniz.

dizilerdeki çok sevilen karakterlerin kullandığı bir aksesuarın veya giyim şeklinin insanlar arasında hızlı bir şekilde yayılmasının sebebi budur.

burada önemli olan algı yönetimi kampanyanızı nasıl dizayn edeceğinizdir.

tabi böyle bir kampanyaya girişmeden önce yoğun bir algı yönetimi eğitimi almanız gerekir.

Pembe renk

bugün "pembe renk" dediğimiz zaman genelde bayan giyim modası akla gelir. ancak bu kökü eskiye dayanan bir durum değildir. pembe rengin bayan kıyafetleriyle ilişkilendirilmesi 20.yüzyılda geniş reklam ve algı yönetimi faaliyetleriyle olmuştur.

walt disney'in çizgi film ve filmlerindeki "güzel prensesler" bilinçli şekilde sürekli "pembe" renklerle giydirilmiş ve kız çocuklarına yönelik üretilen oyuncak bebeklerde ağırlıklı olarak "pembe kıyafetler" kullanılmıştır. bu sebeple 1950 sonrası insanların ama özellikle kadınların zihni çocukluklarından itibaren "pembe" renk algısıyla yoğrulmuştur.

moda ama özellikle giyim, aksesuar ve ayakkabı sektörleri tamamen insanların algısının doğru şekilde yönlendirilmesine dayanır. bu sektörlerde doğru algı yönetimi teknikleri kullanabilirseniz her türlü ürünü bir "çekim odağı" haline getirebilirsiniz. ancak bunun tam tersi olarak bilmeden kullanacağınız yanlış mesajlarda en kaliteli kıyafet veya ayakkabıların bile ilgi görmemesine sebep olabilir.

Pembeye bezenmiş Disney prensesleri.

eğer moda alanında iş yapıyorsanız bilmeniz gereken tüm başarınızın insanların psikolojisini doğru etkilemeye dayalı olduğudur. yan yana açılmış iki giyim mağazasından birinin yüksek satışlar yapmasına rağmen diğerinin zorlanmasının sebebi budur. büyük yatırımlar yapmasına rağmen ınternet üzerinden ürünlerini pazarlayamayan firmanın hatası "verdiği yanlış algıdadır".

doğru mesajı ve doğru algı yönetimi tekniklerini uygulayanlar çok küçük yatırımlarla ürünlerini sosyal medya üzerinden bile pazarlayabilir.

moda, giyim, aksesuar ve ayakkabı sektörleri insan psikolojisini doğru etkilemenin en önemli olduğu alanlardır.

Çocuk modası sektörü

19.yüzyıla kadar çocuklar için ayrı bir giyim sektörü ve çocuk modası diye bir kavram yoktu. o dönemlerin çocukları büyüklerin giydikleri kıyafetlerin ufaltılmış kopyalarını giyer ve ortalarda ufaltılmış yetişkinler gibi minik takım elbiseler ve minik gece kıyafetleriyle gezerlerdi.

çocuklar için özel olarak elbiselerin dizayn edilmesi fikri son yüzyılda başladı ve üretici firmaların uygun algı yönetimi uygulamalarıyla insanlara kabul ettirilerek günümüzün anne babaların en çok para harcadığı son derece karlı bir çocuk modası sektörü doğdu.

Viktoryen dönemde çocuklar böyle giydiriliyordu.

doğru bir algı yönetimi planlamasıyla daha insanların dahan önce ihtiyaç duyduklarını bile hissetmedikleri bambaşka bir moda ihtiyacı oluşturabilirsiniz.

örneğin, istenirse hiçbir özelliği olmayan beyaz bir mendili birkaç aylık bir algı yönetimi çalışması ve uygun tanıtım yatırımıyla yaygın bir moda haline getirmeniz mümkündür. önemli olan nerelere dokunacağınızı bilmenizdir.

piyasa şartlarının zorlaştığı dönemlerde yeni algılar ve yeni ürünleri ortaya koyabilenler kazanacaktır. işleri hep alıştığı şekilde yapmaya çalışan ve yeniliklere kapalı kişi ve şirketlerde kaybedecektir.

algılar duyguları ve duygular kararları etkiler.

Psikolojik Harp Saldırılarının En Tehlikelilerinden Biri: Dezenformasyon

Hayatından Memnun Olmayanlar İçin Bir Algı Yönetimi Uzmanından Dürüst Tavsiyeler