Modanın Dahi Tasarımcısı Karl Lagerfeld ve Sıra Dışı Kişiliği
Gerek tarzıyla gerek iddialı tavırlarıyla her zaman dikkat çeken bir isim: Karl Lagerfeld. Peki bu ismin arkasında nasıl bir hayat hikayesi, bakış açısı yer alıyor?
Modanın Dahi Tasarımcısı Karl Lagerfeld ve Sıra Dışı Kişiliği


karl lagerfeld, 1938 hamburg doğumlu modacı. 

14 yaşında parise gelmiş. 17 yaşında perre balmain ile çalışmaya başlamıştır. bir ceket tasarımının onu başarıya ulaştırdığı bir yarışma sonrası jean patou ile bir dönem çalışmıştır. serbest olarak çalışarak krizia, charles jourdan ve valentinoya verdiği tasarımları vardır. 

26 yaşında paristen ayrılarak italyaya gidip eğitim almış. 3 sene sonra moda dünyasına geri dönmüş fendi'ye tasarım danışmanı olmuştur. 1983'te chanel'de çalışmaya başlamış 1993'te chanel'den ayrılan tasarımcının yerine geçerek şimdiki pozisyonuna sahip olmuştur. chanel'deki tasarımlarında entellektüel seksilik olduğunu söylemektedir. 

hobi olarak fotoğraf çekiyor, resim yapıyor ve kendisi antika koleksiyoncusu. 4 dil biliyor. genç yaşta saçlarını talk pudrası yardımıyla beyaz göstermeye başlamış ki insanlar saçlarının beyazlamaya, kendisinin de yaşlanmaya başladığını fark etmesin. 


zamanında bazı filmlerde rol almış. 2000 yılında artık istediği giysiler bedenine uymadığı için 42 kilo vermiş daha sonra da rejimlerin en iyisi adında bir kitap yazmıştır. kanlı canlı haliyle gördüğümde (bkz: colette/#3998879) kendisiyle ilgilenen mağaza sahibesine colette için yaptığı sınırlı sayıdaki ceketin vitrinde yeterince kalmadığı ve bu yüzden yeterince ses getirmediği konusunda memnuniyetsizliğini belirtiyordu, o dönemde bu kadar sık vitrin değiştirdikleri için kısaca azarlamıştı.

karl lagerfeld, kendisini "a terrible underachiever" olarak tanımlamış modacı.

şu dünyada oturup gözlerinin içine bakarak (ki sürekli taktığı güneş gözlüklerinden dolayı bu pek mümkün görünmese de) dinlemek istediğim 2 insandan biri. (diğeri için bkz. beth ditto)

kimi kaynaklara göre 1933, kimi kaynaklara göre (ki kendi sitesi de buna dahil) 1938 doğumlu olan lagerfeld (çok ansiklopedik bi giriş oldu lan ama böyle gitmeyecek merak etmeyin), 2000 yılında "artık kişiliğine uymayan görünümünü değiştirmek" için 13 ayda 47 kilo birden vermiş ve 60'ından sonra bildiğin fit bir erkek model gibi giyinmeye başlamıştır. (deli mi ne? evet, ehe.)

bu konuda: “...i suddenly wanted to dress differently, to wear clothes designed by hedi slimane but these fashions, modeled by very, very slim boys—and not men my age—required me to lose at least 40 kg. it took me exactly thirteen months.” şeklinde bir açıklama yapmıştır ki, bu sözleri çevirdiğimizde "ben de kafadan çatlaksam bu yaşta slim fit giyinirim arkadaş, inadım inat, kıçım iki kanat!" anlamına gelmektedir.


bu adamın nasıl bir dâhi olduğunu anlamak için entry sonundaki site linkinden hem kendi fotoğraflarına, hem de çektiği fotoğraflara bakmanızı şiddetle tavsiye ederim. (bio & current works kısmından fashion i, fashion ii, fashion iii)

şimdi bu amcamızın bir de twitter sayfası var ve daha önce de yazıldığı gibi kendisi kimseyi "follow" falan etmez fakat bugün itibariyle 386 bine yakın kişi kendisini izler. her ne kadar avantgarde kelimesini sevmese de öyledir. her şeyiyle, tarzıyla, gözüyle, hayata bakışıyla özel ve öncüdür.

twitlerinden bazıları ilginçtir, şöyle ki:

"chanel is an institution, and you have to treat an institution like a whore – and then you get something out of her. (chanel bir kurumdur ve bir kuruma orospu gibi davranmalısınız ki ondan birşeyler elde edebilin.)"

kendisi para pul meselelerinin g.tüne koyduğundan herkesi öyle zannetmektedir...ahaha sevimli ihtiyar seni: "throwing money out the window brings money back in through the front door. (parayı camdan dışarı atmak ön kapıdan geri getirir, yani lükse ne kadar para harcarsanız size o kadar geri döner, aslında bir nevi "ye kürküm ye" meselesi, haksız sayılmaz.)

"i only go to places if i have a professional reason. i'm not a tourist. (sadece mesleki amaçlarla gezerim, turist miyim ben lan?)"


"my greatest problem in life is my indifference to the outside world. (hayattaki en büyük sorunum, dış dünyaya olan kayıtsızlığım.)" ah be karl amca, keşke ben de senin gibi olabilsem.

burda da havasını da basmış: "after the couture, i am spending a quiet weekend in my all-glass apartment, floating over the river on quai voltaire. ("bok gibi param var, dünyanın mınakorum ahahah", şeklinde çevirebiliriz.)

şurda da arabesk takılmış: "loving someone is fine, but they have to love you back or it doesn’t work. (amcamız burada "sevdim, sevilmedim, bunca saçmalamam hep bundan, gibilerden bişiler sölüyo, fazla üzerinde durmamak lazım, yaşı geçkin her modacının geçmişte kalıp da halen unutamadığı bir aşkı -ki muhtemelen hemcinsidir- vardır, elbet.)"

bu da altın vuruş olmuş: "believe it or not, i love rap. (inanın ya da inanmayın rap seviyorum.)"

believe it or not uncle karl, i love you baby.

http://www.karllagerfeld.com/

lagerfeld sırları filminde -lagerfeld confidentiel- kendine hayran bırakan, ancak antisosyal siyasi durusuyla sinirleri kaldıran moda yaratığı, mr. chanel.


eşitliğe inanmadığını, kimsenin eşit olmadığını ve eşitliğin olmaması gerektiğini söyler. "alım gücü" vurgusu vardır karl lagerfeld'in konuşma üslubunda ve insanlara bakışında. biraz fazla kapitalisttir, hayvan düşmanıdır, hatta insanlarla da pek dost olduğu söylenemez. ancak tasarım açısından da rakipsizdir.

at kuyruğu bağladığı saçlarına ektiği pudrayla xvii. yüzyıldan fırlamış izlenimi veren bu modacımız, vücudunun erimesinin izleri boyun bölgesinde belli olduğundan daima dik yaka, ekseriyetle beyaz giysiler giyer..

paris'de çok güzel kareler barındıran bir fotoğraf stüdyosu vardır.. 7. arrondissement'da sanat galerilerinin peşpeşe olduğu bir sokakta..

kitap manyaklığını fetişliğe sürükleyecek olan adamdır. anlaşılan kitaplar ona yetmemiştir; kadınların da kitap kokmasını istemektedir. 


parfümünün adı 'paper passion'dur ki parfüm kitap kokar. konuyla ilgili bir başka fikrimse milleti entellektüel yapma eğilimine zorla sokmak istemesi olabilir "gerçek kitap nasıl kokuyor ki bu parfüm ne şimdi" falan filanı da düşündürüp milleti kitapları en azından eline almaya zorlamak istiyordur belki kim bilir ya da sapıtmış.