Muharrem İnce ve İsmail Küçükkaya Tartışmasıyla Gündeme Gelen "Off the Record" Nedir?
Gazeteci İsmail Küçükkaya'nın, cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'den seçim gecesi aldığı "adam kazandı" mesajını duyurması oldukça konuşuldu. Off the record meselesi ve bunun gazeteci etiğiyle ilgisi sorgulandı, başka bir görüş de gazeteciliğin içinde bunların da olduğunu söyleyerek Küçükkaya'yı savundu.
Muharrem İnce ve İsmail Küçükkaya Tartışmasıyla Gündeme Gelen "Off the Record" Nedir?
iStock


off the record olayı basın camiasının en çetrefilli konularından biridir

basın kişisini vezir edebileceği gibi, rezil de edebilir. bir sohbet sırasında, bu konuda bir hayli deneyim biriktirildiği anlaşılmıştır. e paylaşalım o zaman.

off the record'u veren kişi açısından bu herşeyden önce riskli bir adımdır. gazeteci, öncelikle, karşısındaki kişinin bu riskin bilincinde olup olmadığını yoklamalıdır. sonra olaylar gelişir..

off the record, açıklayıcı olması için verilen bir bilgiyse off the record'tur

yani.. adam sana bir konuda birşey söylüyor. bunun gerçekliğine inanmıyorsun gazeteci olarak, anlamıyorsun ya da tereddütlerin var. çünkü anlamsız görünüyor. adam sana diyor ki. bunları yazamazsın ama şöyle şöyle gelişmeler oldu. bu nedenle o şeyleri söylüyoruz ya da mevzubahis olayın gelişme yönü, senin bilmediğin bu nedenle o yöne gitti. off the record'un çeşitlerinden biri budur. 


off the record, gazeteciye yön göstermek için verilir

efendiciğime, haber kaynağı gazeteciye yol göstermek amacıyla kullanır bu bilgiyi. gazetecinin tek dikkat etmesi gereken, "kullanılıyor muyum" dur. kullanıldığını farkeder ve çıkarına uygunsa bu kullanılma biçimi, hiç takmaz gider o yöne. kullanılma-kullanma olağanüstü riskli bir iş olduğu için zaten haber kaynakları bu konuda aşırı bir dikkat gösterirler. çünkü, olay sadece gazetecinin kullanılması değil, o yazının-haberin çıkacağı gazete-tv olduğu için haber kaynağı başına çetrefilli bir bela alabileceğinin farkındadır. bu türden off the record, gazeteciye iyilik yönünde gelişir çoğunlukla. 

off the record veren kişinin ne yaptığını bilmesi gerekir

yani, "ankara'da suya zehir karıştı 5 bin kişi ölecek ama bu off the record yazma" diyemez kimse. böyle off the record olmaz...


insanı kararsız bırakan mevzu ise şu

gelin şimdi de "off the record" denilen ama gazetecinin de ağzının suyunun aktığı, "olum bunu yazarsam ortalığım mna koyarım" diye damarlarına adrenalin hucum etmesine yol açan bir bilgi ile karşı karşıyayız ne yaparız ona bakalım.

1- haber kaynağı seni sınıyor olabilir. (güvenilir mi değil mi diye) kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez.. 

2- haber kaynağı seni sınıyor olabilir, (haberden anlıyor mu anlamıyor mu diye) yazmamak aptallık olur. 

3- basın ilişkilerini fazlaca bilmeyen insanlar bu off the record konusunda sık hata yaparlar. yani adam ağzından kaçırmış olabilir.

zor, değil mi?

yazıp yazamayacağını anlamanın "teknik" bir yolu yok. ruh halinden, adam ile diğer birimler ile ile ilişkilerinin durumundan hareketle, yazıp yazmamaya karar verecen artık.

kıvırma yollarına gelince;

1- haberin bir kısmını başkasına verirsin o yazar, "aa çorap söküldü" deyip patlatırsın.

2- adamı ikna edersin.

3- haberi kurumunun bir başka servisine verirsin. alakasız gibi görünür.

4- başka bir adama söyletirsin o aynı şeyi..

elbette bunlar kural değil... yaratıcılığa açık bir durum, daha iyi bir kıvırma bulanlar kullanabilir.

hadi son bir not daha: off the record denilen bir bilgiyi aldın, ağzın sulanıyor, adrenalin tavana vurdu. bu bilgi gidip de şef-editör-müdür artık her neyse o masa kişisine, "bende şöyle bir haber var ama off the record, ne yapayım" denmez. yazamayacağın haber masa kişisine söylenmez. "yaz" derler de yazamazsan, masa kişisi ben olsam ağzına...

Bu içerik de ilginizi çekebilir