Neden Babalarımıza Gereken Önemi Şimdi Vermemiz Gerektiğine Dair Dokunaklı Bir Yazı
Belki de diğer "özel" ilan edilen günlere kıyasla daha bir mütevazı kalıyor babalar günü, ama babalarımıza göstermemiz gereken hassasiyet öyle değil. Sözlük yazarı "sahip cikilan dede"ye bağlanıyoruz.
Neden Babalarımıza Gereken Önemi Şimdi Vermemiz Gerektiğine Dair Dokunaklı Bir Yazı
iStock.com


30'umdan sonra zor geldiğini farkettiğim gündür babalar günü.

çok küçük yaşta kaybettim babamı, 6 yaşındaydım.
8'de 8 karşı tarafın suçlu olduğu bir trafik kazasında. 29 haziran 1989.

düşünün ne bir hatıra, ne bir hikaye, ne bir sevgisi, ne bir dokunuşu, ne bir kızması hiç birini hatırlamıyorum.
hep annem ve ablam anlatırlar "sen 3 yaşındaydın..", "sen 5 yaşındayken bi gün.." ile başlayan dünyanın en tatlı hikayelerini.
bir tek bu hikayeler sayesinde tanıdım ben babamı. tabi diğer akrabalarımın hikayeleri de var.
dedim ya çok küçüktüm, hiç hatırlamıyorum.
ablam 10 yaşındaydı, o iyi hatırlıyor.

30'uma kadar, bunun hep bir avantaj olduğunu düşünürdüm. çünkü yaşasaydı, ben onu çok sevecektim, çok bağlanmış olacaktım, şimdi anneme nasıl bağlıysam aynen öyle, ve o saatten sonraki herhangi bir gidişi, hayatımı alt üst edecekti.
canımı çok acıtacaktı.
evet biliyorum, biraz bencilce belki ama böyle düşünüp avuturdum kendimi.
soranlara da "oğlum ben baba olgusunun, baba sevgisinin ne demek olduğunu bile bilmiyorum ki zaten. bilmediğim bi'şeyi nasıl özleyebilirim ki?" diye anlatırdım.

30 bi geldi, biraz da geçti ve şimdiki tek keşkem; "yaşasaydı be!"
öyle ya da böyle, yaşasaydı be!

ne bileyim, bi sarılma anı kalsaydı aklımda, hatırlayınca ağlasaydım.
bi kızdığı an kalsaydı aklımda, inceden sinirlenseydim.
bi kucağına alıp masal anlattığı an kalsaydı aklımda, bir gün baba olursam benim de anlatabileceğim.
çocuklarım olursa, "benim babam şöyle derdi" diye başlayan cümlelerle hayatı onlara anlatabilseydim.
bi en zor anımda gelip beni nasıl da kurtardığını, arkadaşlarıma hava atarcasına anlatabilseydim.
anıların hepsini, keşke kendim üretebilseydim.

neyse iyi ağladım yine. artık böyle ota boka ağlar halde buluyorum kendimi.

biliyorum bi kulağınızdan girip, diğerinden çıkacak ama sevdiğiniz insanlar hala hayattalarken onların değerini bilin.
insanın doğası bu; kaybedince anlıyorsun.
bak ben anlattım, kaybetmeyi bile bilmiyorum ama anlıyorum.

sadece bugün değil, her gün öpün, sarılın, arayın, gidin, görün, konuşun, anlayın, anlatın.
gideceği günden sonrası için tüm o güzel anıları siz yaratın. başkalarının hikayelerine yan rol değil de kendi hikayelerinize başrol olun.

babalar günü'nüz kutlu olsun.

DAHA FAZLA İÇERİK