Ölüm ve Çaresizliğin Ressamı Edvard Munch'ın Bakmaktan Kendinizi Alamayacağınız Eserleri
Hepimizin "Çığlık" isimli tablosuyla bildiği Norveçli ressam Edvard Munch'un keşfedilmeyi bekleyen koca bir dünyası var.
Ölüm ve Çaresizliğin Ressamı Edvard Munch'ın Bakmaktan Kendinizi Alamayacağınız Eserleri
Visit Oslo


munch, hayatı boyunca aklının bir köşesinde ölüm düşüncesiyle yaşamış bir ressam. tabloları insanın hayat karşısındaki o büyük çaresizliğini anlatır hep. hasta çocuk tablosunda kayıp giden bir hayat için yas tutturur insana. ölü ya da en azından vazgeçmiş insanlardır resimlerinin konusu, hayattan çok ölüme yakın insanlar. hep erken söylenmekten korkulup, asla söylenemeyen sözler gibi. alain de botton kitabında bundan mı bahsetmişti bilmiyorum ama edvard munch'ün anımsattığı şeyler çok gerçek.

hayat ve varolmak karşısındaki çaresizlik, insanın bütün bu gerçekliğe karşın elinden hiçbir şey gelmemesi, çıldırmak, kendini yok etmek. karanlık, bir kez girildi mi bir daha geri dönülemeyecek o devasa yapının kapısında bekler edvard munch. ne de olsa orada herkese yer vardır.

"when you out of the blue
and into the black."


Madonna (1895)


Melankoli (1891)


Hasta Çocuk (1907)


Ölüm Döşeğinde (1893)


Two Human Beings – The Lonely Ones (1896)


Golgotha (1900)


Anksiyete (1894)


Ayrılık (1896)


Katil (1906)


Vampir (1893)


ve tabii;

Çığlık (1893)


DAHA FAZLA İÇERİK