Orta Asya Türklerine Özgü Boğazdan Türkü Söyleme Biçimi: Hömey
Özel bir teknik olan hömeyi, böğürmeyi andıran bir sesle boğazdan türkü söyleme olarak tanımlayabiliriz. Oldukça ilginç olan bu teknik birçok ünlü müzik grubunun tarzına da ilham olmuş.


Öncelikle bu ilginç tekniğin nasıl olduğuna bakalım


hömey, günümüzde rus federasyonu’na bağlı altay dağlarını da içine alan özerk tuva cumhuriyetinde yaşayan türk boylarının, ciğerlerine doldurdukları havayı kullanarak ağız, gırtlak ve yutakta oluşturdukları rezonansla uzak mesafelere ulaştırdıkları sesler ve aynı tekniği kullanarak söyledikleri türkü ve ilahilerdir.

hömey, sibiryada bulunan tuva cumhuriyeti kaynaklı bir vokal tekniği. boğazdan söyleme diye çevrilebilir türkçe'ye. bu tarz vokalde, boğaz ve ses telleri manipüle edilerek aynı anda 2-3 değişik ses çıkarmak mümkün oluyor. soğuk iklimlerde yaşayan diğer topluluklar [eskimolar, finlandiya'daki samiler vs.] arasında da benzer vokal tarzları mevcut.

ilk defa duyan insana böğürme dinliyormuş etkisi yapsa da, özellikle yat kha grubunun çalışmaları, bu tarza yabancı olanlar için başlangıç açısından iyi. diğer önemli temsilcileri arasında huun hür tu grubu ve ünlü ondar gösterilebilir.


yakın zamanda abd'de bu tarz müziği merkezinde bulunduran, ve kör bir blues gitaristi olan paul pena'nın bu vokali öğrenmek üzere tuva ya gitmesini konu alan genghis blues adlı belgesel sayesinde, gündeme geldi.

çoğunlukla kadınlar tarafından icra edilen geleneksel bir vokal tekniği olmasının ötesinde bir ses ve nefes oyunu. soğuk kış gecelerinde erkekler avlanmaya gidince kadınların çocukları eğlendirmek üzere kullandığı yöntemlerden biri. 

genellikle iki kadının yüz yüze yaptığı bir atışma şeklinde başlayıp bir yarışmaya dönüşür. oyunu başlatan kadın ritmik bir motif bulup aralarda eş vererek bunu tekrar eder. karşısındaki aralardaki boşlukları doldurarak ritmi sürdürmeye ve yeni motifler katmaya çalışır. tıkanan, duraklayan ya da gülüp oyunu terkeden kadın elenir. şarkıların içinde tek tek sözcükler kullanılabildiği gibi anlamı olmayan fakat sadece doğadaki sesleri taklit etmek üzere kullanılan heceler de bulunur. kullanılan sözcüklerin herhangi bir şiirsel dizge halinde olması gerekmez. rekkükara adı verilen bir yöntem de kullanılır. kadınların her biri karşısındakinin dudaklarına elleriyle dokunur ve bu şekilde şarkı söylerken bir rezonans da yaratmış olurlar. bazen bir kaç kadın bir çember halinde dans ederek şarkılarını söylerler. inuit kimliğini ve kültürünü yaşatan geleneklerden biri olarak kabul edilir.

kaynak: folk-fest sohbetleri