Ortalığı Kasıp Kavuran Kripto Paralar İle Tam Olarak Ne Alıp Satıyoruz?
Bitcoin ve diğer birçok kripto paranın ünü artık neredeyse sokaktaki esnafa kadar duyuldu. Ancak birçok insan meseleyi hala tam olarak kavrayabilmiş değil. Ekşi Sözlük yazarı " alti kursunlu rus ruleti", kripto para mevzusunu basitçe anlatmaya çalışmış.
Ortalığı Kasıp Kavuran Kripto Paralar İle Tam Olarak Ne Alıp Satıyoruz?
iStock


yazılımcıların devrimi ile karşı karşıyayız

artık resmi şekilde, bir şirkete değil, şirketin kullandığı, yazılımcıların ürettiği algoritmalara olan güvenimizi baz alarak yatırım yapmaya başladık.

normalde para işlerinden hiç anlamayan yazılımcılar da, “madem borsa işinden pek çakozlamıyoruz, o zaman neden anlayabileceğimiz bir borsa yaratmayalım” dedi. ethereum ve smart contractların ortaya çıkışı da yazılımcıların eline bu kozu verdi.

detaya girmeden evvel ağababamız olan bitcoine bir teşekkürü borç bilirim.

bitcoin bize neler etti, neler öğretti, bizden neler aldı götürdü?

öncelikle, bize, devletler olmadan da para işlerinin dönebileceğini göstererek kafa yapımızı değiştirdi.

paranın ne olduğunu sorgulamamızı sağladı. kırk yıllık “para denen kağıt neden kıymetli abi” geyiğini allah’ın her günü, her ortamda bıkana kadar çevirmemizi sağladı. artık duymaktan gına geldi ama “metaya değerini veren arkasındaki toplumsal güven ya da histeridir” fikrinde anlaştık.

ikiye bölündük çünkü bir kısmımız “yeni para”nın arkasında toplumsal güven var diyor bir kısmımız ise toplumsal histeri… dolayısıyla lale çılgınlığıyla bitcoini karşılaştıran da var, direkt olarak altınla da…

bitcoini lale çılgınlığı ile karşılaştırmak da adettendir. üç beş demeyelim, yapmadan geçmeyelim.

bence bu konuda kesin bir karar verilebilecek kadar zaman henüz geçmedi. bitcoinin yükselişi ve normal halka inişi 1 sene önceydi ve 1 sene uzun bir süre değil. lale çılgınlığı da yaklaşık 1 sene sürede patlak vermiş çünkü.

olsun, bu konuyu geçelim. arkada başka bir devrim yaşanıyor.


bildiğimiz borsada işler şöyle döner

mesela galatasaray aş der ki, seneye messi’yi alıyoruz, şampiyon olup şampiyonlar ligi kupasını da alacağız. siz bu fikre güvenerek bize para yatırın sonra hissenizi fiyatlar yükselince daha pahalıdan satabilin. bu açık açık söylenebilecek kadar kesinleşmemişse, bunun için haberler yaptırılır, söylentiler çıkartılır ve el altından güven oluşturulur.

kripto para borsasında ise durum daha da hayali: bir şirket der ki, öyle bir oyun planı bulduk ki, messi ronaldo falan hepsi “ben bu düzenden başka yerde top oynayamam” diyerek takımımıza gelecek der.

yani hayalin bile hayali satılır. o oyun planı, algoritmanın kendisidir.

alternatif kripto paralar neden peydah oluyor?

şimdi eğri oturup doğru konuşalım. bence çoğu yazılımcı, bir teknoloji devrimi yapalım, dünya müthiş bir yer olsun diye kasmıyor.

sadece bitcoinin yakaladığı kripto para popülerliğini baz alarak bir şeyler geliştirelim, buna uygun bir coin yaratalım, üretelim, satalım, kıymetlensin de yolumuzu bulalım kafasındalar.
bu fikirle yola çıktıktan sonra fikirlerine bir temel bulmaya çalışıyorlar. dolayısıyla yüzlerce kriptoparadan, fikri temelleri beğenilen kriptoparalar borsalarda işlem görmeye başlayabiliyor. burada harika bir avantaj var:

borsaya girip para biriminizle alışveriş yapılabilmesi için inanılmaz iş bağlantılarınızın, ürününüzün, müşterinizin olmasına gerek yok. tek bir algoritmanızın olması ve bu algoritmayı ufak tefek geliştirip bir whitepaper yazıp github’a da birkaç sdk koymanız yeterli oluyor.

bu sırada, mobil devrim sırasında gerçekleşen “çöp ürünler” de yaygınlaşıyor. elmas resmi koyup ıos markette zenginlere kakalayan yazılımcıları hatırlarsınız. aynısı kriptopara camiasında da var şu an.

çoğu geliştirici, ya tutarsa diyerek kendi coinini çıkarma derdine düşüyor. sonrası, her grubun sansasyonel haber yaratma kapasitesine, reddit ve twitter’ı aktif kullanmasına bağlı…

sansasyonel haber üretme aşamasında son zamanlarda en başarılı ıota oldu. redditteki etkinliğiyle haberlerini inanılmaz derecede hızlı yaydı.


iota ve streamr

iota deyince hemen tangle muhabbetine giriliyor. tangle varmış abi, ölçeklenebilirmiş abi.
buna iota ve streamr ekipleri benzer cevaplar veriyor:

tesla model s, etrafındaki şarj istasyonlarından elektirik için birim fiyat bilgisi alabilir, diğer araçlara öğrendiği bir algoritmayı ya da başka bir anlık bilgiyi satabilir (bir kavşakta ışıkların geçici olarak iptal edilmiş olması gibi, yol çalışması var gibi) ya da bulaşık makinesi deterjan bittiğini anlayıp sipariş verebilir. o deterjan kadar başınıza taş düşsün.

- iot cihazları, para alışverişi yapabilmek, transactionları onaylayabilmek için yeni işlemcilere ihtiyaç duyacak. bunları kim geliştirecek, neden geliştirecek? 

halihazırda geliştirilen cihazlar mümkün olduğunca ucuz hale getirilmeye çalışılıyor, mümkün olduğunca az veri transferi yapması sağlanıyor. çünkü ıot devriminin gerçekleşmesi için tüm sensörlerin ve cihazların mümkün olduğunca ucuzlaması gerekiyor.

ıota ise, basit de olsa bir işlemci ve disk koyarak ıot cihazların maliyetini arttırmaya çalışıyor. bu nokta bana hiç gerçekçi gelmiyor.

- iot cihazlarının işlemcileri çok daha fazla şarj yiyecek. nasıl olacak?

iot cihazlarının mümkün olduğunca az sarj yemesini ve pilinin mümkün olduğunca uzun süre gitmesini istiyoruz. dolayısıyla üzerindeki wıfı modülünü kaldırıp gsm’e hatta bluetooth’a geçiriyoruz. mümkün olduğunca az veri transferi yapmasını, mümkün olduğunca küçük veri işlemesini sağlamaya çalışıyoruz.

iota ise diyor ki, cihazların ve sensörlerin üzerine işlemci koydutturacağım ve bu cihazlar, diğer cihazlarla para işlerini bile kendilere halledecek, kendi güvenliklerini sağlayacaklar, transactionlarını onaylayacaklar. yani her cihaz çok çok daha fazla batarya yiyecek.

bu şu demek: mesela bir aydınlatma direğinin üzerindeki sensörler 6 ayda bir değil 3 ayda bir değiştirilecek. bu da şirketlere direkt olarak bir maliyet getirecek.

- eski iot cihazları ne olacak?

deploy edilmiş cihazlar ne olacak? bir enerji şirketi, tüm sensörlerini kaldırıp atıp yerlerine para transferi yapabilen, şarjı daha hızlı biten ve güvenliği son derece azalan sensörlerle mi değiştirecek?

bana yine mantıklı gelmiyor. yukarıda bir yerde messi demişken ıota ve messi işbirliğini de tekrar bir vurgulayalım. resmen rezillik: şu ikisinin çok farkı yok, ikisi de hayal satmaya başlamış bile. birisi eski hayaller birisi yeni hayaller.

- çok biliyorsun, o zaman iota fiyatı neden o kadar arttı?

kriptopara borsasında toplumsal güven ve toplumsal histeri arasında gidip geliyoruz.
o fiyat artışı temelde birkaç haberin, “tangle, blockchainin yerine geçecek” fikrinin bir yansıması… yani sadece bu düşünce para etti şu ana kadar… “panik alımları” da bu artışa epey destek verdi. panik alımı, fiyatlar fırlarken ben de atlayıvereyim, tren kalkmadan bineyim demek…

“tangle blockchainin yerine geçecek” diye ezbere konuşmak bile bana çok mantıklı gelmiyor çünkü çok küçük bir ağda bile askıda kalan transactionların olduğu, şu an için “koordinatör ile yönetilen” bir ıot ağından bahsediyoruz. yani şimdilik “merkezsiz” değil gayet merkezi… ne kadar reddetseler de tangle ağının bu iş için kullanılmasının “devrimsel” bir yanı pek yok.

bir de ota boka devrim demeye başladık. ethereum çıktı, smart contractlar devrimdir dedik. smart contractların tamamen bugsız olarak yazılamayacağını görmek aslında pek de devrim olmadığı gösterdi zaman içinde.

sonra işte tangle çıktı bu bir devrimdir dedik.

artık devrim hayali nasıl içimizde kalmışsa gördüğümüz her yeni algoritmayı devrim sanmaya başladık. devrim dediğiniz algoritma, mülakatlarda yazılımcılara sorulan “acyclic direct graph”lar üzerine “weight (ağırlık)”lar konarak meritokrasi eklenmiş bir mekanizma.

artıları ve eksileri konuşulan gayet eski bir algoritma yani. şimdi revaçta olmasının sebebi ise “coin üretip voliyi vurmak isteyen yazılımcının fikir bulma çabası”nın bir sonucu.

iota’nın kurucusunun fikri de şu şekilde: “ya trilyon dolarlık bir şirket oluruz ya da tarihe karışırız.”

bosch, fujitsu, microsoftla ortaklık kuracağız diye haberler yaydılar ama sadece aynı etkinlikte sunum yapacakları ortaya çıktı. ama bu haberi görmezden geldirmek için halen fiyatı şişirmeye çalışıyorlar. 14 aralık’ta neler olacağını göreceğiz. bakalım laflarımı yutturacaklar mı? o zaman aşağıya yorumlar gelir zaten :)


kripto para ile teknolojisinin ilişkisizliği

bir şeyi vurgulayalım. her kriptoparanın arkasında bir teknoloji, algoritma ya da iş fikri vardır. mesela ıota’nın para birimi aslında mıotadır, streamr’ın para birimi data’dır. yani kriptopara alışverişi yaparken amaç, teknolojiyi fonlamak için üretilen kriptoparaların transferini yapmaktır.

litecoin’i duymuşsunuzdur. litecoin, bitcoin’in basit bir forkuydu. bitcoin’den başka bir şey vaat etmiyordu, sadece daha merkezi bir dev takım olacak, çok hızlı geliştirme yapacağız, cüzdan güvenliğini üst düzeyde tutacağız dediler.

yani temelde varoluşlarının çok da bir manası yok gibi…

dolayısıyla uzun süre yatay çizgide gittikten sonra fiyatı bir anda fırlayıp gitti ve 160 dolarlara çıktı. tek bir sebebi vardı:

bitcoinin aşırı işlem görmesi ile alış verişler yavaşlamıştı ve bitfinex gibi borsalar bitcoin çekme işlemlerini bekletmeye hatta durdurmaya başlamışlardı. ikinci bir seçenek sundular, paranızı litecoin’e çevirin öyle çekin. işte litecoin fiyatı bu şekilde şişti. yani arkasındaki teknolojiye değil paranın kendisine yatırım yapılmıştı ki balon dediğimiz böyle bir şey.

ortada başka bir somut gelişme, teknolojik iş birliği falan yoktu. gerçi buna da bir tür işbirliği diyebiliriz ama bana sadece pragmatik bir fırsatçılık gibi geldi.

artık insanlar, bitcoinin yavaşladığı durumlarda değerlenecek bir litecoin rezervini ellerinde tutmaya karar verdiler.


litecoin fiyatının fırlaması

benim hoşuma giden bir coin: yoyow

arkalarındaki teknoloji, belli zaman aralıklarında içeriklerin oylanıp, reklam alıp gelir elde edilip bu gelirin yaratıcılara, küratörlere, pazarlamacılara dağıtılması üzerine kurulu. whitepaperları insana gayet mantıklı geliyor.

mesela medium sadece abd’li üreticilere ödeme yapabilirken bu sistem ile tüm dünyaya yapabilir, komisyonlardan da kurtulunabilir. youtube gibi dev bir ağın kullanması ise tüm sistemi değiştirebilir.

dikkat ederseniz hep “hayal” satıyoruz şu an birbirimize. ileride birisi kullanırsa fiyat uçar falan gibi…

ilk başta söylediğim gibi artık şirketlerin vardıkları sonuçlara değil, şirketlerin hayallerine yatırım yapılabilen bir borsa içine girdik.

“kripto para kara para aklama sistemidir”

sanırım artık bu fikirden vazgeçtik 10 senenin sonunda. evet bu amaçla da kullanılıyor olabilir ama bunun için artık daha uygun altcoinler var:

mesela monero. alıcı satıcı bilgisi tutulmuyor, gönderilen miktar tutulmuyor. tamamen kim kime dum duma. ya da mesela https://paragoncoin.com/ yani, direkt olarak weed ve cannabis ticaretinde kullanılacak para…

yani aranırsa illegal işler için para çok. ama artık bitcoin bununla suçlanamayacak kadar olgun diyebiliriz.


kriptopara borsalarında “yatırımcı” olmak

eğer daha önce borsada ve forex’te para batırmamışsanız, ıota alıp paranızı katladıktan sonra korkunç bir özgüvene sahip olmuş olabilirsiniz. bu işler ne kolaymış be, al sat yapıp biraz da sermayeyi büyüteyim diyebilirsiniz. gerçek bir yatırımcı gibi davranabilirsiniz. o sizin bileceğiniz iş…

ama tek bir şeyi akılda tutmak lazım, henüz hayaller alınıp satılıyor ve altcoinlerin çoğu için somut bir gerçeklik yok.

herkes bir an evvel parasını katlamak istiyor ve parasını kriptoparalar arasında o anki yükselişe göre taşıyıp duruyor. yüksek meblağlar gerçekten teknolojiye “yatırım” için oradaymış gibi görünmüyorlar.

borsa para katlama yeri değildir. sadece hayallerin alınıp satıldığı bir borsa ise para katlama yeri hiç değildir.

bunun yerine kriptoparaların whitepaperlarını okuyup aklınıza yatıp yatmadığını düşünmeniz gerekiyor.

burada yine benim çok mutlu olduğum konuya geliyoruz: whitepaperları okumak için de belli miktarda matematik ve yazılım bilmeniz gerekecek. yani yazılımcıların yükselişi devam edecek.

kulaktan dolma bilgiler ile hayaller satın almak tüm kazancınızı yok edip aileler dağıtabilir. inanılmaz güzel bir yerden arsa aldığınızı düşünüp iki yan parselde imarsız bir araziyi aldığınızı birkaç ay sonra fark etmeyin yani…

resimli ve cafcaflı hali için: https://medium.com/…-ne-alıp-satıyoruz-9fcbcb670364