Örümcek Ağı ile Çevre Kirliliğinin Önüne Geçilmesi
Oxford Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma örümcek ağlarının çevre kirliliği hakkında bilgi vereceğini ortaya koydu. Anlamsız olarak gördüğümüz, evimizde her daim düşmanımız olan bu ağlara hava ile taşınan birçok madde varmış oysa. Özellikle de çevre kirliliğine sebep olan maddelerin bu ağlarda biriktiği ortaya koyuldu. Bilim adamları şimdi de bu ağları inceleyerek çevre kirliliğinin bu sayede önüne geçilmesini planlıyor.

örümcek ağı'nın dünyanın elektromanyetik alanı'nı birkaç milimetrekarelik alanda bozabilen bir maddeye sahip olması. birçok böceğin bulundukları bölgede en ufak bir elektriksel değişiklik olsa bunu hissedebilecek kadar hassas sensörlere sahip olmasına rağmen ağı farkedememesinin sebebinin dünyanın manyetik alanını bozan bu bu madde olduğu, örümcek ağının fizik kurallarını değiştiren bu özelliğinden yola çıkarak, çevre kirliliğiyle mücadele edilebileceği.

detayı şöyle:

oxford üniversitesi örümcek ağının şifresini çözdü. örümcek ağını kaplayan ve dünyanın elektromanyetik alanını birkaç milimetrekarelik alanda bozabilen madde sayesinde çevre kirliliği ve uçak kazalarına çözüm bulunabilecek.

Oxford Üniversitesi'nden araştırmayı yapan isimlerden biri  Prof. Dr. Fritz Vollrath.




 
ağı sistemi bilinenden çok daha kompleks ve sıra dışı olduğunu söyleyen doğa bilimleri derneği genel sekreteri biyoteknolog müge kanay, oxford üniversitesi’nde yapılan araştırmada örümcek ağının şifresinin çözüldüğünü açıkladı. araştırma, örümcek ağının fizik kurallarını alt üst eden çok kompleks bir özelliğe sahip olduğunu ortaya koydu.

Örümcekler, avlanma taktiklerinde ağlarına yapışmasını sağladıkları böceklerle birlikte birçok maddeyi de kendine çekiyor.

uçan böceklerin üzeri polenler, kirleticiler ve hava yoluyla taşınabilecek maddelerle kaplı. havada uçuşan her şeyin elektrikle yüklü olduğunu vurgulayan kanay, fizik kurallarına göre, bir maddenin diğer maddeye yapışabilmesi için zıt kutuplar olması gerektiğini, dolayısıyla da polenin böceğin üzerine yapışabilmesi için, birinin artı, diğerinin eksi yüklü olmasının şart olduğunu aktardı.

kanay, bir böceğin örümcek ağına yapışabilmesi için de yine birinin artı, diğerinin eksi yüklü olması gerektiğinin altını çizerek, şu bilgileri verdi:
“aynı kutuplar birbirleri iter. bu durumda örümcek ağının polenleri yakalayamaması gerekir. üzeri polenle kaplı bir böceğin ağa yapışmaması demek, böceğin kolaylıkla kaçabilmesi anlamına gelir. işte tam bu aşamada hiç beklenmedik bir şey gerçekleşir. örümcek ağı, hem böceğe hem de polene yapışır. iyi ama fizik kurallarına göre imkansız olan bu durum, nasıl olur da gerçekleşir? nasıl olur da örümcek ağlarını inceleyince üzeri polen kaplı böceklerle karşılaşabiliriz?”

böcek nasil aği fark etmez?

“örümcek ağının tüm yüzeyini kaplayan elektrostatik özelliğe sahip madde, ağın hem uçan böcekleri hem de böceklerce taşınan kir ve polenler ile benzer tüm parçacıkları yakalamasını sağlar. ancak bu kadarla kalmaz. bu madde, örümcek ağı üzerinde sadece birkaç milimetrelik çok ufak bir alanda, dünyanın elektromanyetik alanını bozar ve böylece artı ya da eksi yüklü olup olmadığı fark etmeksizin her cismin üzerine yapışabilir.”

Dünyanın elektriksel alanını örümcek ağları bozabiliyor(!)

“bilim adamlarının aklını yıllardır kurcalayan bir diğer soru, nasıl olup da böceklerin örümcek ağını fark etmediğidir. birçok böcek, bulundukları bölgede en ufak bir elektriksel değişiklik olsa bunu hissedebilecek kadar hassas sensörlere sahiptir. antenleri adeta bir elektronik sensör gibi çalışır. antenin ucu, böceğin vücudunun geri kalanından farklı bir elektrik yükü ile yüklüdür. böylece böcek, elektrik yüklü bir nesneye yaklaştığında, antenin ucu bu küçücük değişikliği dahi hisseder. böceğin, bu kadar hassas sensörlere rağmen, ağı tespit edemeyip, yakalanmasının sebebi, ağın milimetrelik bir bölgesinde dünyanın elektriksel alanını bozmasıdır.”

hava kirliliği ve uçak kazalari

“oxford üniversitesi zooloji bölümünden prof. dr. fritz vollrath’a göre, örümcek ağının fizik kurallarını değiştiren özelliğinden yola çıkarak, çevre kirliliğiyle mücadele edilebilir. dünyanın farklı yerlerinden örümcek ağları toplanıp incelenerek, bölgedeki hava kirliliği ve çevre kirliliği tespit edilebilir. bu sistem, bugün kullanılan endüstriyel sensörlerden hem çok daha ucuz hem de çok daha yüksek bir verime sahip olacaktır.”

Örümcek ağının havacılığa da fayda sağlayacağı araştırmanın içinde yer alıyor.

“vollrath söz konusu keşifle ilgili başka bir tespiti daha bulunuyor: havada uçuşan tüm nesnelerde statik elektrik bulunur. bir uçak bile gökyüzünde uçarken, etraf ne kadar boş görünürse görünsün, üzeri havadaki nesnelerden uçuşan statik elektrikle kaplanmaya başlar. bu da bir risk oluşturur. örneğin helikopterler, iniş yaparken üzerlerindeki statik elektriği aniden boşaltırlarsa havaya uçarlar. eğer örümcek ağlarındaki dünyanın elektriksel ağını belirli bir bölge içerisinde etkisiz hale getirme özelliğini taklit edip, uçakları ve helikopterlerimizi bu malzeme ile kaplayabilirsek, o zaman havacılık tarihinin en büyük kazalarından biri olan hindenburg felaketi gibi olaylara karşı da tedbir almak ve daha güvenli uçuşlar gerçekleştirmek de mümkün olabilir.”

DAHA FAZLA İÇERİK