Otel Mutfaklarındaki Çeşitliliğin Gelebileceği Son Nokta: Çorbayı Dilimleyip Tatlı Olarak Servis Etmek
Otel mutfaklarındaki aşçıların bir sürü yemeği hızlı ve sıcak servis edebilmek için verdiği mücadeleler kimi zaman bambaşka çözüm yolları aratabilir. Sözlük yazarı 'hidrofobik suaygiri' stajyer bir aşçının yanlış bir malzemesiyle ortaya yepyeni tatlar da çıkabileceğini göstermiş. Afiyet olsun.
Otel Mutfaklarındaki Çeşitliliğin Gelebileceği Son Nokta: Çorbayı Dilimleyip Tatlı Olarak Servis Etmek
iStock.com

aşçılık mesleğine gönül vermiş çiçeği burnunda bir stajyerken ve günde 16 saat çalışıp bu hevesli bünyeyi hayata küstüren ustam ile aramdaki olaydır.

söz konusu usta afedersiniz çişe bile giderken izin istediğim ve gitmek için onun çişinin gelmesini beklediğim böylelikle wc deki herhangi bir arazi olma imkanını ve arazili dakikaları bertaraf eden şerefsizin önde gideniydi fakat yine de ustamdır özür filan işte.

efendim otel işletmelerinde genellikle akşamları iki çeşit çorba yapılır, o akşamki çorba ise kremalı tavuk çorbası ve minestrone çorbaydı.

iStock.com


kremalı tavuk çorbasını ben yaparken ustam da çoktan minestronu bitirmiş ve başıma dikilmişti. benim çorbam biraz cıvık olduğundan mütevellit bu adam benden pastaneye gidip nişasta almamı ve onu eritip getirip çorbayı bağlamamı istedi.

(eğer bir çorba cıvık olursa ya un ile ya da nişasta ile bağlanır. nişasta yöntemi tercih edilmez cünkü fazla kaçarsa çorba çok koyu olur.)

+usta: oğlum bir işi de düzgün yap bee!! bu ne len su gibi olmuş çorba tavuklar kendinden geçmiş! git nişasta getir!!
-ben: tamam usta! ( bir koşu gider ve normal ölçüden 5 kat fazla nişastayı suda açtıktan sonra getirir) ( evet bilerek yaptım. yapamasın, ceza alsın istedim anlıyor musun? )
+usta: lan oğlum bu hala cıvık.. git bir kap daha getir!!
-ben: yuhaha abeyyy.. !! * hemen usta!! (gidip normalden 6-7 kat fazla nişastayı çözüp getirerek)
+usta: lan sen ne gerizekalı birşeymişsin be!! halil!! git nişasta getir, elini korkak alıştırma! çok olsun!!
halil: hemen usta!!

sonuç:
büfenin açılmasına 10 dk kala tencere açıldığında (hani barajlar kuruduğunda mevcut alan çatlar ya) çorbanın muhallebi gibi olduğunu ve içerisinde kafam girecek kadar geniş ve derin çatlaklar olduğunu mutfak şefinin görmesi ve biricik ustamın sezon sonuna kadar tüm izinlerinin iptal edilmesi. akabinde ustanın benim izinlerimi iptal etmesi. *

utanmaz edit: biz nişasta diye pastanedeki toz krem şantiyi getiriyormuşuz. evet o çorba sütlaç gibi oldu. yaklaşık 80-90 litfreydi diyebilirim.

itiraf:

 o çorbayı bıçak ile dilimleyip trabzon tatlısı olan tuzlu sütlaç diye müşterilere sunduk. evet ustalarım ekip olarak türk mutfağına vurulan bir darbeydi. ama ruslar çok sevmişlerdi, dibini ekmekle sıyırdılar.

iStock.com


öneri: yemekle şaka olmaz.