Özel Yetenek Sınavına Gireceklere Birbirinden Değerli Tavsiyeler
Üniversite hayalini konservatuar üzerine kurmuş kişilere yardımcı olabilecek birtakım işe yarar tavsiyeleri Sözlük yazarı "la traviata", kendi deneyimlerinden yola çıkarak paylaşmış.
Özel Yetenek Sınavına Gireceklere Birbirinden Değerli Tavsiyeler
iStock


torpille ilgili konular

genelde sınavı kazanamayanların(ki bu genellikle doğru şekilde hazırlanamayanların veyahut bazı aksaklıklar yüzünden giremeyenlerin) ağzında pelesenk halini almış bir kelimedir. belki okullara göre değişebilir az çok bu konu, ama benim bildiğim bir şey var ki, torpil olsun olmasın, eğer siz bir şeyi kalben istiyorsanız ve doğru şekilde (bu iki kelime underlined) hazırlandıysanız, sizi değil torpil, havai fişekler bile engelleyemez, o okul artık sizin kaderiniz olmuştur. bu nedenden dolayı, bu konu , olası yetenek sınavı ile öğrenci alan sanat okullarına girme adayı arkadaşlarımızı kesinlikle etkilemesin.

çalışma şekli

bana göre, çalışıp da "ya kesin torpil vardı, ya da şöyle böyle oldu da kastı almadılar beni" diyen çoğunluğun girememe nedenlerinin başında doğru çalışma programı yapmamış olmaları gelir. 

peki nedir bu doğru çalışma şekli? bence şudur;

- bir kere girmek istediği okulun havasını daha önce hiç teneffüs etmemiş olmak, büyük eksiklik. o atmosferi önceden yaşayıp (eğer mümkünse hazırlanılan bir sene boyunca) , o havaya kendinizi sokmanız ve "ben buraya ait olucam, burayı çok seviyorum ve kazanmak için tüm çabayı sarf edicem" demeniz gerekmektedir. eğer yine mümkünse, (opera olsun, tiyatro olsun, dans olsun...) kazanacağınız okulda çalışma imkanınız varsa sizi hazırlayan kişi ile birlikte, bu sizi daha çok motive eder kanaatindeyim.

- doğru insanlarla çalışmak da, doğru çalışma şeklinin bir parçasıdır. kazanmak istediğiniz okuldan eğer arkadaşınız veya akrabanız var ise, ondan gerekli olan tüyoları(ki bu legal bir torpile girer, herkese açıktır) alabilir ve avantaj sağlayabilirsiniz. ayrıca jürideki hocaların neye dikkat ettiklerini, ne isteyip ne istemediklerini daha önceden bilmeniz, sizin acınızdan daha yararlı olcaktır.

- bir çalışma programı: eğer sizi çalıştıran kişi, zaten olayın bilincindeyse, size yol gösterecektir ve mutlaka bir çalışma programı belirleyecektir. bu hem bir düzene girmeniz açısından, hem de olaydan bir sene boyunca kopmamanızı sağlaması açısından çok yararlıdır. özellikle bir şan bölümüne girecekseniz, zaten sesinizin her daim çalışması gerekmektedir, yoksa şan da, yabancı lisan gibidir, nankördür, siz bırakırsanız o da sizi bırakır. aslında diğer yetenek sınavları için de bu geçerli, tiyatro bölümüne hazırlanıyorsanız, tiradınızı sindire sindire ve düzenli bir şekilde çalışmalısınız.

- sağlık ve uyku düzeni: bu da doğru çalışma şeklinin çok önemli bir parçasıdır. beslenmenize ve uyku düzeninize dikkat etmeniz, ve bu zamana kadar böyle bi düzeniniz yoktuysa bile edinmeniz, gerçekten çok yararlı olacaktır. vitamin destekleri de tabi, sizi dinç tutacaktır.

- moral motivasyon: bu konuda kendinizi motive edecek birçok yola başvurabilirsiniz. ben mesela odamda duvardaki panoma yazı yazmıştım: "bu sınavı mutlaka kazanacağım, çünkü çok istiyorum ve çalışıyorum" diyerek. hiçbir şeyin moralinizi etkilemesine izin vermeyin. eğer siz, pozitif düşüncelerle(polyannacılık değildir bu) girerseniz, herkesten bir adım önde olursunuz. bu motivasyon konusunda, ailenizin, arkadaşlarınızın, dostlarınızın, sevgilinizin vs.. size destekleri de önemli bir ayrıntı tabii ki.

- tanışma: tanışma alt başlığı ile kastım şudur ki, gireceğiniz bölümle alakalı ne kadar insanla tanışırsanız ve daha da önemlisi jüride olsun olmasın ne kadar hoca ile fikir alışverişinde bulunursanız sizin için kardır.. tabii şöyle bir şey var, öğrencilerin her söylediği şey doğru diye bir şey yoktur, ama ortalama genel bir şema kafanızda çizmenize yardım ederler mutlaka, bakmayın konservatuvarlardaki çekişmeye siz, yeni girecek olanlara yardım etmek isteyecek çok güzel insanlar da var... legal torpil dediğim olay burda devreye giriyor, jüride olan hocalardan birine kendinizi daha önceden dinletmeniz, izletmeniz veya daha önce onla çalışmanız, kazanmanızı büyük ölçüde etkileyecektir.

sınav günü ve sınav anları

aylarca çalışmışsınızdır artık ve nihayetinde o büyük sınav(lar) yaklaşmıştır. genelde yetenek sınavları en az 2 aşamalı olduğundan, bir anda pat diye geçmeyecek olan bir süreç var önünüzde. hele bir de buna, sınav sonuçlarının açıklanmasına kadar ki mide kramplarını da etkilersek, biraz işimiz var diyebiliriz.

gelelim bu konuyla alakalı dikkat etmemiz gereken şeyleri alt başlıklarda incelemeye:

a) zamanlama: sınava kesinlikle geç ya da tam zamanında gitmeyin. belli bir süre önce gidin ve konsantre olmaya çalışın.

b) çevreden etkilenme: isterse sınava 1000 kişi girsin. bakmayın çevrenizdekilere ve çok fazla ilgilenmeyin. şu kazanır kesin, bu kazanmaz vs. gibi şeyler içinizden geçirmeyin. unutmayın siz temiz kalpli birisiniz ve başkalarının mutsuzluğu ya da başarısızlığıyla mutlu olacak biri değilsiniz.

onlarla eşit şanstasınız, ama siz hak ediyosunuz kazanmayı çünkü çok çalıştınız bugüne kadar. o yüzden çevreye pozitif bir şekilde bakın, gülümseyin, ama laçkalaşmayın, konsantrenizi bozmayın, bir yerde oturup bekleyin ve kazancağınıza emin olun.

c) telaş: artık telaş etmeye lüzum yok. çıkarıp notlarınıza, parçalarınıza, tiradlarınıza, vs.nize göz atmayı kesin. onlar kafanızda var, daha önce öss'ye girmiş birisiniz siz, telaş bir işinize yaramıyor biliyorsunuz. sakin olun.

d) kıyafet: saygı çok önemlidir. hem kendinize hem bu edinceğiniz mesleğe hem de jürideki değerli sanatçılara saygılı olmanız gerekmektedir. kot pantolonla gidip arka cebinizden nota çıkartırsanız katlanmış bir şekilde, boşuna girmeyin sınav salonuna. gidin sinemaya, hababam sınıfı askerde'yi izleyin, öyle şeylerle vakit geçirin.. önerim şudur ki, takım elbise.. kravat, olunmuş güzel bir traş ve taranmış güzel saçlar ve belki de kızlar için hafif bir makyaj. bu, jüri karşısında artı puandır.

e) jüri karşısında performans: ben sınava girdiğim zamanlar ve bazı arkadaşlarım da sınav salonunda karşımızdaki atatürk resmine bakıp güç almıştık. böyle bi resim olsun olmasın, yapmanız gereken şey jüri karşısında, kendinizden emin olmanız ve sağlam ayakta durmanızdır. öyle güzel gülümseyin ve öyle güzel performans gösterceğinize inandırın ki kendinizi, sınav sonrası bu müthiş performansınıza kendiniz bile şaşırın ve mutlu olun.

f) kulak sınavı: birçok bölümde, kulak sınavı yapılmaktadır. nedir bu? kulağınızın olup olmadığını ölçerler kaba tabiriyle. doğuştan gelen bir duyma yeteneğiniz az çok varsa, bunu geliştirmek de sınav öncesi size bağlıdır. belli aşamaları vardır.

i- tek ses duyma: piyanodan tek bi ses basarlar sizin a veya u (du) ile vermenizi isterler. sonra başka bir tek ses basarlar onu vermenizi isterler. bu kolaydır, hedefi 12'den vurmak (entonasyon) kaydıyla, rahat geçersiniz.

ıı- iki veya daha fazla ses duyma: piyanodan "aynı anda" iki veya daha fazla ses basarlar. sizin bunları kalından inceye (peşten tize) doğru vermeniz beklenir. sınav anında sakin olun, bunun en kolay yolu bana göre şudur. 3 sesi diyelim, bilardo toplarına benzetin birbirine çarpan. iyi dinleyin ve konsantre olun. toplar ayrılacak minik bir süre sonra ve kafanızda yankılanacak tek tek. mutlaka duycaksınız, çok zor değil. (ama çalışma istiyor elbet uzun süre)

ııı- melodi: piyanodan melodik bi ezgi çalarlar ve sizin bunu tekrarlamanız beklenir. bir şarkı gibi düşünüp bunu rahatça verebilirsiniz. bazen çok uzun sorarlar, belli bi yere geldikten sonra tamamını doğru yapmayabilirsiniz, insanlık hali. ama habire de "bi daha alabilir miyim" diye sormayın mümkünse.

iv- ritm: en zoru gibi görünür ama yine de yapılabilir. kolaydan zora doğru gidecektir hoca. genelde el çırparak size bir ritm verir ve tekrarlamanızı ister. başlarda kolaydır ama sonlara doğru biraz zorlaştırır, yapamazsanız hepsini üzülmeyin, sizin derecenizi ölçüyor da olabilir hoca. [ritm başlamadan önce hocaya, ben bu konuda çalışacak çok fazla insan bulamadım o yüzden biraz yeniyim, yardımcı olursanız çok sevinirim efendim derseniz, kesinlikle kolaylık sağlayacaktır hoca)

genel hatları ile duyuş sınavları böyle, ama okula göre değişiklik gösterebilir. mimar sinan'da böyleydi, ama marmara'nın kulak sınavı daha teferruatlı, onun içeriğini de web sitesinden ya da öğrencilerden temin edebilirsiniz.

g) mülakat: performans sonrası veya öncesi mülakat yapılabilir. zamanı kısa veya uzun, o aranızdaki elektriğe bağlı jüri ile. mümkünse bacak bacak üstüne atmayın, ukala tavırlar sergilemeyin, çok saygılı konuşup yerine göre davranın. tane tane, anlaşılır konuşmalı ve mantıklı cevaplar vermeniz gerekmektedir. ama en en en en önemlisi şu ki, doğal ve içten olun. çok gerekmedikçe yalan söylemeyin ve kendinizi onlarla paylaşın. sizin içinizi onlara açmanız, onların da çok hoşuna gidecektir. ve çok çok önemli konulardan birisi de, ne olursa olsun konuşmanızın bir yerine bu okulun ve bölümün sizin için ne denli önemli olduğunu gösteren şeyi belirtin. tesadüfen bu sınava girmediğinizi, sizin için önemli olduğunu ve hayat meselesi olduğunu gösterin.

başarılar dilerim.

not: bu yazılanlar benim ve çevremdeki birçok konservatuvarlı arkadaşımın kazanmasında büyük rol oynayan etmenlerdi. hata ettiysem affola...

tekrarlayın içinizden,

(caps on) başaracaksınız!...

Patlamış Mısır Hakkında Daha Önce Duymadığınız Enteresan Gerçekler