Özellikle Yavru Köpekler İçin Büyük Tehlike Olan Gençlik Hastalığı Nedir?
Canine distemper'ın Türkçede gençlik hastalığı olarak karşılık bulduğu bu durum; yüksek ateş, ishal, bacaklarda titreme gibi tipik belirtilerle başlıyor. Ölüm tehlikesinin oldukça yüksek olduğu bu hastalığı bizzat kendi köpeği geçirmiş Sözlük yazarı "blue clover" anlatıyor.
Özellikle Yavru Köpekler İçin Büyük Tehlike Olan Gençlik Hastalığı Nedir?
iStock


hayvan barınağından henüz 7 haftalık olan, kendisine sonradan karpuz ismini verdiğimiz golden retriever yavrumuza koyulmuştu gençlik hastalığı teşhisi 

ben böyle yazdım, oldu bitti ama o teşhis koyulana kadar (daha tedaviye gelmedim) neler çektik...

barınaktan çıkar çıkmaz doğruca veterinere götürdük yavruyu. ishal var, akciğer enfeksiyonu var, hafif de kaşıntılı. testlerin sonucunda canine parvovirus teşhisi koyuldu. veterinerimiz çok umutsuz, direkt "çok yaşamaz" dedi. hadi dedik şansımızı deneyelim. bir hafta veterinerde sıkı gözetim halinde kalacak, akyuvar sayısını yükseltmeye çalışacağız. bağışıklık sistemi neredeyse yok sevgili karpuz'un.

bir hafta sonunda öksürük ve ishal geçti, ateşi düştü. o iştahsız hayvan aç bir kurda dönüştü. veterinerimiz "eve götürebilirsiniz artık" demesiyle soluğu karpuz'un bebek odasında aldık. pamuklarda yatırıyor, gümüş kaşıklarla besliyoruz. (gençler sakin, burası sembolik) neredeyse steril bir hayat sürüyor minik karpuz. bir yandan kan yapıcı ilaçlar, diğer yandan bol sıvı tüketimi (bağışıklık sistemini güçlendirirken ishal olmasına katkı sağlayabilirsiniz. süt kesinlikle yasak. suya çok ilgi duymayan bir köpeğiniz varsa, lezzeti tutturmak için biraz süt tozu karıştırabilirsiniz mamasına)

bir haftayı geçirdik evde. biz karpuzumuz iyileşti, asi vakti geldi derken, veteriner cdv teşhisi koydu

ateş tekrar yüksek, ishal yok, akciğer enfeksiyonu neredeyse bitmiş ancak hafif burun akıntısı var.

burası önemli; cdv'nin üç aşaması var

1- virüsün bulaşmasından sonraki 2-3 gün içinde ateş ve ishal.

2- bir haftalık sakin, normal bir periyottan sonra, 10-12. günlerde tekrar bir ateş yükselmesi ve bu sırada önemli sistemlerde ciddi enfeksiyonlar. sindirim sistemi ve solunum sistemi en kolay enfeksiyon kapanlar. tabii ki bunu da ishal ve burun akıntısı (yoğun ve sarımsı sümük) ile görüyoruz.

3- enfeksiyonun sinir sistemine sıçraması. burada köpeklerde tikler oluşuyor, dişleri gıcırdatma, gözlerde kontrolsüz kırpışma, bacak titremesi gibi semptomları var.

eğer üçüncü aşamaya geldiyse -genel kanı 90%- ne yazık ki köpeğinizi kaybedeceksiniz. veterinerler hastalığın final yaptığı sürekli düşünme hali, daireler çizme, yavaş hareket etme dönemine gelen köpeği uyutmaktan yanalar. bu onlar için de en acısız çözüm. çünkü henüz bu hastalık için belirli bir tedavi yöntemi yok.

karpuz'un durumuna geri dönelim; yine çok önemli bir nokta

karpuzumuza parvovirüs teşhisi koyulduğunda, meğer cdv'nin birinci aşamasını yaşıyormuş yavrucak. yanlış teşhis ancak doğru tedavi gibi bir şansımız oldu. parvovirüs ve cdv genelde veterinerler tarafından sık karıştırılan iki hastalık. ancak bu onların suçu değil. bu iki hastalığı 100% birbirinden ayırmak için omurilik sıvısı alımı gibi çok tehlikeli ve bir o kadar da pahalı bir yöntem var. bu yüzden veterinerler test kit'leri kullanıyorlar. fakat bu kitler'in cpv2 ve cdv karıştırma oranı yüksek. şansımız o ki, en azından bir hastalık olduğuna dair pozitif bir işaret aldık.

üçüncü hafta, yani karpuz zaten cdv'nin 2. aşamasına ulaştığında tekrar yoğun tedaviye başladık. ishali geçirdik, öksürüğü bitirdik, burun akıntısı bile geçti. üstelik iştahı da yerine geldi. ancak bir gece ansızın o sesle uyandım. küçük karpuz dişlerini gıcırdatıyor. o 2500 gramlık hayvan tüm evi inletiyor yarısı henüz çıkmamış dişleriyle. artık son aşamanın ilk belirtileri görülmeye başlandı dedik ümidimizi tam kesecekken; adile naşit kılıklı veterinerimiz çok basit bir reçete verdi:

- bol uyku

- bol mama

- bol oyun

bu dönemde köpeğinizi eğitim için zorlamayın. aman otursun, aman gelsin, aman sıçmasın gibi endişelere düşmeyin. bırakın yesin, içsin, sıçsın, uyusun. enerjisi varken de oynayın birlikte. hastalığı bir atlatsın, yıllarca vaktiniz olur eğitim için. bir de kilitlemeyin hayvanları bir yere, kızmayın, vurmayın.

şimdi her sabah anti-body iğnelerine devam ediyoruz. şu anda 11 haftalık olan karpuz tüm enfeksiyonlarından arındı ancak bazı tikleri devam ediyor. yavruyu mutlu edip, moralini yüksek tutarak hayatta tutmaya çalışıyoruz. iki hafta sonra istatistiklere göre 3. aşamanın sonuna geleceğiz ve karpuz o güne kadar ya tamam ya devam diyecek.

güncelleme 1: şimdilik karpuz'un sağ arka bacağı tutmuyor. veteriner kesin tanı koyamıyor. ateşi 39.3 civarında ve bu ateşle kalsiyum eksikliği ve anemisi olan karpuz yeni bir hastalığa mı yakalanıyor; yoksa cdv'nin ilerlemiş semptomlarını mı görüyoruz bilemiyoruz. anemi için kan transfüzyonu yapıldı. cdv içinse damar yolundan ilaçlara devam ediyoruz.

güncelleme 2: karpuz bey iyileşme sinyalleri veriyor. bacaklarındaki sorun geçti. ateşi iğneler yardımıyla 39 derecenin altında tuttuk. şimdilik sadece öksürüğü kaldı. hastalık teşhisi koyulduktan sonra bir ay geçti ve durumu oldukça iyi. büyük olasılıkla anemisi de olan yavrumuz, ciğerlerindeki enfeksiyon yüzünden ateşleniyor ve öksürüyor. gençlik hastalığının 4. evresi olan nörolojik semptomlar tamamen geçti.

son güncelleme: bu arada artık karpuz bey tamamen iyileşti dostlar. darısı cdv'den çeken bütün canlara.

Bu içerik de ilginizi çekebilir