Piyano Çalmaya Heveslenenlerin Kendilerini Geliştirmek Adına Dikkate Alması Gereken Tavsiyeler
Sözlük yazarı "justus jonas", piyano çalmaya heveslenenler veya bu yolun daha çok başında olanlar için birtakım tavsiyelerde bulunmuş.
Piyano Çalmaya Heveslenenlerin Kendilerini Geliştirmek Adına Dikkate Alması Gereken Tavsiyeler
iStock


- mutlaka metoduna uygun bir başlangıç yapın.

bir bilene danışın, olanağınız yok ise, internette yönlendirici siteler var.

- piyano edinme veya kiralama imkanınız yok ise, mümkünse "stage piano" denilen, standart 88 ağır tuşa sahip bir enstrüman edinin. ucuz "home-keyboard"lar yeni başlayan yetişkinler için pek uygun değildir.

- daktiloda olduğu gibi, piyanoda da her parmağın bir işlevi vardır. piyano metodundan şaşmayın. piyanoda ayakların da işlevi olduğunu unutmayın.

- nota bilginizi geliştirin, sanıldığından kolay ve zevklidir. notalar gözünüzde dil gibi çözülmeye başladığında alınan haz tarif edilmez.

- sabırlı ve disiplinli olun, zamanla becerinizin geliştiğini göreceksiniz. ancak, çalışmanızı rutin veya ödev haline de getirmeyin; aksi takdirde sıkılır, hevesinizi yitirebilirsiniz.

- sabırsızlık bu işin düşmanıdır. tekniğinizi geliştirmeden yeteneğinizi aşan işlere girişmeyin. yaşadığınız hayal kırıklığı soğumanıza yol açabilir.

- enstrümanınıza saygı ve sevgi besleyin. saz, sanat icra eden sanat eseridir. yalnız müziğe dokunmaz tınısı, resime, heykele, şiire uzanır.

- enstrümanınızı hor kullanmaktan, onun başındayken dalga geçmekten kaçının. sırf hava atmak için glissando deneyip parmak derisini yüzenleri gördüm.

- piyano çalarken vücudun duruşu ve mesafe önemlidir, dik oturun. her iki ayağınızın da yere değmesi lazım. kollarınızı uzatmak zorunda kalıyorsanız, uzaksınız. göbeğiniz tuşlara değiyorsa, çok yakınsınız. kucağınıza bir kedi oturacak kadar mesafe bırakın. bunu kedinizle deneyin, çok keyif alacaksınız.

- ayakta piyano çalınmaz! zamanında burnuyla piyano çalan müzisyenlerimiz vardı, bu vesileyle saygıyla analım (bkz: rıza silahlıpoda) ama evde denemeyiniz.

- müzik kulağınız gelişmiş ise, çok iyi. fakat bu sizi tembelliğe sevk etmesin. sevdiğiniz parçaları kulaktan çıkarmaya çalışmak iyi bir egzersiz olabilir, ancak kulağınız el göz koordinasyonunuzun kolayı seçmesine yol açabilir. böylece, aynı parçayı orijinal tonunda çalmakta zorluk çekebilir ve disiplininizi yitirebilirsiniz. "home keyboard"da transpozisyon ile yolunuzu bulabilirsiniz, ancak bu şekilde parmak tekniğinizi ve klavyedeki diğer kombinasyonları öğrenemezsiniz. bunda ısrar ederseniz, ileride en fazla sakallı tavernacı olur sizden.

- bol bol müzik dinleyin. idil biret, fazıl say gibi ustaları takip edin. konçertolara gidin. kadansı beklemek ve değerlendirmek ruhu okşayan bir duygudur.

- üniversitenizde güzel sanatlar fakültesi var ise, seçmeli olarak klasik batı müziği dersi alın. danışmanlar sizi geri çevirmeyecek, hatta yönlendirecektir. konumuz piyano olduğu için böyle söyledim. elverirse, klasik türk müziği de okuyun. böylelikle müziğin, sanatın evrensel olduğunu ve aynı kaynaktan beslendiğini anlayabilirsiniz.

- anlamadığınız sanat eserlerini aşağılamaya kalkmayın, içine tükürmeyin. büyük olasılıkla bilgi ve kültür düzeyiniz yetersizdir ve farkında olmadan “ben zırcahilim!” diye bağırmış olursunuz.

- piyanoyu synthesizer ile kıyaslamayın, yarıştırmayın. o bambaşka bir deryadır, disiplini, metodu farklıdır. ama “tuşludur ki bu?” derseniz, topu topu 7 nota var kaç ayrı beste yapılabilir ki durumuna düşersiniz, yazık olur gençliğinize.

demek istediğim: piyano, klavsen, celesta, e-piano, organ, synthesizer, mellotron, bunların hepsi güzel ama farklı enstrümanlardır. usta ellerde çok güzel öyküler anlatırlar.