Reza Zarrab'ın Tanık Olarak Dinlendiği Duruşmanın Üçüncü Gününün Tam Özeti
İran'a uygulanan ambargoyu yasa dışı yollarla delmek suçuyla Hakan Atilla'nın yargılandığı, Reza Zarrab'ın da tanık olarak dinlendiği davanın üçüncü duruşması az önce sona erdi. İşte Sözlük yazarı "fakirpislik06"nın aktarımıyla duruşmanın baştan sona özeti.
Reza Zarrab'ın Tanık Olarak Dinlendiği Duruşmanın Üçüncü Gününün Tam Özeti
REUTERS

1. bölüm

1- dava başlamak üzere: savcılar ve avukatlar salonda, basın mensupları ve izleyiciler yerlerini aldı. zarrab henüz tanık kürsüsüne çıkmadı.

2- zarrab salona geldi. bugün mahkum kıyafeti değil, koyu renkli bir takım elbise giyiyor.

3- duruşmanın başlaması için bir jüri üyesinin gelmesi bekleniyor. salonda sessizlik hakim.

4- beklenen jüri üyesi de geldi. salondakiler ayağa kalktı. oturum başlamak üzere.

5- zarrab'a ilk soru: neden farklı kıyafet giyiyorsun? zarrab: avukatlarım dün, sayın hakimin müsaadesiyle, farklı kıyafet giyebileceğimi söyledi. ben de onların bana getirdiği kıyafetleri giydim.

6- zarrab, manhattan'da gözaltında olduğu sırada tehdit edildiğini doğruladı. "neden fbı gözetimine alındın?" diye sorulduğunda, "güvenlik sebebiyle. gözaltındayken aldığım tehditler yüzünden." diye yanıtladı.

7- zarrab, iran ulusal petrol şirketi (nıoc) ve naftiran şirketi yetkilileriyle ve bijan alipour, recai adlı iranlı şahıslarla yaptığı bir toplantıyı anlatıyor. (not: bijan alipour, iran ulusal güney petrol şirketi'nin (nısoc) ceo'su.)

8- toplantıya hindistan'dan işadamları da katıldı. toplantıda, hindistan'da toplanan paraların türkiye'ye nasıl aktarılacağı konuşuldu.

9- zarrab yine işlemleri şema çizerek anlatacak.

10- zarrab'a, onur kaya ile yaptığı bir telefon görüşmesinin tapesiyle ilgili sorular soruluyor. (not: onur kaya, zafer çağlayan'ın özel kalem müdürüydü).

11- zarrab: zafer çağlayan ve iranlılar arasında birçok toplantı yapıldı. bu toplantılara ben de katıldım.

12- söz edilen tapede, onur kaya ve zarrab, zafer çağlayan'dan söz ediyor. zarrab, "iran heyetiyle zafer çağlayan'ın katılacağı bir toplantı ayarlayacaktık." dedi. çağlayan ve nıoc, petrol bakanlığı ve sarmayeh bankası yetkililerinin katıldığı toplantılar düzenlediklerini söyledi.

13- zarrab ile dönemin istanbul trafik müdürü arasında gerçekleşen bir telefon görüşmesinden söz ediliyor. zarrab bir toplantıya geç kaldığı için, acil durum şeridini/emniyet şeridini kullanma izni istediğini söylüyor.

14- zarrab, halkbank yetkilileriyle iranlılar arasında gerçekleşen bir toplantıyı anlatıyor.

15- sanık atilla'nın ismi bu noktada tekrar geçmeye başlıyor. zarrab, hindistan'a yapılan ham petrol satışlarından biriken paranın nasıl aktarılacağını görüştüklerini söylüyor. "iranlılar baskı yaptı ve halkbank'tan uluslararası ödemeleri yapmalarına olanak verilmesini istedi" diyor.

16- zarrab yine şema çiziyor. "ilk olarak nıoc'a ait paranın hindistan'dan, halkbank'taki nıoc hesabına getirilmesi gerekiyordu." ardından iran'ın talebi geldi. "nıoc, halkbank'ın uluslararası ödemelere doğrudan aracılık etmesini istiyordu."

17- peki para hindistan'dan halkbank'a nasıl getirilecekti? hindistanlı şirket, halkbank'ta hesap açacaktı. hindistan'da ham petrolü alan şirket, parayı doğrudan halkbank'taki hesaba yatıracaktı. paralar başka bir türk bankasına geçirilecekti. zarrab da parayı bu bankadan alacaktı.

18- zarrab bu ikinci bankadan parayı, altın karşılığında alacaktı, sonra bunları nakde çevirip uluslararası ödemeleri yapacaktı.

19- zarrab, süleyman aslan'ın bu anlaşmayı kabul ettiğini söylüyor. ancak bir koşulu vardı. "halkbank'ta hint şirket adına açılan hesap medya tarafından öğrenilirse, anlaşma çöpe gidecekti."

20- toplantıda konuşulan diğer bir konu: halkbank'ın, iran'ın uluslararası ödemeleri doğrudan yapması için düzenlemeleri esnetmesi. bu talep, az önce sözü edilen bijan alipour'dan gelmişti.

21- süleyman aslan bunun mümkün olmadığını söyledi. zarrab: aslan, iran adına uluslararası ödemelerde aracılık yapamayacaklarını, ancak mevcut sistem üzerinden ödemeleri yapmaya devam edebileceklerini söyledi. "mevcut sistem" dediği bendim.

22- swiss otel'de düzenlenen toplantıya katılan kişilere ait kartvizitler gösteriliyor. isimler arasında kadri kaleli geçiyor. ayrıca aslan ve atilla da katılmış.

23- ekim 2012'de zarrab ile arab turk bank yetkilisi özgür eker arasında geçen bir telefon görüşmesinden söz ediliyor.

24- zarrab, eker ile hindistan'dan türkiye'ye para aktarma meselesini konuştuklarını söylüyor. paranın halkbank'tan arab türk bankası'na (a&t bank) aktarılmasına karar veriyorlar.

25- "para bu bankaya gidecek, oradan sana gelecek, senden de bana gelecek." zarrab şu ifadeyi tekrarlıyor: hindistan'dan paralar halkbank'a; halkbank'tan da arap türk bankası'na gönderiliyor. buradan da zarrab'ın hesabına aktarılıyor, altına çevriliyor ve ticarette kullanılıyor.

26- peki neden farklı bankaya transfer yapılıyor? zarrab: araya başka bir banka sokarak, paranın kaynağını gizlemek için.

27- zarrab, paranın geldiği ülkeler arasında italya ve hindistan'ı sayıyor. "karmaşık" diyor.

28- zarrab: para hindistan'dan halkbank'taki hesaba geçince, halkbank bunu türk lirasına çeviriyor. çünkü arap türk bankası'na türk lirası cinsinden yatırılıyor ve uluslararası bir muhabir banka üzerinden gönderilmiyor.

29- zarrab: para türk lirası cinsinden olduğu için eft olarak gönderiliyordu. böylece halkbank, "bizi ilgilendirmez, istediğiniz kişiye parayı göndeririz" diyebiliyordu. çünkü uluslararası bankacılık düzenlemeleri konusunda bir kaygıları yoktu.

30- zarrab, parayı usd olarak göndermeleri durumunda paranın abd bankacılık sistemlerinden geçmek zorunda kalacağını anlatıyor. euro kullandıkları zaman da avrupa bankacılık sistemine takılacaktı. ama tl olduğu için türkiye'de kalıyordu ve dikkat çekmiyordu.

31- zarrab, arap türk bankası'ndan bu sistem için onay aldıktan sonra, süleyman aslan'a gidip bankanın sistemi kabul ettiğini aktardığını söylüyor.

32-süleyman aslan, zarrab'a, çok büyük bir risk aldığını, içinin rahat olmadığını söylemiş. zarrab: aslan bir şekilde geleceğini garanti altına almak istiyordu.

33- zarrab: aslan'a sürekli uyarı geliyordu. amerika'dan, abd'nin iran'la ilgili işlemlerden duyduğu kaygılarla ilgili uyarılar.

34- zarrab: aslan, para istiyordu. zarrab, aslan'a rüşvet verebilmek için zafer çağlayan'dan onay alması gerektiğini söylüyor.

35- zarrab, aslan'ın "içim rahat değil" demesini "para istiyor" şeklinde yorumluyor ve bankadan çıkıp "sağ kolu" abdullah happani'yi arıyor.

36- zarrab: tıpkı zafer çağlayan gibi bu da para istiyor diyorum. "bu" diyerek, süleyman aslan'ı kastediyor.

37- zarrab, çağlayan'ın zaman zaman, zarrab'ın şirketine ait hesap ekstrelerini bizzat kontrol ettiğini söylüyor.

38- zarrab: çağlayan'ın bilgisi olmadan hiçbir şey yapmayacaktım. zaten biz de çağlayan'dan hiçbir şeyi gizlemedik. onun bilgisi dışında hiçbir şey yapmadık.

39- zarrab, aslan'a rüşvet vermek için neden çağlayan'dan izin alması gerektiğini açıklamak için bunu söylüyor. çağlayan, şirketin banka ekstrelerine baktığı için aslan'a verdikleri paraları da zaten fark edeceğini anlatıyor.

40- zarrab, ziraat bankası ve vakıfbank'ın da bu işlere dahil olmak istediğini anlatıyor.

41- soru: o dönem türkiye başbakanı kimdi? zarrab: recep tayyip erdoğan.

42- savcının bu son soruyu neden sorduğu henüz anlaşılamıyor. ileride soracağı başka soruların zeminini hazırlıyor olabilir veya sadece jüriye dönemin siyasi ortamıyla ilgili bilgi vermeye çalışıyor olabilir.

43- mevzu yeniden hindistan'a dönüyor. arap türk bankası'ndan özgür eker, konunun çözülüp çözülmediğini soruyor. zarrab, çözüldüğünü söylüyor.

44- "el eli yıkar, iki el de yüzü." bu ne demek? zarrab: süleyman aslan, halkbank'tan arap türk bankası'na para göndererek onlara yardım ettiğimizi, buna karşılık, o bankanın da bize yardım etmesi gerektiğini kastediyor.

açıklama: zarrab, "el eli yıkar, iki el de yüzü" sözünü aslan'ın söylediğini belirtiyor.

45- zarrab, para aktarma sisteminde yer alan hintli şirketlerden birinin bharat oil olduğunu söylüyor.

46- sistemin bir de ters versiyonu var: paralar arap türk bankası'na euro cinsinden yatırılıyor, ardından tl cinsinden halkbank'a yatırılıyor.

47- zarrab: sayın başbakan(recep tayyip erdoğan) bu ticaretin başlatılması için onay ve talimat verdi.

48- ifadenin daha geniş hali: "demek istediğim, dönemin başbakanı erdoğan ve hazine müsteşarlığı... bu ticaretin başlatılması için talimat vermişti."

49- zarrab bir telefon görüşmesinde "başbakan ve ali babacan onay verdi" diyor. zarrab: dönemin başbakanı erdoğan (ve babacan) ziraat bankası ve vakıfbank'ın bu işe başlaması için talimat vermişti.

oturuma ara veriliyor...

2. bölüm

1 -zarrab, süleyman aslan ve halkbank ile olan ilişkilerinden ve iran'ın doğrudan ödeme yapma talebinden bahsediyor.

2- zarrab, iranlıların bankaları, ödemeleri doğrudan yapma konusunda ikna ederek kendisini aradan çıkarmasından endişeleniyordu. böyle bir şeyin olmaması için de süleyman aslan ile birlikte çalışıyordu.

3- zarrab, iranlıların bankaları, ödemeleri doğrudan yapma konusunda ikna ederek kendisini aradan çıkarmasından endişeleniyordu. böyle bir şeyin olmaması için de süleyman aslan ile birlikte çalışıyordu.

4- zarrab, erdoğan'ın adını birkaç kez andı ve sistemi onayladığını ima etti. (bu kısım aktaran gazetecinin yorumu: ancak bu bilgiyi, başkalarından duyduğu izlenimi veriyor. dayanaksız bir ifade gibi görünüyor. savunma buna itiraz edebilirdi ancak ifadenin savunma makamıyla ilgisi yok.)

5- zarrab: şemada gösterdiğim sarmayeh bank gibi birçok iran bankasının da halkbank'ta hesapları var.

6- erdoğan'ın onay vermesi konusunda: zarrab, bunu zafer çağlayan'dan öğrendiğini söylüyor.

7- bir telefon tapesinde aslan'ın "sayın bakan ve diğerleriyle birlikteydik" ifadesi var.

8- net olarak anlaşılamasa da "sayın bakan" ifadesiyle erdoğan'ın değil çağlayan'ın kastedildiği düşünülüyor.

9- zarrab, sağ kolu happani'ye "yarın levent'in patronuna iki göndereceğiz. hazır et" diyor. zarrab: levent'in patronu derken süleyman aslan'ı kastediyorum.

10- zarrab: süleyman aslan'a rüşvet vermek, zafer çağlayan'a rüşvet vermekten daha önemliydi çünkü asıl kapı bekçisi aslan'dı.

11- not: tüm bu konuşmalar telefon tapelerinden ve e-postalardan okunuyor. bağlamları tam olarak anlaşılmıyor. bunları destekleyecek diğer kanıtların ne olduğu bilinmiyor. bu kadar uzun konuşması şaşırtıcı. ancak muhabir bunun da, atilla'nın savunma planının parçası olduğunu söylüyor

12- muhabir: zarrab bu kadar şey anlatırken, aslan'a, çağlayan'a, erdoğan'a, babacan'a, vs. çamur atarken atilla'nın adı çok az geçiyor. 10 saattir ifade verdiği halde atilla'nın ismi tahminen 4 kez geçti.

13- zarrab, işlemlerde aradan çıkarılmaktan endişelendiğini anlatıyor.
zarrab: iranlıların verdiği uluslararası para transferi talimatlarını ben yerine getiriyordum ve iranlılar bunu doğrudan halkbank'ın yapmasını istiyordu. halkbank buna razı gelirse, ben ekarte edilecektim.

14- atilla'nın avukatı cathy fleming, sunulan yeni tapelere, e-postalara, vb. sürekli itiraz ediyor ancak yargıç bunları kabul ediyor. avukat ileride olası bir temyiz için zemin hazırlıyor.

15- zarrab'ın şirketine ait bir iç muhasebe kaydı gösteriliyor. belgede iran ticaretiyle ilgili ödenen ve alınan paralar gösteriliyor. görünüşe göre yaptırımları atlatmak sanıldığı kadar kârlı bir iş değilmiş, zira kârın %50'si zafer çağlayan'a gitmiş.

16- başka bir ödemede, 2 milyon euro'luk tutarın karşısında "nakit" ifadesi ve süleyman aslan'ın isminin baş harfleri var.

17- zarrab, çok fazla rüşvet ödediğini, kimi zaman ödemeyi yanlış kişilere veya yanlış tutarlarda yaptıklarını söylüyor.

18- ödemelerin birinde saatten bahsediliyor. zarrab’a soruyorlar ne saati diye ben bir sürü saat aldım diyip geçiştiriyor.

19- başka bir ödeme de 2 milyon euro tutarında süleyman aslan adına yapılmış. adının baş harfleri var .

20- zarrab, kimi zaman aslan'a ödedikleri rüşvetlerle çağlayan'a ödedikleri rüşvetleri birbirine karıştırdıklarını söylüyor. zarrab'ın kendi hesabından çağlayan'a 3 milyon fazladan ödediği belirtiliyor (para birimi belirtilmemiş).

21- zarrab, atilla'ya kesinlikle rüşvet vermediğini söylüyor. "bakana veriyordum zaten rüşveti, başkasına da niye vereyim ki" ayrıca, atilla da talep etmedi diyor.

22- zarrab'ın halkbank'da yaptığı görüşme(toplantı) konusuna dönüldü, ıran'ın parasını türkiye'ye aktarma hususunda;
soru: bu sistemi başka ülkelerde de yapmayı denediniz mi?
cevap: evet.
soru: hangi ülkeler?
cevap: örneğin çin.

23- zarrab'ın çalışanı rüçhan bayar'ın gönderdiği bir e-posta değerlendiriliyor. eylül 2012'de gönderilmiş. türkiye'deki sistemin çin'de de kurulması için zarrab'a sunulan bir bilgi raporu veya özet. atilla'nın avukatı bunun "dayanaksız ve şayia olduğu" gerekçesiyle itiraz ediyor.

24- zarrab, çağlayan'a yaptığı ödemelerden birinin "kol saati" olarak sunulduğunu anlatıyor. 2013'te gündeme gelen malum kol saati olup olmadığı konusunda bir açıklama yapmıyor.

25- zarrab, raporda, aynı sistemi çin'de de kurmak için şirket kurma fikrinden bahsedildiğini söylüyor.
soru: çin'de hiç şirket kurdun mu?
zarrab: evet.

26- zarrab, bankaların, yaptığı işlemlerin iran'la ilgili olduğunu fark ederek kendisinin çin pazarına girmesini engellediğini söylüyor.

soru: çin'de işlerin durdurulana kadar ne kadar süre faaliyet yürüttün?
zarrab: birkaç ay.

öğle arasına gidildi. tsi 22:00'da devam edilecek...

3. bölüm

1- oturuma verilen ara sona erdi ancak zarrab henüz tanık kürsüsünde yok. gecikme olabilir.

2- zarrab geldi. jüriyi bekliyoruz en son hakim gelecek.

3- oturuma devam ediliyor. savcı, çin'le ilgili işlemlere ilişkin sorular soruyor.

4- yine bir e-postadan bahsediliyor. zarrab'ın çin'de kurduğu şirket ve çin'deki bankalara yazdığı bir mektup taslağı hakkında konuşuluyor.

5- savcı: e-postadaki metin, çin'de yaptığın işlerle mi ilgili?
zarrab: evet, iran'ın ticaretiyle ilgili.

6- zarrab, çin'deki işlemlerin türkiye'den daha sıkıntılı olduğunu çünkü iran'la ilgili işlemler konusunda çinlilerin gergin olduğunu söylüyor.

7- zarrab, içişleri bakanının(muammer güler) oğlu ile irtibat kurduğunu söylüyor.

8- zarrab, dönemin içişleri bakanı muammer güler'in oğlu barış güler'den yardım istediğini söylüyor.

9- barış güler, o dönem zarrab'ın şirketinde danışmanlık yapıyordu.

10- zarrab: muammer güler'e benim için çin'deki bankalara referans mektubu yazdırması için barış güler'e 100 bin dolar verdim.(kaynak reuters deniyor ben twitter'da haber siteleri dışında duruşmayı aktaran gazetecilerden böyle bir şey okumadım)

not: bu 100 bin doların belgesi


11- zarrab, barış güler ile bire bir görüşmeler yaptığını, telefonda konuştuğunu ve whatsapp üzerinden mesajlaştığını söylüyor.

12- zarrab ile rüçhan bayar arasındaki bir telefon görüşmesine ait tapeden söz ediliyor.

13- zarrab'ın aktardığına göre rüçhan bayar kendisine, çin bankasında irtibat kurdukları kişinin, "halkbank'ta yaptıkları işin aynısını çin'de yapmalarına kesinlikle izin vermeyeceğini" söylemiş.

14- nihayetinde, bu işi (çin'de iran'la ilgili ticari işlemleri yapmayı) kotarmak için, bu ülkede süleyman aslan'a benzer bir pozisyonda olacak olan çinli yetkiliye rüşvet vermeleri gerektiğine karar verdiler.

15- özetle, çin'in, iran'la altın ticareti yapılmaması konusunda türkiye'den daha sorumlu davrandığı anlatılıyor.

zarrab: (çinliler) para ticaretinin iran'la ilgili olduğunu anlar anlamaz ticareti durdurdular.

16- salondaki tercümanlardan biri biraz sorunlu ve tercüme sırası ona geldi. bu tercüman dün de mevzu olmuştu. zarrab, tercümanı sık sık düzeltiyordu, vs.

17- zarrab'ın sahibi olduğu royal maritime şirketinden bahsediliyor.

18- zarrab'a ait royal maritime şirketinin işlemlerini anlatan bir belge inceleniyor. zarrab işlemleri ve ihracat sürecini anlatıyor. ancak muhabirin aktardığına göre tercüman yüzünden anlatılanları anlamakta zorlanıyorlar.

19- zarrab: elimize ulaşan para tutarına eşdeğer miktarda altın ihracatı yapmamız gerekiyordu. isterseniz şema üzerinde gösterebilirim. hakim, şema önerisini reddediyor.

20- atilla'nın avukatı cathy fleming yine "şayia ve dayanaksız" olduğu gerekçesiyle ifadeye itiraz ediyor.

21- atilla'nın avukatı fleming, bağlantılar ve belgelerin doğrulanması konusunda itirazlar yöneltiyor. ama bu itirazları daha çok ileride yapılacak bir temyiz başvurusu için yerine getirdiği formaliteler olarak değerlendiriliyor.

22- yeni bir tape kanıt olarak sunuluyor. kenara not: atilla'nın avukatı tüm bu tapelerin kanıt olarak kabul edilmesine itiraz ediyor. bu nedenle tapeler, doğrulanma işlemine tabi tutulmak üzere kabul ediliyor (bunlarla ilgili çapraz sorgu yapılabilir).

23- en son tape, zarrab ile levent balkan arasındaki bir görüşmeden. hsbc bankasındaki bir işlemden bahsediliyor.

24- zarrab, bu işlemin iran ticaretiyle ilgili olmadığını söylüyor. atilla'nın avukatı, bunun davayla ilgisiz olduğu gerekçesiyle itiraz etti.

25- soru: süleyman aslan'la whatsapp üzerinden neleri konuşuyordunuz?

zarrab: genel olarak, hassas konuları, özel konuları ve önemli konuları whatsapp üzerinden konuşuyorduk.

26- süleyman aslan'ın zarrab'ı, altın ticaretiyle ilgili yaptırımlarda yapılan değişiklikler konusunda bilgilendirdiğinden bahsediliyor.

27- savcı, whatsapp yazışmalarını kanıt dosyasına eklemek istiyor. atilla'nın avukatı itiraz ediyor ve "sidebar" talep ediyor. (sidebar: avukatların itirazlarını hakimle, jürinin duyamayacağı şekilde konuştuğu alan. yargıç kürsüsü önünde bulunuyor.)

28- atilla'nın avukatı fleming, yargıç berman ile özel olarak konuşacağı için 5 dakika ara verilecek.

29- yeniden savunmaya dönülüyor: savcılar, zarrab ile atilla arasında geçtiği söylenen, iran'la ilgili bir telefon görüşmesinin ses kaydını kanıt olarak sunmak istiyor.

30- görüşme kaydı dinlendikten sonra tapesi de kanıt olarak sunuluyor.

31- zarrab, görüşmede atilla'nın "iran'dan gönderilen paraların ve bu paraları gönderen şirketlere ait ortaklık yapısını gösteren evrakların halkbank'a gönderilmesi lazım" dediğini anlatıyor. savunma, çeviriye itiraz ediyor, konunun "hissedarlarla" ilgili olduğunu söylüyor.

32- savcı, süleyman aslan'ın gönderdiği bir mesajı yeni bir kanıt olarak sunuyor.

33- not: az önce sözü geçen ses kaydı mahkeme kayıtları arasına girdiği için erişime sunulacak.

34- mesajda aslan, altın ticaretinin sona ereceği konusunda bir uyarı yapıyor, "gıda, ilaç ve benzer mallara yönelik devasa bir talep var." diye yazıyor.

35- zarrab, "defalarca hakan atilla'ya yardım ettik, o da bize yardım etti." diyor. atilla'nın 2013'te iran'la ticarette kullanılacak bazı "resmi evrakların" onaylanmasına yardımcı olduğunu söylüyor.

36- arka plan bilgisi: açılış konuşması sırasında savcılar, halkbank'ın bir noktada altın ticaretine son verdiğini ve iran'la yapılan işlemleri insani yardım olarak göstermeye başladığını söylemişti.

37- zarrab, altın ticaretinin nasıl sonlandığını anlatıyor.
soru: bu durumda ne yapmak zorunda kaldınız?
zarrab: nisan 2013'ten itibaren yeni bir yöntem, yeni bir sistem bulmamız gerekiyordu.

38- zarrab, happani ile yaptığı bir telefon görüşmesini anlatıyor. zarrab, happani'ye, "adam bize sahte evrak vermemizi söylüyor" diyor.

39- yine zarrab ile happani arasında başka bir telefon görüşmesine ait tapeye geçildi.

40- halkbank "gıda ticareti işlemlerine başlayın" dediği için, zarrab da happani'ye "gıda ticareti işlemlerine başlamamız lazım" diyor.

41- zarrab'a ait royal group'a bağlı volgam şirketinden bahsediliyor.

42- zarrab ile süleyman aslan arasında geçen bir whatsapp yazışması: "sayın genel müdürüm, gıda işini bugün başlattım" diyor. zarrab, "yani, gıda ticaretini başlatmış olduk" diyor.

43- zarrab, gıda ticaretinin başladığını ancak fiili olarak gıda gönderilmediğini söylüyor.

44- savcılar, zarrab ile atilla arasındaki ikinci bir telefon görüşmesine ait ses kaydını sunuyor.

45- telefon görüşmesi nisan 2013 civarında yapılmış (zarrab tarihi tam olarak hatırlamıyor). zarrab, görüşmenin, atilla'nın bahsettiği, iran'la gıda ticaretine aracılık etme mevzusu hakkında olduğunu söylüyor.

46- zarrab, telefon kaydında, "gıda işi, altın işinden biraz farklı" diyor. "hakan atilla, süleyman aslan'la yaptığım görüşme sonrasında gıda ticaretinin başlatılacağını biliyordu. ancak ben atilla'ya, gıda ticaretinin daha farklı yapılacağını anlatmaya çalışıyordum."

47- soru: nasıl?
zarrab: altınla iş yaptığınızda, türkiye'den mal ihraç ediyorsunuz. ama gıda işinde, dubai üzerinden transit olarak iran'a gönderiliyormuş gibi gösterilecektir.

48- zarrab, görüşmede, atilla'nın, fiili olarak bir ticaret yapılmayacağından haberdar olmadığını söylüyor. görüşmede bunu anlamaya çalışıyormuş.

49- "fiili olarak herhangi bir mal gönderilmeyeceği söyleniyor. zaten bu işi akreditif mektubuyla yapmamızın da imkanı yoktu." diyor.

50- görüşmede atilla, "bunu bir inceleyeyim reza bey, dürüst olmak gerekirse bu yapı benim düşündüğüm gibi değil" diyor.

51- zarrab: gittim, süleyman aslan'a, hakan atilla ile konuştuğumu ve atilla'nın konuyu tam olarak anlamadığını söyledim. (muhabire göre bu, atilla'nın işine yarayacak bir bilgi olabilir.)

52- zarrab, süleyman aslan'ın bu işlemlerin önünü açılması için talimat verdiğini düşündüğünü söylüyor.

53- abdullah happani ile zarrab arasında başka bir telefon görüşmesi. zarrab, süleyman aslan ile yaptığı görüşmenin özetini happani'ye aktarıyor.

54- ahmet alacacı'nın hesabının kapatılmasından söz ediyorlar. alacacı, iran'la altın ticareti önerisini ilk getiren kişiydi. ancak, artık zarrab ve alacacı rakip haline gelmişti. zarrab: başlarda onun şirketlerini kullanıyordum, daha sonra iran'la tek başına iş yapmaya başlamıştı.

55- zarrab: bu nedenle, süleyman aslan ile, alacacı'nın hesaplarının kapatılması mevzusunu görüştüm.

56- telefon görüşmesinde, zarrab, bir pürüzü giderdiğini söylüyor. zarrab: daha önce dediğim gibi, hakan atilla bu konudan haberdar değildi. [...] ben de konuyu süleyman aslan ile görüştüm ve çözdüm."

57- zarrab, süleyman aslan'ın, kendisinin yanında atilla'yı aradığını ve işini halledeceğini söylediğini anlatıyor.

58- zarrab ile hakan adında, farklı bir halkbank çalışanı arasındaki bir telefon görüşmesinin tapesi getiriliyor.

59- not: oturum bugünlük sona ermek üzere. başlangıçta zarrab'ın ifadesinin cuma günü bitmesi bekleniyordu. ancak henüz doğrudan sorgulama bitmedi, ardından çapraz sorgu var, doğrudan sorgu ve çapraz sorgu tekrarlanabilir. yani zarrab'ın ifadesi yarın bitmeyecek gibi görünüyor.

60- hakim berman "hamama giren terler" diye espri yapıyor.

61- abd'nin yaptırımlarıyla altın ticaretinin nasıl kesildiğinden bahsediliyor. acil eylem planları konuşuluyor.

62- son olarak zarrab, gıda ticareti ödemeleri için önerilen yeni planı memnuniyetle kabul ettiğini anlatıyor.

bugünkü duruşma sona erdi.

Önceki duruşmalarda neler olmuştu?