Rocky'deki Ivan Drago'nun Her Şeyiyle Hakiki Bir Sporcu Olması

Hepimiz Drago'yu direkt şeytan olarak hatırlıyoruz ama düşününce işin başka bir boyutu da var.
Rocky'deki Ivan Drago'nun Her Şeyiyle Hakiki Bir Sporcu Olması

evet, bugün burada yıllardır devam eden bir yanlış anlamayı tartışmak üzere toplandık.

rocky iv filminde dolph lundgren’in canlandırdığı rus boksör ivan drago’yu herhalde herkes hatırlar. kendisinin hollywood yapımcıları tarafından “şeytanın yeryüzündeki gölgesi” niteliğinde bir anti-hero olarak tasarlandığı ve kitleler tarafından bugün bile böyle hatırlandığı da açıktır. peki, acaba kendisi gerçekten çok kötü, gaddar bir insan mıydı, yoksa sadece işini yapmaya çalışan başarılı bir sporcu mu? ben ikinci önermenin doğru olduğunu düşünüyor ve şu tespitlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

1. öncelikle ivan drago gerçekten çok başarılı bir sporcudur

amatörde dünya ağır siklet boks şampiyonudur ve bu kulvarda yaptığı maçların tümünü kazanmıştır. artı yumruk gücü en ileri düzeydedir. rakam vermek gerekirse, ortalama bir ağır sikletin yumruk gücü 700 psi (pound force per square inch) seviyesinde iken kendisinde bu değer 1800 psi'ye tekabül etmektedir.


2. kendisi tam bir sporcu gibi yaşamaktadır

alkolü, sigarayı geçtim, dikkat edin film boyunca ivan drago'nun fazla kalorili bir şey yediğine ya da idmanlarını azıcık aksattığına bile şahit olamazsınız. eş seçimi de drago'nun sporcu yaşam konusundaki hassasiyetini gösteriyor, zira kendisi yüzme dalında olimpiyat şampiyonu olan ludmilla vobet drago ile evlidir.


3. ivan drago efendi bir kişilik ve centilmen bir sporcudur

film boyunca en ufak bir lakayıtlığı yoktur, türkiye'de olsa "adam gibi adam" diye anılacak birisidir. aynı zamanda kendisi rakiplerine de asla saygısızlık yapmamakta, onları aşağılayacak hareketlerde bulunmamaktadır. apollo creed'in bütün tahriklerine karşı ne ona ne de azgın amerikan seyircisine karşı hiçbir centilmenlik dışı harekette bulunmamıştır.


4. burada tabi apollo'nun ölümüne yol açan o elim maç akıllara gelebilir

ancak burada da drago'nun bir suçu yoktur. fair-play'in birinci kuralı "kazanmak için oyna"dır ve o da bunu yerine getirmeye çalışmıştır. burada suç, çok güçlü yumruklar almasına rağmen maçı bırakmayan ya da kendisini yere atmayan apollo'nun ve duke'un ısrarlı bağırışlarına rağmen ringe havluyu atıp maçı durdurmayan rocky'nindir.


5. drago hocalarına karşı da çok saygılıdır

gerçek bir sporcuya yakışır şekilde onların bir dediğini iki etmemekte ve onları bir yol arkadaşı olarak görmektedir. dikkat edilirse film boyunca onlara en ufak bir saygısızlığı ya da itimatsızlığı olmadığı gibi, kendi yerine onların konuşmasına da asla ses çıkarmamaktadır. oysa boksörlerin büyük ego sahibi oldukları ve hep göz önünde olmak istedikleri bilinir.


6. ivan drago'yu kötü gösterenler büyük oranda sovyet politbüro üyeleri olmuştur

onun başarısından siyasi malzeme çıkarmaya çalışan bu insanlar işin spor boyutundan çıkıp politik kavga haline gelmesine sebep olmuşlardır. drago ise bu kişilere rocky ile maçının son raundu öncesinde gereken mesajı verecek ve sporun siyasi mücadele için değil, dostluk için olduğunu adeta haykıracaktır.


işte gerçekler bu yönde. ivan drago tam atatürk'ün istediği gibi zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklı bir karakter. bakalım ortaya koyduğumuz bu realitelerden sonra hala bu gerçek sporcuya hakaretler, nefret söylemleri devam edecek mi?

Yüzüklerin Efendisi Evreninde Kötülerin Aslında Haklı Olması

Sömürü Sonucu Elde Edilen Yaşamsal Bir Tehdit, Galaksi Barışının Tek Düşmanı: Voltron

Bizim Aile Filmindeki Saim Bey'in Aslında O Kadar da Haksız Olmaması

Büyük Orta Dünya Projesinin Kirli Mimarlarından, Profesyonel Bir Savaş Kışkırtıcısı: Gandalf