Sadece Sobalı Evde Büyümüş Çocukların Anlayabileceği Şeyler
Pazar banyosunu yaptıktan sonra sobanın arkasında kıyafetlerini ısıtarak giyinmeyenlerin asla ama asla anlayamayacağı şeyler. Doğalgaz falan tabi güzel ama insan sobanın üstüne kızartılmış ekmeğin tadını aramıyor da değil. İşte o güzel dönemlere dair hatırlananlar.
Sadece Sobalı Evde Büyümüş Çocukların Anlayabileceği Şeyler

Evdeki her detaya hakim olmak

sobali evde buyuyen cocuk babasinin askerlik anilarini bilir, dinlemistir cunku kışın misafirlerle ayni odada otururken, dedesinin kac kez osurdugunu bilir cunku baska siginacak oda yoktur yemekten sonra. acik oturumlari izler siyaset ogrenir kumanda babanin elindeyken ya da kanal degistirmeye gider baba sobanin basinda mayismisken. sobaya ne en yakin ne de en uzak noktasinda oturmayi sever kendi yeri vardir rahatça mayistigi, hayal kurdugu. odun bitince sobaya odun getirmek erkek isidir baba cikmiyorsa erkek cocuk cikar o sogukta, karanlikta bahceden odun almaya. 

(bkz: selam olsun o gunlere)

Diğer odalar daima soğuktur

soğuktan kıçı donan çocuktur.odana gider kafanı dinlemek istersin kıçın donar,banyoyaya girersin kıçın donar,tuvalete gidersin kıçın donar,mutfağa atıştırmaya gidersin kıçın donar.kül dökersin,kömür taşırsın,odun kırarsın.sobanın yanına gidersin çok sıcak olur,uzağına gidersin çok soğuk olur.tek güzel yanı sobanın üstünde kestane kebap yapmaktır.

(bkz: allah kurtarsın)

sobanın üzerinde kızaran ekmeklerle pişen kestanelerin tadını bilen ve özleyen kişidir.

Tısss sesini duymak kadar zevklisi yoktu

sobanın üzerine bırakılan tükürüğün kıpraşmasını izlemiş çocuktur.

sobanın üzerindeki çaydanlığın suyunu sobanın üzerine damlatıp, o damlaların deli gibi hareket etmesinden zevk alır.

kendimden biliyorum.

banyo yaptıktan sonra saçından düşen su damlalarını sobanın üzerinde dans ettirir bu çocuk. o cıssssss cısssssss sesi, su damlalarının sağa sola kaçışı.. sıkıysa kaloriferli evde büyüyen yapsın bunu bakalım?

geceleyin yorganı sımsıkı örtmüşken, soba da az ötede çıtır çıtır yanarken, yattığı yerden sobadan tavana yansıyan turuncu ışığın tavanda dans edişini izlerken, türlü türlü hayaller kurarak uyuyakalmış çocuktur.

sobanın borusunda bulunan, çamaşır kurutma tellerine asılı olan okul önlüğünün kurumasını beklemiş çocuktur

sobanın küllerini temizlemek için kullanılan maşayla dayak yemiş çocuktur...

salonun ortasına konan leğenin içinde yikanmiş cocuktur .

sabahları yataktan çıkmak istememenin ne demek olduğunu iyi bilendir.

-kışın ayakkabıları ıslanınca ayakkabılarını sobanın arkasına koyup kurutmasını becerebilen,

-annesinin 10 kere söylemesi üzerine her türlü çöpü (çerez kabuğu, kullanılmış gazete, poşet vs.) çöpe atmayıp biriktermesi gerektiğini bilen,

-mis gibi kızarmış ekmeğin üstüne ekmek soğumadan tereyağı sürmenin keyfine erişebilen,

ancak tüm bu güzelliklere rağmen; büyüyünce annesini ve babasını sobalı evde oturmaktan kurtarmaya karar vermiş bir çocuktur.