Saklandığı Bölmede Yazdığı Günlüklerle Yahudi Katliamının Sembolü Olan Küçük Kız: Anne Frank

14 yaşında Hollanda'da bir evin gizli bölmesinde Yahudi soykırımından saklanırken yazdığı günlüklerle adını tüm dünyaya duyuran Anne Frank'in hayatının kısa öyküsü.
Saklandığı Bölmede Yazdığı Günlüklerle Yahudi Katliamının Sembolü Olan Küçük Kız: Anne Frank

anne frank 12 haziran 1929'da yahudi bir anne babanın cocugu olarak frankfurt am main'da dogmustur.

1933'te nazilerden kacarak ailesiyle birlikte amsterdam'a gelir. nazi askerlerinin 1940'ta hollanda'ya saldırıp işgal etmelerinden, ayrıca 1942'de yahudi halkı icin agır yaptırımların uygulanmaya baslamasından sonra, frank ailesi dostlarıyla birlikte amsterdam'ın prinsengracht semtinde bir arka eve saklanırlar. 

bu insanlar agustos 1944'de naziler tarafından tutuklanıp auschschwitz'e götürülürler. anne frank mart 1945'te bergen-belsen'de ölür ve ölüm tarihi belli değildir.

ölümünden sonra 12 haziran 1942'den 1 agustos 1944'e kadar tuttugu anı defteri kitap haline getirildi. 

Anne Frank'in yazdığı günlüklerin kitap haline getirilmesindeki aslan payı, ailenin katliamdan tek sağ kalan ismi baba Otto Frank'e ait


Katliamda saklandıkları evi yıllar sonra ziyarete gelen Otto Frank

savas bitimi hayatta kalan baba , ölmüş kızının günlüklerini okur ve kızının bu günlükleri savas bitiminde kitap haline getirmek niyetinde olduğunu görür. 

bu isteğini hayata geçirmek için günlükleri biraz düzenler , bazı zarar görebilecek isimler değişir günlükte.ve bu sekilde yayimlanır.

artık günümüzde cıkan baskılarda sahte isimler yerine insanların gercek isimleri kullanılmakta.

Asıl adı ''Het Achterhuis'' olan kitabı, kitapçılardan ''Anne Frank'in Hatıra Defteri'' adıyla satın alabilmek mümkün

Sözlük yazarı ''aselbanincini'' kitabı şöyle yorumlamış:

hakkında şu şekilde çiziktirdiğim kitap,

anne frank bugün hayatta olsaydı savaş yüzünden acı çeken bütün insanlar için ama özellikle çocuklar için iyi işler yapıyor olurdu. sıkça belirttiği gibi sadece bir ev kadını olmayacağına bahse girerim.

küçücük bir kız çocuğu, yahudi ve ailesiyle birlikte hollanda'da yaşıyor. doğum gününde gelen hediyeler arasında bir günlük var. daha hediyesini aldığı gün yazmaya başlıyor anne. okul arkadaşlarını, ailesini, sevdiği çocuğu anlatır. çoğunlukla mutlu, ergenlikten gelen gel gitlere sahip, sıradan bir kız.

sonra aniden işler değişir. çünkü saklanmak zorundalar. çünkü onlar yahudi. okula gidip her şeyin normal yaşandığı bir haftanın ardından aniden saklanmak zorunda oldukları başka bir haftaya geçiş yapmanın o yaştaki bir kız çocuğunda yaratacağı travmayı düşünün. pazartesi olduğunu ve artık işe ya da okula, nereye gitmeniz gerekiyorsa gidemediğinizi hayal edin. bunun yerine tüm dünyadan saklanmanız gerektiğini…

günlüğünde artık saklandıkları ve çok uzun zaman yaşayacakları evi anlatır. iki katlı bu evde sekiz kişi iki yıl kadar bir süreyle hiç dışarı çıkmadan, pencereden sızan gün ve ay ışığına öykünerek yaşama savaşı verirler.

yaşamak için gerekli olan yiyecek v.b. ihtiyaçlarını dışardan getirerek yardım etmeye çalışan birkaç dostları dışında yapayalnız bir hayata başlarlar. anne günlüğünü yazmaya devam eder. başlangıçta yalnızca kendi ruh halini anlatır, evdeki diğer insanlar hakkında pek bilgi vermez. sonra bir gün radyoda savaş sırasında yazılan anıların ileride tarihi kayıt altına aldıkları için önemli olacağı anonsunu duyar ve bir kitap yazmaya karar verir. günlüğü dışında hikâyeleri de vardır ve en büyük hayali bunları yayınlamaktır.

evin diğer sakinleriyle iletişimi, anne ve babası hakkındaki hisleri, kendini nasıl da yalnız ve çaresiz hissettiği ve yine de mutlu rolünü ne kadar iyi oynadığını kanınızda hissetmenizi sağlıyor anne. çünkü o yaştaki bir kız çocuğunun aklına geldiği gibi, hiçbir filtreye başvurmadan ve duygularının referansıyla yazdıklarını okuyoruz. günlüğüne ilk başladığı sıralarda ortada henüz bir savaş bile yokken, bu yaşta bir kız çocuğunun yazdıklarını kim okur ki, eminim kimse için bir şey ifade etmeyecek der kendi kendine.

anne frank'in günlüğü bugün dünyada en çok satan kitaplar arasında. sadece bunu düşünmek bile kocaman bir huzur veriyor. bu küçük kalbin tarihin bir köşesinden çıkıp gelen sesine kulak verin, konuşun onunla.

Ayrıca Anne Frank ve ailesinin Hollanda'da saklandığı ev ''Anne Frank Huis'' adında bir müze haline getirilmiş

iStock.com / pidjoe
Foursquare

1960'da kapılarını halka açarak milliyetçilik, ayrımcılık kavramlarının, ötekileştirmenin, savaşın gerçek ve çirkin yüzünü insanlara gösteren amsterdam müzesi.

anne frank'in babası otto frank tarafından ikinci dünya savaşı sırasındaki yahudi soykırımı'ndan korunmak amacıyla inşa edilmiş; ancak, ne yazık ki, soykırım sonrasında bay otto hariç ailenin tüm fertleri yaşamını yitirmiştir.

uzun kuyruk sonrası müze haline getirilen binaya girdiğinizde eskiye dair izleri görmek mümkün değil. bu yüzden de müze içerisi gerek görsel malzelemelerle gerek dinletilerle zenginleştirilmiş. anne'nin babası otto, annesi edith frank ve kardeşi ile yaşadığı the secret annex'de anne bir günlük tutuyor ki yıllar sonra dünyaya seslerini duyuran da bu oluyor, babasının uğraşılarının yanında.

velhasılıkelam, amsterdam'a yolunuz düşerse insanlık için ziyaret etmeden geçmemeniz gereken bir yerdir, anne frank'in evi.

gittiğimde evde eşyaların da olacağını ummuştum, boş bir evle karşılaşmak şaşırttı doğrusu, ama hiç hayal kırıklığı yaşamadım. 

evdeki loş karanlık, sessizlik, kapatılmış pencereler, kütüphaneden geçilen gizli geçit, burada fark edilmesinler diye çıt çıkarmadan korku içinde yaşayan iki ailenin izlerini taşıyordu. ve beni en çok hüzünlendiren duvarda çocukların boyunun ölçülmesi sonucu kalmış işaretler.

Bonus: Anne Frank'in çok kısa süre de olsa göründüğü tek videosu

Anne Frank, komşu kızının evlenmesini evinin penceresinden takip ederken (22 Temmuz 1941)