Şeyma Subaşı'nın Olay Yaratan Bol İngilizceli Röportajına Ekşi Sözlük'ten Gelen Tepkiler
Acun Ilıcalı ile evlilik hazırlıkları yapan Şeyma Subaşı'nın, Hürriyet'ten Onur Baştürk'e verdiği röportajdaki sosyallikten namaz kılamadığını anlattığı ve bol İngilizceli bölümleri sosyal medyada ve Ekşi Sözlük'te gündem oldu.
Şeyma Subaşı'nın Olay Yaratan Bol İngilizceli Röportajına Ekşi Sözlük'ten Gelen Tepkiler


Öncelikle röportajın ilgi çekici bazı bölümleri

“bütün amacı buydu, bak sonunda evleniyor” diyenler olacaktır. onlara bir mesajın olacak mı?

- “okey”im ya! öyle düşünsünler. daha iyi....


eğer boşanma olmasaydı bu ilişkiye yine de devam eder miydin?

- “no way!” asla. zaten sonundaydık, boşanma olacak ya da olmayacaktı.


instagram’ından gördüğüm kadarıyla gerçekten sıkı seyahat ediyorsun...

-...bir sürü özel partiye davetliydim ama hiçbirine gitmedim. kendi grubumla kaldım. “oraya da gidip kendini göstermelisin şeyma” koşturmacasından “ı’m done!” yani. gerçek eğlencedeyim artık. “show off” değilim.


“insanlar bana karşı önyargılı olmak konusunda haklı” dedin. neden öyle düşünüyorsun?

-...e haklı, ben de paylaşıyor, durmuyorum. önyargıya “okeyim” yani. hepimiz ilk başta yapıyoruz....


acunla aranızdakileri hep içinde mi tuttun?

-evet. gece yatakta çok ağladım. namaz kılarken çok ağladım. şu an tabii bu sosyallikte kılamıyorum. allah affetsin diyelim, içimizi biliyor... hayatta hiçbir zaman “şu olsun” diye dua etmedim. “hayırlısıyla” dedim hep.



Ekşi Sözlük'ten gelen tepkiler ise şöyle

--- spoiler ---

psikoloğa çok eskiden gittim, 6 yıl önce. o da komik. gittiğim zaman ağlayarak çıkıyordum, “acunnn” diyerek... çünkü psikologla konuştukça, “yanlış bir şeye devam ediyorsun şeyma”ya geliyordu olay! psikolog dediğin tamamen mantık. o yüzden kapıdan çıkınca “ben ne yapıyorum?” diyordum. sonra hiç gitmedim bir daha.

--- spoiler ---

özet: "psikolog mantıklı şeyler söyleyip beni üzüyordu, o yüzden bir daha gitmedim"

ahahahahasffjghkşl neyse ben bir şey demiyorum :)


şeyma bile dini sömürüye başladığına göre, ülke olarak kendimize reset atmamız gerektiği çok açık değil mi ey iman edenler?


ben de iş görüşmelerinde böyleyim. söylemem gereken şeyler var, doğru olmasa da iyi bir izlenim bırakmak adına, ama bir türlü laf açılmıyorsa ilk bulduğum araya sıkıştırıyorum; namaz kılarken çok ağladım gibi.

sonra bakıyorum ki oturmadı veya bana sorun çıkartacak veya anlaşılacak aslında öyle olmadığı; sosyalikten artık kılamıyorum benzeri bir cümle ile sıvıyorum.

sorgu melekleri sorar: ey şeyma subaşı neden namaz kılmadın?

şeyma subaşı: çok sosyaldim vakit yok

ulan islam tarihinde böyle bir bahane yok amk.


ülkenin özeti mahiyetinde bir röportaj vermiş. kendisini tebrik ederim.

namaz kılan bir insan, niye namaz kıldığını belirtme ihtiyacı hisseder? çok merak ediyorum. mesela namaz kılıp bunu belirttiğinde ne oluyor? ne değişiyor? daha mı çok sevaba giriyorsun?

bir soruya verdiği "no wayyy" cevabını okuduktan sonra şuan evime ambulans cagirdim, beynim yanmış olabilir tomografi çektiricem.

Röportajın tamamını buradan okuyabilirsiniz.