Sivrisinekler Ortadan Kaldırılsaydı Doğada Ne Gibi Değişiklikler Olurdu?
Sivrisinekler, yaz aylarında insanı çıldırtmak için oldukça yeterli bir sebep. Peki insanlar açısından görünürde ısırmaktan başka bir faaliyeti olmayan bu türü ortadan kaldırmak gibi bir şansımız olsaydı işler insanlık için daha iyi olur muydu?
Sivrisinekler Ortadan Kaldırılsaydı Doğada Ne Gibi Değişiklikler Olurdu?
iStock


sıtma, her yıl dünya çapında 247 milyon insanı enfekte eder ve yaklaşık bir milyonunu öldürür. sivrisinekler, sarı humma, dang humması, chikungunya virüsü ve batı nil virüsü gibi hasatalıkları yayarak, çok büyük bir sağlık ve mali yüke neden olurlar. 

peki onlar hiç olmazsa neler olurdu? onları özleyen birileri olur muydu? 

doğa bu soruyu, ekolojide uzmanlaşmış bilim insanlarının önüne getirerek, bazı şaşırtıcı cevapları ortaya çıkardı.

3.500 tane adlandırılmış sivrisinek türü vardır. hemen hemen her kıtada ve habitatta yaşarlar ve çok sayıda ekosistemde önemli işlevlere sahiptirler.

bir böcek bilimci olan jittawadee murphy'e göre, sivrisinekler yeryüzünde 100 milyon yıldan fazla bir süredir varlar ve çok fazla türle birlikte evrim geçirdiler. bir sivrisinek türünün silinmesi, geriye avcısı olmayan bir yırtıcı hayvan ya da tozlaştırıcısı olmayan bir bitkiyi bırakabilir. yani dengeyi bozabilir.

böcek, örümcek, semender, kertenkele ve kurbağanın birçok türü de birincil besin kaynağını kaybederdi. diğer yandan yayınlanan bir çalışmada, araştırmacılar, bölgeye mikrobik bir sivrisinek kontrol edici olan bir madde püskürtülerek camargue, fransa'daki bir parktaki ev kırlangıçlarını gözlemlediler. püskürtme sonrası kuşların yuva başına ortalama iki yavru ürettirken, bu sayı kontrol bölgesindeki kuşlarda 3 yavruydu.


sivrisinek yiyen birçok kuş, sivrisineklerin ortadan kalkmasından sonra, türlerini devam ettirebilmek için diğer böceklere yönelirdi. diğer yandan böcekle beslenen bazı türler, sivrisinekleri hiç özlemeyebilir. örneğin; yarasalar çoğunlukla güve ile beslenirler ve bağırsak içeriklerinin sadece % 2'sinden biraz daha azı sivrisineklerden oluşur.çoğu böcekle beslenen canlının, sivrisineklerin olmadığı bir dünyada aç kalmayacağını söylemek mümkün. dolayısıyla ekosistemin direkt olarak bozulacağına dair yeterli kanıt yok. 

diğer yandan olayın farklı boyutları da söz konusu

örneğin; sivrisineklerin yok edilmesinin, arktik tundrada ciddi sonuçlara neden olacağı düşünülmektedir. örneğin; sivrisinekler, bir ren geyiği sürüsündeki her hayvandan günde ortalama 300 mililitre kadar kan tüketir. ren geyiklerinin sivrisinek sürülerinden kaçmak için yollarında değişiklik yaptıkları bilinmektedir. yani göç yolları değişirse, binlerce ren geyiğinin göç ettiği, toprağı ezdiği, liken yediği, kurtları beslediği ve genellikle ekolojiyi değiştirdiği arktik tundrasında ciddi sonuçlar ortaya çıkabilir.

sivrisinek larvalarının tamamen ortadan kalkması durumundaki başka bir etki de, yüzlerce balık türünün hayatta kalabilmek adına beslenmelerini değiştirmeleridir. bu basit görünse de, beslenme davranışı gibi özellikler balıklarda önemli bir yere sahiptir. örneğin; sivrisinek balığı (gambusia affinis), özel bir avcıdır ve sivrisinekleri öldürmek için pirinç tarlalarında ve yüzme havuzlarında haşere kontrolü olarak kullanılır. soyunun tükenmesi ya da diğer balıkların kaybı, besin zincirinde çok önemli etkilere sahip olabilir. larva olarak, sivrisinekler, sucul ekosistemlerde önemli biyokütle oluştururlar. yani su ekosistemleri için hayati öneme sahip olabilirler. etkiler söz konusu su kütlesine de bağlıdır. sivrisinek larvaları, kuzey amerika'nın doğu kıyısında önemli bir sayıda bulunurlar. sivrisinek türleri, orada yaşayan böcekler, bakteriler ve protozoa gibi mikroorganizmalarla birlikte bulunur. diğer böcekler suda boğulduğunda, sivrisinek larvaları atık ürünler üzerinden beslenir ve bitkiler için azot gibi bazı besinleri üretir. bu durumda, sivrisinekleri ortadan kaldırmak, bitki büyümesi için olumsuz sonuçlara neden olacaktır.

sivrisinek olmadan, binlerce bitki türü tozlayıcılarını kaybedebilir. bunlardan en çarpıcısı, "ceratopogonidae" türünün, kakao bitkisi gibi tropikal türlerin tozlaştırıcısı olmasıdır. yani bu türün ortadan kalkması, çikolatasız bir dünya anlamına gelebilir.


nihayetinde, sivrisinekler, diğer organizmaların yapamayacağı bazı şeylere sahip gibi görünmekle birlikte; patojenik mikropların yayılması için ideal bir yol sağlamaları ve bir bireyin kanını emme konusunda verdikleri zararlar da ortada. bu açıdan özellikle "anopheles" cinsinin ortadan kaldırılması, insanlık için önemli bir yere sahip. sonuç olarak, ekosistemin direkt olarak bozulacağına dair yeterli derecede kanıt olmasa da ve bazı bilim adamlarınca ortadan kaldırılmalarının çok çok hayati sonuçlar doğurmayacağına dair görüşler olsa da; onların önemsiz diyemeyeceğimiz bir tür olduğu, akla yatkın.

kaynak: https://www.nature.com/…10/100721/full/466432a.html den derlenmiştir.

Bu içerik de ilginizi çekebilir