Soğuk Savaş Döneminde Dünyanın En Büyük Devletlerini Ayakta Uyutan Casus: Kim Philby
Kim Philby, Soğuk Savaş döneminin en önemli çift taraflı casuslarından biri. Çift taraflı çünkü önceleri Britanya tarafındayken daha sonrasında Sovyetler Birliği tarafına geçiyor. Gelin, bu efsane casusun hayatına bir bakalım.
Soğuk Savaş Döneminde Dünyanın En Büyük Devletlerini Ayakta Uyutan Casus: Kim Philby


"bir komünistle ya da komünist olduğunu düşündüğüm biriyle en son temasım 1934 yılında olmuştu."

bu sözler cambridge beşlisi'nin en bilinen üyesi, hayatı sovyetler hesabına köstebeklik yapmakla geçmiş, modern istihbarat dünyasında ihanetin kitabını yazan adama, kim philby'ye ait. tam adı harold adrian russell ''kim'' philby. maşallah los angeles clippers ilk 5'i gibi bir ismi ve soğuk savaş döneminde dünyanın en büyük devletlerini ayakta uyutmaktan görücü usülü evliliğe kadar giden fırtınalı bir hayatı var.

bir kere bu alanda richard sorge, heinz felfe gibi başka örnekler de mevcut ama hiçbiri philby kadar tanınmıyor. çünkü kurda sürüyü emanet etmişler resmen; ingiliz istihbaratı sovyet bölümü'nün başına bir rus köstebeğini oturtmuşlar. üstelik şüphelenip sorgulanmasına rağmen bir şekilde paçayı kurtarmayı başarmış.

öncelikle bond tipi casuslardan aksiyon ve kumarı attığımız zaman geriye bu amca kalıyor; yani kadın ve alkol.

kim philby; ihanet için motivasyon kaynağının her zaman para olmadığını gösteren güzel bir örnek. zira zengin bir ailenin çocuğuydu. cambridge'de okumuştu. dışarıdan bakıldığı zaman ingiliz devlet yapısı içinde oldukça önü açıktı. yani bu adamın köstebek olması herkesin köstebek olabileceği anlamına geliyordu.

philby için her şey avusturya'ya gittiği zaman değişmişti. orada yahudi asıllı olan, ateşli bir sosyalizm savunucusu bir kadına aşık olmuştu. yani her şey bir kadın yüzünden başlamıştı. yine daha sonradan eşi olan bu kadın vasıtasıyla tanıştığı avusturyalı bir gazeteci philby'yi angaje etmiş; yani kendi tarafına çekmiş. yalnız philby'ye herhangi bir komünist faaliyet içinde bulunmamasını ve hayatına eskiden olduğu gibi devam ederek gazetecilik mesleğini seçmesini tembihlemişti.

bu yakınlaşmadan sonra philby hem çeşitli gazetelerde yazmaya başlıyor, hem de cambridge döneminden bazı arkadaşları ile birlikte ingiliz istihbaratı içinde merdivenleri hızlı adımlarla tırmanıyor. amerika'da office of strategic services ve daha sonradan cia olarak yapılanan kurumla ingiliz istihbaratı arasındaki ilişkileri düzenlemek üzere irtibat subayı olarak washington'a gönderiliyor.

artık hem ingilizler'in hem de amerikalılar'ın gizli sırlarına kolaylıkla ulaşabilen philby için işler tıkırında giderken cambridge'deki yakın arkadaşlarından, kendisi gibi bir istihbaratçı olan guy burgess'ın bir başka görevliyle beraber ortadan kaybolması hayatını alt üst ediyor. zira burgess eşcinsel ve muhtemelen bu vesile ile kendisine yakınlaşan biri yüzünden sovyetler hesabına çalışmaya başlamış ve sonunda duyguları ağır basıp ortadan kaybolmuş.

tam bu noktada; doğrulanmasa bile, burgess'in köstebek olduğunu philby'nin ihbar ettiği iddiasını belirtmek gerek. ileride ingiliz istihbarat grubunu idare etme konusunda kendisine rakip olarak gördüğü için bunu yaptığı söyleniyor.

bu olaydan sonra burgess'ın yakın arkadaşlarından olduğu için kim philby de köstebeklik şüphelerinin odağında yer aldığı için washington'dan londra'ya çağrılıyor. sorgusu yapıldıktan sorna beyrut'a gönderiliyor. teşkilattan kovulmasa bile işlerden el çektiriliyor. philby de görünürdeki mesleği olan gazeteciliğe devam ediyor.

istihbarattaki arkadaşlarının bir kısmı philby'nin hain olduğuna inanmasa da; diğer bir kesim onu lübnan'da da yakından izlemeye devam ediyor. artık kendisini tamamen alkole veren philby, ruslar'ın kendisi ile tekrar temasa geçmesi üzerine silkiniyor ve faaliyetlerine devam ediyor. bu arada eski arkadaşlarından biri mi6 yetkilisi olarak beyrut'a onu sorgulamaya geliyor. ancak asıl amacı philby'yi hakkındaki iddialarla ilgili uyarmak. buna rağmen faaliyetlerine devam edince deşifre olmak üzereyken rusya'ya kaçıyor ve hayatının geri kalanını orada geçiriyor. rusya'da yaşadığı dönemde görücü usülü tanıştığı bir rus'la evleniyor.

sovyetler'e inanılmaz hizmetleri olan bu adam lübnan'dan rusya'ya getirildikten sonra tam 14 yıl kgb binasına dahi sokulmamıştır. sonrasında ise kgb'de batı istihbaratının operasyon teknikleri hakkında dersler vermiştir.

philby 1988 yılında, 76 yaşındayken moskova'da hayata gözlerini yummuş. hayattayken ihanetinin bedelini ödememiş belki ama umduğu gibi ruslar tarafından bir kahraman olarak da görülmemiştir. gerçi en azından mezarının yeri belli, üzerinde adı yazıyor. bir casus ve en önemlisi bu denli büyük bir hain için önemli bir başarı bu.

DAHA FAZLA İÇERİK