Son Zamanlarda Epey Yükselen "Müzisyenlere Saygı Albümleri" Furyasının Sebebi Nedir?
Son olarak Yıldız Tilbe'ye saygı albümü olarak çıkarılan "Yıldız Tilbe'nin Yıldızlı Şarkıları" toplamasıyla gündeme gelen "tribute" albümler ne kadar samimi?
Son Zamanlarda Epey Yükselen "Müzisyenlere Saygı Albümleri" Furyasının Sebebi Nedir?


müzisyenlere saygı albümleri furyası, yedi notayla yapılacak her türlü besteyi yapmış türkçe müzik piyasasının son yıllardaki çıkış kapısı haline gelmiş retro sevdadır

özellikle rock gruplarının cover şarkılarla piyasaya girmesi uzun süredir alışık olduğumuz bir şeydi. fakat, orhan gencebay'la bir ömür albümünün yayınlandığı 2012 yılından itibaren bir çok saygı albümü yayınlanır oldu. bu albümlerde, altmışlı/yetmişli yıllardan beri müzik piyasasına emek vermiş isimlerin şarkılarını, popüler isimler kendi tarzlarında yorumluyorlar. her yapılan albüm karışık tepkiler alıyor, bazı yorumlar beğeniliyor, bazı yorumlar ise eleştiriliyor. fakat, bu albümler altı senede öyle bir noktaya geldiler ki, hem müzisyenler hem de plak şirketleri açısından güvenilir bir liman halini aldılar.

orhan gencebay'la bir ömür albüm tanıtımı


şimdi "saygı albümleri" dediğimiz ama daha uygun bir türkçe söylemi ne olur, bilemediğim bu eserler, yurtdışında "tribute album" adıyla anılıyor ve bir çok isim için yapılıyor. johnny cash'inden tutun, metallica'ya kadar çeşitli tarzlarda isimler için yapılmış çok albüm vardır. fakat ülkemizde saygı albümleri konusu, dediğim gibi, ticari açıdan çok tutan bir durum haline geldi. insanımızın geçmişe olan bitmek bilmeyen (ve "yeni" türkiye şartları içerisinde haklı olan) özlemini net bir şekilde kullanan bu eserler, bir yandan da güncel müzik piyasamızın zamana karşı sınavını pek veremeyeceğini de kanıtlıyor gibi gözüküyor. belli ki günümüzdeki türkçe şarkılar, insanları eski şarkılar kadar yakalayamıyor ve onlarla bütünleşemiyor. o yüzden hala doksanlar/seksenler partileri gibi etkinlikler popülerler belki de...

son altı senedir saygı albümleri konusunda yoğun bir trafik yaşandığını yazmıştım ekşi'de. bu albümlerin çoğunda, özellikle on senelik dönemde popülerliği gittikçe artan isimler yer alıyor. yani şu an sıla'nın, halil sezai paracıkoğlu'nun, ceylan ertem'in, can bonomo'nun, mustafa ceceli'nin içinde yer almadığı bir saygı albümü olmuyor. albümlere ahmet kural, şevket çoruh gibi sürprizler yerleştirmeniz de ekstra bir ilgi yaratıyor. sonuç itibariyle, hazırda var olan bir esere biraz farklı bir yorum getirerek hem isminizi gündemde tutuyor, hem de ilgi gören bir albüm piyasaya sürüyorsunuz. sosyal medyada albüm pompalanıyor, streaming servislerinde popüler hale geliyor, dolayısıyla dinleyicilerin haberdar olmaması gibi bir durum da söz konusu olmuyor.

jeff beck & seal - like a rolling stone

amnesty international'ın 50. yılları anısına, bob dylan için çıkarttığı "chimes of freddom" tribute albümünden.

üstünde durulmayan konu ise, bu furyanın kimi dinleyicilerce üretkenliğin azaldığına dair bir işaret olarak algılanması. yani alan memnun satan memnun da bir yandan da "acaba?" diye soran da yok değil. çünkü gidişat, aynı tornadan çıkma "yorum"lara doğru gidiyor. aynı isimler ve benzer fikirlerle farklı farklı müzisyenlerin eserleri sürekli yeniden yorumlanıyor. az sayıda da olsa gerçekten radikal yorumlar da geliyor, fakat bu yorumlar da orijinal eserin karakteriyle fazlaca çeliştiği için dinleyici tarafından kolay kabul görmüyor. sonuç olarak, ortaya karışık bir iş çıkıyor: plak şirketi için karlı, müzisyen için prestijli fakat sanatsal açıdan sığ ve basit albümler oluşuyor.

türk pop müziği ve anadolu rock'ın 1960-1990 arasında edindiği külliyat yorumlana yorumlana bitmeyeceği için, bu saygı albümleri furyasının daha çok ekmek yedireceği aşikar. bakın, seneye ölümünün yirminci yılı olacağı için barış manço'ya saygı albümü bile planlanmış! bu furya nereye kadar gidecek, aynı isimler daha kaç değerin eserlerini benzer şekilde yorumlayacak, orası soru işareti... türkiye'deki müzik piyasasını az çok biliyorsak bu işin suyunu çıkarmadan durulmayacaktır. ama işin sanatsal yanını da düşünmek ve piyasa doyuma ulaşmadan tadında bırakmak sanki herkes için daha hayırlı olacaktır.

Bu içerik de ilginizi çekebilir