Tarihin Gördüğü En Faşist Lider Adolf Hitler, Türkiye'ye Neden Hiç Saldırmadı?
1889 ile 1945 yılları arasında yaşayan ve görevde olduğu süre boyunca ''üstün ırk'' polisikasıyla tüm dünyada terör estiren Hitler, neden Türkiye'ye saldırmadı?
Tarihin Gördüğü En Faşist Lider Adolf Hitler, Türkiye'ye Neden Hiç Saldırmadı?


"türkiye'den korktuğu" düşüncesi ile "türkiye'yi kolay lokma" gördüğü düşüncesi saçmalık sıralamasında hemen hemen aynı seviyelerdedir.

türkiye'nin 1935 yılı nüfus sayımına göre 16.158.000 nüfusu vardır. bu da seferberlik zamanında iki milyona yakın sayıda askeri rahatlıkla çıkarabileceği anlamına gelir. zaten o devirde epey ağır sanayi hamlesini yapmış, yöneticilerinin öngörüleri sayesinde askeri teçhizata önem verir olmuştu. elbette wehrmacht teknolojisine kafa tutacak seviyede asla değildi, fakat polonya ordusu gibi tankların karşısına atla çıkacak kadar aptal da değildi. zira atatürk'ün talimatıyla kurulmuş olan kayseri tayyare fabrikası 1930'lardan bu yana -motoru da dahil olmak üzere- bombardıman, avcı ve nakliye uçağı üretiyordu. sukhoi'nin bile ilk uçağını 1937'de üretmiş olması türkiye'nin o tarihte nasıl bir başarı sağladığını gösterir aslında.


dolayısıyla bir "askeri süper güç" olmanın yakınından bile geçmese de, türkiye devleti, polonya, yunanistan, belçika ya da çekoslovakya gibi kolay lokma asla değildi. türk ordusu da maurice gamelin gibi bir moron tarafından yönetilmiyordu. maginot hattı'nın gerçekten işe yaracağını zanneden, hele hele blitzkrieg'i deneyen alman ordusu'na** karşı bir kez marne cephesi'nde* savaşmış olan bu -afedersiniz- şuursuz adam, "tank neymiş yeaeae, at iyidir hem manevra kabiliyeti yüksek" diyebilecek kadar saçmalama kapasitesine sahip. zaten avrupa'nın en büyük ve nizami piyade ordusuna sahip fransa'nın bu kadar kolay yenilmeyi başarması tez konusu olmalı. teşekkürler gamelin. büyük adamsın.


ikinci bir sebep de türkiye'nin karayolu ve demiryolu ulaşım ağının oldukça kötü oluşuydu. dağılmış bir imparatorluğun küçük bir parçası olarak kalan türkiye, işgalci bir devlet için oldukça problemli sonuçlar doğurabilecek kapasiteye sahipti, zira bilhassa blitzkrieg'in etkili olabilmesi için en azından düzgün yollar olması gerekir. özellikle türkiye gibi hem kuzeyi hem güneyi dağlarla kapatılmış bir ülke sözkonusuysa.


aslında yukarıdaki iki sebepten daha önemli üçüncü bir sebep var ki, hiç değinilmemiş olması beni şaşırttı açıkçası. unternehmen barbarossa'nın* türkiye'ye yapıldığını varsayalım. tüm o tanklar, ve ss abteilung trakya'yı işgal ederek güneye doğru yürüsün. trakya'yı çatışmalar sonrasında işgal etti diyelim, sonra nereye gelecek? boğazlara.

peki boğazları o kadar tank, zırhlı araç ve kamyon nasıl geçecek tam olarak?


akdeniz'de italyan donanması dalga konusu olup paramparça dağılmışken, ingilizler tüm akdeniz boyunca tartışmasız deniz üstünlüğünü ilan etmişken, marmara denizi açıklarına demirlemiş ingiliz zırhlıları boğazı geçmeye teşebbüs edecek alman birliklerini darmadağın edecekken hitler türkiye'yi nasıl işgal etsin?

cebelitarık'tan sürekli geçmeye çalışan alman denizaltıları ikide bir ingilizler tarafından yakalanıp batırılırken, hitler "sırf akdeniz'de birkaç u-boat" bulundurabilmek için u-400 sınıfı birkaç denizaltıyı demonte ettirip italya'da gizli bir donanma üssünde birleştirip akdeniz'e salacak kadar kafayı sıyırmışken alman askeri nasıl geçsin birkaç yüz metrelik o suyu? geçemez.


ha, luftwaffe derseniz, ağır zırhlı ingiliz gemilerine ve tabii ki onları destekleyecek raf'a karşı ne kadar şansları olabilir, tartışılır. hitler 1940 yılında toplamda 3000 civarında olan luftwaffe mevcudunun (1000 civarında interceptor, diğerleri bombardıman ve reconnaissance) ne kadarını batı cephesinden ayırıp bu cephede görevlendirilebilirdi, tartışılır. zaten rus cephesine de toplamda 1.500 kadar uçak yığabilmiştir ki, sadece rus uçaklarına karşı bile çok etkili olamamıştır luftwaffe.*


diyeceğim, ingilizler'in gözbebeği gibi baktığı akdeniz lojistik yoluna hitler'in herhangi bir müdahalede bulunma şansız yok denecek kadar az, az denecek kadar hiçti. zaten en nihayetinde müttefiklere savaşı kazandıran da denizdeki tartışmasız üstünlükleri ve iaşe hatlarındaki başarıları oldu. hitler'in dev savaş makinasının ihtiyacı olan petrol stokları erirken harislikle norveç'ten petrol çıkarıp kullanması vesair pek yeterli değildi. onun ihtiyacı olan şey rusya'yı elimine ettikten sonra ingiliz petrollerinin önünü kesmekti. zaten o yüzden afrikakorps'un yaptığı iş bu kadar değerlidir aslında. devam edip süveyş'i bir şekilde kesebilseydi erwin rommel* ingiltere çok daha kolay düşebilirdi.


notlar:

- unternehmen barbarossa'nın başarısız olmasının sebeplerinden biri olarak, yunanistan'ı üç kolorduyla işgal etmeyi başaramayan beceri yoksunu benito mussolini gösterilebilir. bu sebepten, baharda başlaması gereken harekat erwin rommel komutasındaki bir kolordunun yunanistan'ı işgal etmek üzere gönderilmesi dolayısıyla yazsonuna kalmış, alman tankları karda buzda donmuştur.

- operasyonun isim babası olan, i. reich imparatoru friedrich barbarossa, iii. haçlı seferi sırasında dev bir orduyu anadolu'dan geçirmeye çalışırken boğularak ölmüştür. (bkz: #50394288)


- erwin rommel demişken, kendisi büyük iskender, cengiz han ve timurlenk'den sonra tarihin gördüğü en büyük dördüncü askeri deha olarak kabul edilir.