Tarihte Birçok Kişinin Ölümüne Sebep Olan Koleranın Tahmin Edilemez Yayılma Hikayesi
19. yüzyılda yaşamış bir doktor olan John Snow, kolera sebebinin sudan kaynaklandığını öne sürerek bir dizi araştırma yapar. Koleranın ortaya çıkmasını sağlayan ilginç hikayeyi Sözlük yazarı "trulymadlydeeply" paylaşıyor.
Tarihte Birçok Kişinin Ölümüne Sebep Olan Koleranın Tahmin Edilemez Yayılma Hikayesi
iStock.com

19. yüzyılda yaşamış doktor john snow'un ( biliyorum aklınıza game of thrones geldi ) kolera salgınının sudan kaynaklandığını fark ederek olası birçok ölümün önüne geçmesi ve kolera etkenine dair önemli bulgular elde etmesi.


o yıllarda kolera ve veba gibi hastalıkların kötü havadan dolayı kaynaklandığı düşünülüyor bu yüzden hastalıklar engellenemiyordu. ülkenin pek çok yerinde görülen kolera salgını vakaları doktor john snow'un bulunduğu muhitte de ortaya çıkıp yüksek bir ölüm oranına sebebiyet verince john snow meselenin üzerine eğilip hastalığın kökenini bulmaya karar verdi. john snow hastalığın kaynağını bulmak için mahalledekilerle konuştukça topladığı verileri bir arada tutabilmek için aklına bir harita çıkarmak gelmişti. şehrin sokaklarını ve su kaynaklarını gösteren şu haritada john snow ölüm vakalarının su kaynakları etrafında kümelendiğini fark etti. 


ölümlerin çoğu broad sokağı kıyısındaki tulumbadan su alanların evinde meydana gelmişti. doktor john snow sudan örnek alıp incelese de herhangi bir şey bulamadı. yine de önlem olarak tulumbanın kolunu söktürdü ve kolera salgını duruldu. daha sonraları bahsi geçen su kuyusunun bir foseptik çukuruna oldukça yakın olduğu, bu foseptik çukuruna koleralı bir bebeğin bebek bezinin atıldığı ve çukurdan sızan foseptiğin su kaynağına karışarak koleraya sebebiyet verdiği ortaya çıktı.

iStock.com


fakat devlet yetkilileri böyle bir hata yaptıklarını kabul etmek istemediklerinden bu düşünceyi reddedip tulumbanın kolunu yerine taktılar. john snow'un bu buluşu her ne kadar o dönemde reddedilse de günümüzde halk sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır.

DAHA FAZLA İÇERİK