Tenis İle İlgili Bilgiler ve Örnek Fotoğraflarıyla Taktikler
Tenis İle İlgili Bilgiler ve Örnek Fotoğraflarıyla Taktikler

hocalarının bile çoğunluğunun oynamayı bilmediği ve insanlara yanlış şekilde öğrettiği spor dalı. vuruş mekanizması o kadar karışıktır ki, birçok insan seneler boyunca oynadığını zanneder, ancak oyununu ileri bir seviyeye taşıyamadığında birşeyleri yanlış yaptığını farkeder ve en başa dönmek zorunda kalır. o kadar teknik üzerine yoğunlaşan bir oyundur ki 180 km'lik forehand'ler vurabilmek için bacak bölgesi hariç ciddi bir kas kütlesine ihtiyacınız yoktur.

geçen gün yan kortta bir hoca genç bir bayana tenis dersi veriyor. biraz durup seyredeyim dedim ne göreyim, adam kıza topu kollatıyor. kız dümdüz durup gelen topa kolunu oynatmak suretiyle vurmaya çalışıyor. vücut dönüşünden eser yok, sadece koldan gelen bir güç ile topu ileri itmeye çalışıyor. temelden yanlış.

tenis tekniğinde forehand ve backhand vuruşlarda kolun rakete doğru hareket etmesini sağlayan kol kaslarının gerilimi değil, omuz ve kalça dönüşüdür. topa vurmadan önce omuzlar ve kalça baseline çizgisine dik olacak konumda yana döndürülür ve vuruş yapacakken hızlı bir şekilde normal pozisyonuna, yani file ile paralel olacak şekle geri getirilir. bu dönüş ve yarattığı momentum kollarınızın ve haliyle raketinizin de otomatik olarak ileri doğru hareket etmesini sağlayacaktır. basit mantığı anlamak için ve yeni başlayanlar için durumu fazlasıyla açıklayan bir video paylaşacağım. yeni başlayanlar buradan sonrasını okumayın, kafanızı karıştırmayın. korta gidip vücudunuzu döndürüp durun ve raketi topa isabet ettirmeye çalışın.


peki teniste kol kullanılmaz mı ? kullanılır ama ne zaman kullanılabileceğini anlamak için öncelikle kinetik zincirden bahsedelim. tabi ki sadece yukarıda bahsettiğim şekilde bostan korkuluğu gibi olduğu yerde dönerek winner'lar vurmak çok zor. bu noktada teniste gücün nasıl üretildiğini anlamamız lazım. tenis tekniğinde güç ayaklardan alınır, bacaklara iletilir, kalça, omuz ve kol istikametlerinden geçerek rakete ulaşır ve topa iletilir. biraz daha açmak gerekirse profesyonel tenis oyuncularının topu yana döndükten sonra dizlerini kırıp yere çok sağlam basarak beklediklerini görmüşsünüzdür. yana dönüşün sebebini zaten açıkladık.

yer düzlemine yaklaşmanın amacı ise yerden gücü alarak kinetik zinciri başlatmaktır. bir sonraki aşamada doğrulmaya başlanıp ayaklardan alınan güç bacaklara iletilir. bu gücü kullanarak kalçalar hızlı bir şekilde döndürülüp omuz dönüşünün de arkadan gelmesini sağlanır. omuz ve göğüs döndükten sonra otomatikman kolunuz ve sonrasında raketiniz gecikmeli olarak harekete uyum sağlayıp arkadan hızlıca gelecek ve kinetik zinciri sonlandıracaktır. işte kas gruplarının kullanımında kinetik zinciri bozmamak önemlidir. genel kural, kinetik zincir ve ürettiği güç belirli bir kas grubuna ulaşmadan, o kas grubunun aktif hale getirilmemesidir. yani siz daha ayaklarınızdan güç almadan omzunuzu döndürürseniz, veya omuz dönüşünü sağlamadan raketi kolunuzla ileri ittirirseniz bu zinciri en başından yok etmiş olursunuz ve güç üretemezsiniz. aynı mantıkta baktığımızda forehand tekniğinde kol kaslarının kullanımı ancak kinetik zincir kollara ulaştığında, yani kalça ve omzun dönüşü sonrasında kolunuzun dönme kuvveti ile ileri doğru fırlamasından sonra mümkündür. çoğu kişinin bilmediği şekilde profesyoneller topa vururken bilek de kullanırlar ancak kinetik zinciri o kadar iyi kullanırlar ki bileği tam topa vururken, yani kinetik zincir kolları da geçip bileklere ve rakete ulaştığında döndürüp, topa ekstra spin verirler. olayı daha iyi anlamak için;

http://tt.tennis-warehouse.com/…6811540&postcount=3

burada rafael nadal'ın numaralandırılmış fotoğraflarına bakarsak, 1 numaralı pozisyonda vücut dönüşü ve ayak pivotlama yolu ile kinetik zinciri başlattığını ve ayaklarını doğrultmaya geçerek zinciri bacaklara taşıdığını görüyoruz. 2 numaralı pozisyona geçtiğimizde, özellikle sağdaki fotoğrafta kalçanın döndürüldüğünü görüyoruz. 3 numara'da ilk fotoğrafta omuzların da öne doğru geldiğini, ikinci fotoğrafta omuzların hareketinin etkisi ile kolun öne doğru hareketlendiğini ve raketin arkadan gecikmeli olarak gelerek top ile buluşma pozisyonuna geldiğine şahit oluyoruz. az önce bahsettiklerimizden yola çıkarak 3 numaralı pozisyonun 1 ve 2'den önce, veya 2 numaranın 1'den önce gerçekleşmesi durumunda kinetik zincir bozulur ve bütün efor boşa gider. ritüel usulüne uygun olarak tamamlandığı takdirde 5 ve 6 numarada gösterilen follow through kendiliğinden gelecektir.

tabi bunların hepsini ciddi şekilde uygulayabilmek, bunlarda ustalaşabilmek seneler sürecek bir antreman süreci gerektiriyor. bu yüzden profesyonel olarak üst düzey tenis oynayabilmek için en geç 8 yaşında tenise başlamak gerekiyor ki çoğu insan bu yaşı bile geç buluyor.

herneyse fazla uzatmışım ama durum bu mertebede. temelde öğrenilen yanlışları düzeltmek çok yoruyor insanı, hatta bazen çok çalışsanız bile bir türlü düzeltemediğiniz yanlışlar oluyor ki bunlara sahip olmadan, usulüne göre bir işi öğrenmek önemli. tüm tenisseverlere kolay gelsin.

edit: çok fazla yapılan yanlışlardan birine açıklık getirmek istiyorum. kinetik zincirde sıralama ayak-bacak-kalça-omuz-kol-raket dedik. ancak benim de zamanında çok fazla yaptığım bir hata var ki o da omuz dönüşünden sonra kolları geride bırakmaya çalışmak. bu hareket doğal bir hareket değil arkadaşlar. omuz dönüşünden bahsediyorsak omuza bağlı olan tüm eklemlerin, bölgelerin de omuzla birlikte hareket etmeleri gerekir. kolumuz da omuz eklemine doğrudan bağlı olduğundan omuz döndüğü zaman arkada kalması bütün kinetik zincirinizi bozacaktır. doğru olan tüm üst vücudunuzun tek bir düzlem halinde hareket etmesi, arkada kalanın kolunuz değil, sadece ve sadece bileğiniz ve dolayısıyla raketiniz olması;