Test Uçuşlarına Başlayan Yerli Helikopter T-625, Övgüyü Hak Ediyor mu?
TSK ve Sivil havacılık alanlarında kullanılması amacıyla Türkiye'nin coğrafi ve iklim koşullarına göre Türk mühendisleri tarafından tasarlanan, geliştirilmekte olan ve TUSAŞ tesislerinde üretilen genel amaçlı helikopter T-625, bugünlerde uçuşlarına başladı. Peki bu araç beklentileri karşılayabilecek mi?

İlk uçuşun videosu şöyle


t-625 helikopterinin uçuş testi güzel bir gelişmedir. emeği geçenlere teşekkür etmek gerekir.

bu çalışma sevinilecek bir iş. toplama parça, yerli, yabancı vs. vs. geçiyorum o kadar hesap kitap yaparak tüm parçaları optimal çalışacakları şekilde ayarlayıp, kaportayı toplayıp aracı havalandırmak, havada tutunmasını görmek neticede bir başarıdır, tai ekibini takdir etmeliyiz.

helikopter deyince en hayati şeyler

1. motor

2. transmisyon (motordan gelen gücü ana rotora (yukarıdaki büyük pervane) ve kuyruk rotoruna (kuyruktaki pervane) ileten dişli kutusu ve aktarma organları)

3. sarsıntı sorununun çözülmesi (titreşim absorberların tasarımı)

4. gövdenin titreşim dayanımlarının hesaplanması

ilk etapta akla gelir. bunun yanında diğer önemli sistemler olan yağlama sistemi, yakıt sistemi, (içeri alınabilir iniş takımları olan bu gibi helikopterler için özellikle önemli) hidrolik sistem ve aviyonikler de çok önemli.

helikopterin motor+transmisyon sistemine ve gövdeye en fazla yük videoda gördüğünüz gibi hover dediğimiz pozisyonda durulduğunda gelir. bu pozisyonda tüm ağırlık paller ve transmisyon tarafından kaldırıldığından mümkünse max tork kullanılıyor ve bu nedenle gövdenin titreşime dayanımı ile aynı zamanda titreşim sönümleyici sistemin oluşan titreşimi ne seviyede absorbe edebildiği de ölçülmekte. titreşim helikopterler için çok hayati bir değer ve eğer haddinden fazla titreşim varsa gövdeyi daha fazla yoracağından farklı noktalardan kılcal çatlamalarla kendini belli ediyor. yani titreşim çok önemli.

sırf bu açıdan bile bakarsak optimal tasarımın yakalanması ve helikopterin o şekilde durabilmesi bizim gibi havacılık kültürü olmayan, havacılık kara cahili bir memlekette büyük başarıdır, takdir edilmesi gerekir.

motor ve transmisyon tasarımının millileştirilmesi önemli. ilk başlangıçta yabancı motoru, transmiyonu entegre etmek, helikopterin kaporta tasarımını başka bir helikoptere benzetmek sorun değil. ona bakarsak bell helikopterin son ürünü bell 525 de burada yerli helikopter için kopyalandığı iddia edilen aw 139'a benziyor. şimdi yılların bell'i agusta'dan kopya mı çekti?!

Bell 525
AW 139

sırf bu örnek bile t-625'e gelen bazı yersiz eleştirileri açıklıyor

arkadaşlar helikopterlerde sınıf ve kullanım amacı diye bir kavram var. siz eğer genel maksat üreteceğim derseniz modern tasarım alışkanlıkları size bell 525, aw 139 tarzı bir helikoptere yönlendirir. çünkü bu helikopter gerektiğinde hasta nakli için ambulans, gerektiğinde yük taşıma gerektiğinde askeri nakliye gerekirse yangın söndürme olacağı için mümkün olduğunda universal bir tasarıma gidilmesi gerektiğinden böyle yapılıyor. eğer yumurta gövdeli birşey tasarlarsanız atıyorum 5 hasta yerine 3 kişi sokabilirsiniz kabine ama 10 asker yerine 5 asker taşır veya 2 ton yerine 1500 kilo taşır ama hızı daha fazla olur aerodinamiği nedeniyle. bu tercih ve ihtiyaçların tek potada eritilmesi meselesi.

haa eğer gövde tasarımında farklı, devrimsel bir şey yapayım, herkes o tasarımı izlesin diyorsanız o zaman zaten endüstrinin belirleyicisi siz olursunuz zaten, herkes size bakar ama biz o seviyeye 500 yılda filan geliriz. (bu arada şöyle bir konu var ki bizde üzerinde çok kafa yorulması gerekir; savunma sanayi ihtiyaçları için üretilmesi gereken makinelerin tasarım şartnamelerini belirleyen savunma sanayi müsteşarlığı, gerçeklikten ve pratiklikten uzak, ülkenin teknik bilgi altyapısının çok ötesinde gayet fantastik isteklerde bulunabiliyor. mesela yerli iha için bilmemkaç saniye ters uçacak diye şartları vardı ki bu şart yüzünden yağlama, yakıt besleme sistemi filan zorlaşıyor... iha ile neden ters uçuş yapacaksak artık bu şart eklenmiş! işte bu her şey olsun, o da olsun bu da olsun anlayışı da bizim tasarımlarımızı çok zorlamakta.)

gelgelelim çok da fazla abartmamak lazım sevinmeyi

neticede 1940'lı yıllardan beri bilinen bir konseptin ülkemizde yeni bir uygulamasıdır ve havacılık için yeni bir şey ifade etmez. bu noktadan sonra önemli olan % kaçının milli üretimle üretileceği (helikopter dediğinizde temelinde feci bir malzeme bilimi ve mühendisliği bilgi altyapısı ve bu bilgilerin pratik üretimi yansıması için gerekli teknolojik altyapı ve üretim olanaklarına ihtiyaç duyulur) ve üretim zorlukları aşıldıktan sonra kaç tane sipariş alacağı önemli oluyor. neticede pakistan'da bugün çin desteği ile light fighter üretti ama kime satabildi veya kendisi kaç tane kullanıyor? bunun yanısıra bu helikopterin daha teknik destek kısmının olgunlaştırılması, lojistiğinin kurulması filan fıstık hayati konular var. o nedenle ham hum şaralop biz bunu yaptık diye ortaya atlamak, kesin 2021'de kara kuvvetleri bunu alacak, orman bakanlığı bunla yangın söndürecek filan diye abartmamak lazım. bizim milletin en büyük hastalığı yürümeyi öğrenmeden koşmaya çalışmak ve maalesef propaganda ihtiyacı nedeniyle bu duruma sıklıkla rastlıyoruz şu günlerde.

Light Fighter.

helikopterin bazı sistemleri için neler yapıldığını biliyorum. motoru geliştiren tai ile de hoş olmayan bir iş ilişkisi sürecim olmuştu, oradaki çalışma mantığını da çok iyi biliyorum. zaten tai'nin çalışma şekli ve son dönemdeki iç işleyişinde meydana gelen durumları (personel vs) da biliyorum. tüm olumsuzluklara rağmen bu helikopterin ortaya çıkması başarıdır. gelgelelim havacılık kültürü olmayan, zilyon tane yönetim sorunu olan, torpil, adamcılık, propaganda ihtiyacı üçgeninde çalışma hayatına sahip yetersiz teknik geçmişi olan bir ülke olabiliriz ve en fenası da bilgi edinme yerine gazla çalışmayı ön plana çeken havacılık cahili bir medya ile bilmedikleri hakkında sadece google amca ile takılıp, uyduruk iki youtube videosu izleyip öğrendiklerini genelleyen ve bu gibi işlere emek sarfeden insanları sürekli küçümseyen insanlarımız var. bu nedenle savunma sanayi haberlerinde kesinlikle objektif olamıyor ve konuyu sonunda analı bacılı küfürlere bağlıyoruz.

son söz; güzel gelişmelerle övünün ama yetersizliklerimizi de bilin ve fazla beklentiye girmeyin.

Türkiye, F-35 Savaş Uçağını Kendi İmkanlarıyla Üretebilir mi?