Türk İnsanının Çılgınca Ev Alma İsteğinin Vizyonu Nasıl Körelttiğine Dair Çarpıcı Bir Bakış Açısı
Ev alma çılgınlığı; insana seneler boyunca ödediği kredi, kaçırdığı bir gençlik ve güzel anılar, bütün bakış açısını değiştirebilecek yaşayamadığı nice deneyime mal olan bir gerçek. Bunca kaçırdığı şeye rağmen Türklerin hırsla daha fazlasını istediği bu konuda Sözlük yazarı "kamerarkasi" şahane bir yorumda bulunmuş.
Türk İnsanının Çılgınca Ev Alma İsteğinin Vizyonu Nasıl Körelttiğine Dair Çarpıcı Bir Bakış Açısı
iStock.com


ulen zibilyon tane kültürden insan tanıdım yıllar içinde, ben bu kadar ev manyağı millet görmedim arkadaş.

türk, kürt , laz vs.. topu aynı..

ev de ev, ev de ev..

adama bakıyorsun bir evi var, bir tane daha olsun diye her gün soğan ekmek yiyiyor amk.

5 tane çocuk yapıp onları da sırf ev parası yüzünden vitaminsiz büyütüp umut sarıkaya'nın aytek'i formatına sokuyor.

hayır arap kültürü desen de değil arkadaş, kim empoze etti bunu anasını satanzi?


elin avrupalısına bakıyorsun 80 yaşına gelmiş, kirada veya en fazla 1 evi var, adamlar birikim yapacağına dünyayı geziyor, keyfine bakıyor.

sen eline 55 yaşında almışın tesbihini , seni yaratandan biraz daha para yollamasını istiyorsun diğer evin peşinatı için.

ortalama 75 yıl yaşıyon zaten 2 paraya kıyıp bi gez be adam..

ne bileyim her gün kuru pilav yeme git bi dışarda ye aq.

para bok millette ama yaşam standardı hint.

tek yurtdışı alamanya veya mekke'den oluşmuyor.. yahu hiç mi merak etmezsin tayland'ı, macchu picchu'yu be?


ama yok! 

ille bi tane daha ev almalısın dimi?

öbür tarafta, dünyadaki m2'ne göre mi cenneti verecekler sanıyorsun?

oysa cennet bu dünyada..

ama farkına bile varamazsın cehennemden kafanı kaldırmadıkça..

edit: bazı yazarlar "ama buy avyupa'dada vay aymca, saydece tüykiyeye öyzgü deyil" deyip sağdan soldan, özellikle ingiltere'deki ev alma istatistikleri listesi yollamış.

sevgili sözlükdaşım, o bahsettiğin ingiliz george emmi, her sene yaz mevsiminde fethiye ve didim'i ingiltere'nin bir eyaleti gibi kullanmakta, çocuklarıyla beraber doğanın tadını çıkarıp, her sabah kendilerine sunulan english breakfast 'ı açık büfe eşiliğinde yemekte , türkiye'deki insanların %99'unundan bile fazlasının hala bilmediği 510 km'lik cennet olan likya yolunda mükemmel bir tur atmakta -kısacası- gününü gün etmekte, hayatın tadını çıkarmaktadır.