Türkçenin Zaman İçinde Değişmesine İzin Vermenin Bir Getirisi Olabilir mi?
"Türkçe'ye yabancı kelimeler giriyor" ve benzeri yakınmalar aslında iyi bir şey olmayabilir mi?
Türkçenin Zaman İçinde Değişmesine İzin Vermenin Bir Getirisi Olabilir mi?
iStock

o "çok oturgaçlı götürgeç," "tıpkıçekim," "ittirgeçli götürgeç," "özdekçilik" gibi icat edilen öztürkçe kelimelere ingilizler nasıl gıptayla bakıyor bir bilseniz. o ingiliz, oturma odasında tv karşısında içinden geçiriyor, neden bizde de türkler gibi bir ingiliz dil kurumu yok, anne bana neden özingilizce sözcükler almıyorsun diyor, bizde niye yok diyor!?...

thomas cable, ingiliz dilinin tarihi (a history of the english language) eserinde latincenin iki bin yıldır hiç değişmediği için ölü olduğunu, başka dillerden yeni sözcük almayan dilin artık mevta sayıldığını yazar halbuki.

Thomas Cable.

yoğun bakım odasında dilin kalp atışlarının devam etmesi, yeni sözcükler alıyor olmasına bağlı. milliyetçi ezberin aksine dışarıdan sözcük almaktaki arsızlık, dilin ne kadar zengin olduğunu da gösterir. bizde dile suni müdahalelerde bulunmanın etik yükümlülük olduğu sanrısı hakim, her gün yabancı sözcük içeriği yüzünden bir dilin aslında 'dil' olmadığını söyleyen dil gardiyanları görürsünüz (bu nasıl bir kibir anlatılmaz.) halbuki ingilizcenin bu kadar güçlü ve aşınmaz oluşunun sebeplerinden birisi de kendi linguistik kaynaklarının dışına çıkarak olduğu gibi başka dillerden sözcük almasıdır. bizdeki gibi suni dil kurumları aracılığıyla, kendi dil kurallarına uygun olduğunu düşünerek sözcük türetmeye kasmaz. yeni ulus devlet kurmanın dogmatik komplekslerine sahip değildir. doğrudan dışarıdan alır.


bizdeki öztürkçecilerin anlayamayacağı şey, ingiliz dilinin asıl gücünün, tamamen dışarıdan alınan sözcükleri asimile etme kapasitesi olmasıdır. "hominy", "moose," "raccoon," "skunk" gibi sözcüklerin ingilizceye yabancı olup olmadıklarını anlamak bile mümkün değildir artık. öylesine bahsettiğim bu sözcükler bile o kadar iyi asimile edilmişlerdir ki, özel eğitimi olan birisi dahi güçbela anlayabilir sözcüğün soykütüğünden yola çıkarak membaını. ha az önce bahsini ettiğim ingiliz dilbilimci thomas cable da bye bye ingilizce diye bir kitap bile yazamadı garibim, maalesef böyle bilimsel takılıyor; halbuki bizde bye bye türkçe'nin yazarı uzun yıllarca pop ulusalcı kültürün en çok satan yazarı olmuştu.

DAHA FAZLA İÇERİK