Türkiye'de E-Spor Neden Geliş(e)miyor?
E-spor ya da elektronik spor, organize bir şekilde oynanan video oyun yarışmalarına verilen bir isim. Amerika'da ve Avrupa'da milyon dolarlık bir sektör haline gelen e-spor, Türkiye'de henüz yeteri kadar gelişmiş değil.
Türkiye'de E-Spor Neden Geliş(e)miyor?
iStock

- bu upload hızıyla zor. 100 mbps download bile olsa 5 mbps upload veriyorlar fiks.

- bu upload kotasıyla da zor. upload'a kota koymak nedir ya? 50 gb bir de.

- bütün bilgisayar ekipmanları usd üzerinden satılırken zor.

- e-spor için en ideal yaşlar olan 13-18 arasında çocukların çoğu çarpık eğitim sistemi ile boğuşuyor.

- geçen on seneye göre azalsa da bulunduğu toplum yapısına göre hala "çocuk gibi oyun oynamak" deyimi baki.

- ailesiyle yaşayan adamdan e-sporcu olmaz. adam stream yapıyor, pat diye içeri anası girip bir şeyler söylüyor, babası geliyor, kardeşi geliyor.

- dolar yüksek. kaliteli ekipman alabilecek kitle az. bu sebeple karşılaşmalarda performans düşük.

- ping yüksek. türkiye'deki iss ler gram hesabıyla veriyor interneti. 

- aile desteğinin olmaması. diplomalı bir iş daha cazip geliyor.

e böyle olunca kalk lan şu bilgisayarin başından 2 kitap oku gözlerin bozulacak diye bir cümle ortaya çıkıyor.

bu "e-spor" meselesinin bu kadar ters karşılanıyor olmasının en büyük sebebi, içinde geçen "spor" kelimesi. her zaman diyorum; dil, hiç durmadan gelişen, anlam daralmaları, genişlemeleri yaşayan bir süreçten ibarettir. toplumun ihtiyaçlarına göre cevap verir.

bilgisayar oyunu oynamanın "profesyonel`:oynadığı oyun süresince para kazanıyor olması, klasik işçi tanımı yani.`" olarak icra edilirken "e-spor" olarak adlandırılıyor olmasının birden fazla sebebi var. ilk sebebi tabii ki de "pazarlama". ikinci sebebi ise etkinliklerin "müsabaka" olmaları. sonuç olarak, kazanıp-kaybeden taraflar, takımlar ve bu takımların koçları, ligleri boyunca konakladıkları kampları, doktorları, diyetisyenleri var.

ülkemizde bilgisayar oyunlarından para kazanma fikrine henüz çok sıcak bakılmadığı dönemlerde pewdiepie adlı yabancı bir oyuncu yıllık gelir olarak milyon dolar bandını çoktan aşmıştı. ülkemizde ilk profesyonel lig kurulduğunda ise 4 milyon dolar seviyesinde kazanıyordu. bu sıralarda bizim ülkemizdeki takımların elde ettiği gelirlerin hepsi neredeyse giderleri ancak karşılıyordu. bu bahsettiğim yıllar 2012 civarı falan.

çok dağıldı biraz daha toparlayalım; "e-spor" ifadesindeki "spor" kelimesine çok takılmamak lazım. spor kelimesinin anlam havuzu çok geniştir ve sizin hiç bilmediğiniz şeyler bile birilerinin sporu olabilir. e-spor ifadesindeki anlam da oldukça açıktır. kazanmak ya da kaybetmek üzere iki taraf bir müsabaka gerçekleştirir, bunun "bildiğiniz" anlamdaki spor ile karşılaştırılması biraz avam bir hareket gençler kusura bakmayın.

toplum ve kültür, yalnızca matematik veya temel fen bilimlerinden oluşmaz. birileri sadece piyano çalmak ister, birileri yalnızca alkışlanmak ister. bazı insanlar sabahtan akşama kadar bir lensin merceğine bakarak poz verip dünyaları kazanabilir, en nihayetinde de sizin çok bilimsel hayatlarınızdan çok daha fazla mutlu olabilir. ya da birileri sadece organizasyon düzenlemek ister. birileri sabahtan akşama kadar kek börek yapıp youtube kanalından yayınlar ve muhtemelen yine sizden daha fazla kazanıp, daha fazla mutlu olur.

toplum ve kültür; mutluluk üzerine kurulursa özlem duyduğunuz refaha erişebilir.

sabahtan akşama kadar, bazı insanların "ne kadar da boş işler" yaptıklarından bahsedip sızlanabilirsiniz. ya da sözde dünyaya ne kadar katkısız olduklarından. ya da "sabahtan akşama kadar oyun oynamak" fikrinden hakaretler edebilirsiniz. ne de olsa kral sizsiniz. 9-18 3000 liralık hayatlarınızdan etrafınıza nefret saçmak sizin işiniz.

e-sporla ekonomik veya oyun deneyimi şeklinde bir bağım yok. sektörle iş yapmıyorum veya oyun oynamıyorum. ama bildiğim bir kaç bilgi var;

e-spor her şeyden önce aşırı kazançlı, büyüüük bir sektör. o kadar büyük ki, sinema endüstrisi yanında küçücük kalıyor. güney kore'nin e-spor olayından elde ettiği gelir muazzam seviyelerde. her sene birden fazla oyun için gerçekleştirilen yüzlerce etkinlik için ülkeye ciddi bir turist akını gerçekleşiyor.

olaya sadece "oyun oynayan ergen" penceresinden bakmak tam memur kafasını yansıtıyor.

bir lig veya etkinliğin, binlerce insana istihdam sağlıyor olması gerçeği var. canınız istiyorsa görmezden gelin; sonra dolar kuru başlıklarında rte'ye giydirmek yok ama.

organizasyon, yayın, konaklama, yemek, bilet, sponsorluklar gibi çatı kavramlardan biraz haberiniz varsa durumun ciddiyetini kavrayabilirsiniz.

en önemli kısma geldik; bu teknolojinin üretimi. eveeet. bu etkinliklerin gerçekleşmesini sağlayan teknolojik gelişimleri sağlayan firmalar bu "e-spor" denen şeyin mimarları. bir de bu sektöre fiziksel ürün bazında üretim yapan ekipman üreticileri var. 200 dolara fare satabiliyor olmak bence büyük bir başarıdır. tekrar bu üretici mimarlara gelecek olursak; bu arkadaşlar klasik bildiğimiz yazılımcılardan falan oluşan etten kemikten insanlar. oturmuşlar, düşünmüşler; "kıçı kırık" bilgisayar oyununu nasıl geliştirebiliriz demişler ve en sonunda milyarca dolarlık bir sektör oluşturmuşlar.