Türklerde İş Çıkışı Barda Takılma Kültürü Neden Yok?
Yabancı dizilerden aşina olduğumuz iş çıkışı bara takılma sahnelerine benzer görüntüleri Türkiye'de görmek neredeyse imkansız. Peki ama günün yorgunluğunu atmak için böyle bir kültür bizde neden yok?
Türklerde İş Çıkışı Barda Takılma Kültürü Neden Yok?
How I Met Your Mother


italyanlar , almanlar , fransızlar , ispanyollar iş sonrası bar kültürünü yaşayan önde gelen haklardır. bizde bu kültürün olmamasının birkaç ana nedeni var ; 

- aperativo kültürü 1 adet alkollü içecek ve biraz çerez / tapas/ aperatif gıdalardan oluşur ve nerede olursa olsun bunun total fiyatı 5 -6 euro/kişi  vaziyettedir. 

- bir türkiye gerçeğidir ki her okumuş insan alkol almaz, kimisi dini kimisi ailesel nedenlerden. bu yüzden çoğu kafe veya lokanta insanların kitlesi ülkemizde buna göre belirlenmektedir. yani bir şirketin marketing departmanındaki 10 kişinin hepsine hitap eden tek bir yer genellikle olmaz. 

- bizdeki içki kültürü daha çok yemek yanında içilmesiyle makbul. çünkü halk olarak rakıyı ya üzgün olduğumuz da yada mutlu olduğumuzda bir şeyleri kutlamak için içiyoruz. 

- ülkemizde maalesef aynı evde yaşayanlar arasında bile iletişim problemi yaşanmaktadır. etrafımızdaki insanlar için oluşturduğunuz kalıplar ve dedikodu merakımız neticesinde insanlar şirketlerinde sadece çok az sayıda insanla gün içi boş vakitlerinde havadan sudan konuşur vaziyettedir.(arkadaş olmak zorunda değiliz kimseyle ancak herkesle sohbet edebilmek önemli bir husustur.) buna ek ülkemizde maalesef yine bu kalıplardan kaynaklı kişilerde nefret ve soğuma hissiyatı vardır bu da çevremizdekilerin düşüncelerine saygı duymadan arkalarından konuşmamıza neden olmaktadır.

- türkiye'de toplu ulaşım ne yazık ki oturmadı. yani (bkz: personel servisi) diye bir kavram hala yok. avrupa'da insanlar 3-5 dakikalık aralıklarla gelip giden ferah temiz metro, tramvay gibi ulaşım araçları ile istedikleri zaman evlerine gidebilmekteler. viyana'da yaşarken işten 17:00'de çıkıp şehrin diğer ucundaki evime metroyla gidip 17:30'da evimde olurdum. sonra hızlıca duş alıp giyinip dışarı çıkar , 18:30'da bir şeyler yiyip içip tekrar eve giderdim. sonra misal gece 22:00 gibi tekrar çıkıp ne bileyim maç seyretmeye ya da gece mekanına git.. metro elinin altında..

şimdi istanbul' da duruma bakalım: 18:00 da iş biter. kuralsız ve umarsız iş arkadaşlarının binip oturması 18:30'u bulur. dura kalka, insanları evlerine bıraka bıraka mahmutbey gişelerde ömür tükete tükete saat 20:00'da eve varırsın. daha sonra herhangi bir yere gitmek istesen bile servis kullandığına göre şirket aracın yoktur, demek ki yönetici değilsin , demek ki maaşın düşük, demek ki şehrin dış çemberinde beylikdüzü, bahçeşehir, kartal, sultanbeyli vb. gibi yerlerde yaşıyorsun. hiçbir yere gidemezsin .

haaa servis değil şirket aracı kullanan yönetici isen zaten saat 20:00'da hala çalışıyorsundur. o aracı sana boşuna vermiyor şirket..

Ev-İş Arası Mekik Dokuyan Türk İnsanına Hobi Sahibi Olmak Neden Bu Kadar Zor Geliyor?