Ülke Tarihinin En Büyük Kara Lekelerinden 12 Eylül'ün En Temel Sebepleri ve Yıkıcı Sonuçları
27 Mayıs 1960 darbesi ve 12 Mart 1971 muhtırasının ardından Türkiye Cumhuriyeti tarihinde silahlı kuvvetlerin yönetime üçüncü açık müdahalesi olan 12 Eylül 1980 darbesi, uzun vadede bakılınca ülkemiz üzerindeki etkileri hala gözlemlenebilen bir olay. Biz de bu vesileyle darbenin nedenlerini sizlerle paylaşmak istedik.
Ülke Tarihinin En Büyük Kara Lekelerinden 12 Eylül'ün En Temel Sebepleri ve Yıkıcı Sonuçları

- kenan paşa mezarın nasıl?
+ dar be!


12 eylül 1980 darbesinin genel olarak 3 nedeni vardı

1. abd’nin sovyetler birliği’ni gözetlemek açısından türkiye’deki üs ve tesislerine duyduğu gereksinim.

1979 yılı aralık ayında sovyetler birliği silahlı kuvvetleri afganistan’ı işgal etti. böylece sovyetler birliği, petrol ve doğalgaz kaynakları açısından çok önemli olan ortadoğu’ya daha da yaklaşmış oldu. abd bu gelişmeler karşısında, abd’nin ortadoğu’daki petrol çıkarlarına yönelik bir saldırının savaş nedeni kabul edileceğini ifade eden carter doktrinini açıkladı.

Dönemin ABD başkanı Jimmy Carter

türkiye'nin 20 temmuz 1974 yılında yaptığı kıbrıs barış harekâtı'na abd, türkiye'ye ambargo koyma kararı alarak karşılık vermişti. 1975 yılının başında ambargo kararı uygulandı. türkiye ise 25 temmuz 1975 günü abd ile türkiye arasındaki askeri işbirliği anlaşmasını tek taraflı olarak feshederek, türkiye'deki 21 amerikan üssü ve tesisinin faaliyeti durdurdu ve bu tesisler türk silahlı kuvvetleri’nin tam denetim ve gözetimine devredildi.

26 temmuz 1975 hürriyet gazetesi manşeti 


darbe sonrasında, 18 kasım 1980 tarihli bakanlar kurulu kararıyla türkiye ile abd arasında dışişleri bakanları düzeyinde imzalanmış olan savunma ve işbirliği anlaşması onaylandı ve 1 şubat 1981 tarihli resmi gazete’de de yayımlanarak yürürlüğe girdi. abd, üslerine kavuştu.

2. türkiye ekonomisinin 1929 yılından beri uyguladığı ithal ikameci sanayileşme modelinin 1977 yılından itibaren ciddi bir çıkmaza girmesi ve ihracata dönük sanayileşme modeline geçilmesi talebi.

cumhuriyetin ilk kurulduğu yıllarda uygulanan ithal ikameci sanayi anlayışı; ekonominin dış etkenlere ve dış kaynaklara bağımlılığını azaltmak, ulusal gelir içinde sanayinin payını arttırmak vb. amacı güdüyordu. 1970'li yıllarda türkiye’ye döviz girmesi için dışa bağımlı kapitalist sistem içinde ihracata dönük sanayileşme, yani sanayicinin uluslararası rekabete/pazarlara açılması ve döviz kazanması isteniyordu. türkiye’deki sanayici yüksek faizle kredi kullanıyor, enerjisini pahalıya satın alıyor, araştırma ve geliştirme yatırımları yapmadığından teknoloji geliştiremiyor ve emek üretkenliğini artıramıyordu.

Milliyet gazetesinin 24 Ocak kararları ile ilgili manşeti.

bu verimsizliği gidermek amacıyla 24 ocak kararları (bkz: 24 ocak 1980) alınmış ve % 32.7 oranında develüasyon yapılmış, dış ticaret serbestleştirilmiş, yabancı sermaye yatırımları teşvik edilmiş, kâr transferlerine kolaylık sağlanmış ama parlamenter sistem bu amaca ulaşılamayınca, 12 eylül darbesinin altyapısının bir unsuru daha oluşmuştu.

3. türkiye’de sosyalist/komünist hareketlerin ülke tarihinde ilk kez büyük bir kitle gücüne erişmiş olmasıydı. bunun sonucunda artan sağ-sol çatışması.

türkiye'de sosyalist/komünist hareketi ilk kez 1975-1980 döneminde yüzbinlerce insanı etkileyebilecek ve yönlendirebilecek bir güce kavuştu bu hareketin bir bölümünün sovyetler birliği ile doğrudan ilişkileri vardı. sağ partiler, sol hareketlerinin türkiye’deki rejimi zayıflatmaya çalıştığını ve sosyalizmin inşası için sovyetler birliği destekli bir hareket olduğu görüşündeydi. bu iki anlayışın temsilcilerinin sokaklarda, üniversitelerde kanlı mücadelesi ile türkiye birçok katliama, siyasi suikasta tanıklık etti.


Darbe öncesi ve sonrasındaki sonuçlar

1 mayıs 1977'de (bkz: kanlı 1 mayıs) taksim katliamında 34 kişi öldürüldü.

19 nisan 1978 günü malatya belediye başkanı hamit fendoğlu’nun evine gönderilen bomba patladı ve fendoğlu ile yakınları öldürüldü. ardından başlayan olaylar 3 gün sürdü; 100’den fazla işyeri ve konut yakıldı; 1000 bina zarar gördü. 250 kişi gözaltına alındı. güvenliği 5000 asker sağlayabildi.

3-7 eylül 1978 günleri sivas olaylarında 9 kişi öldü, 115 kişi yaralandı.

3-5 aralık 1978 tarihlerindeki elazığ olaylarında 5 kişi öldürüldü.

19-24 aralık 1978 tarihlerindeki kahramanmaraş olaylarında (bkz: maraş katliamı) 105 kişi öldü, 176 kişi yaralandı, 210 işyeri ve ev tahrip edildi.

ilk sıkıyönetim maraş katliamı'nın ardından 13 ilde (adana, ankara, elazığ, bingöl, erzincan, erzurum, gaziantep, istanbul, kahramanmaraş, kars, malatya, sivas, şanlıurfa ve hatay illerinde) ilan edildi, ancak akan kan durmadı.

25-27 haziran 1979 günleri ortaya çıkan manisa olaylarında 4 kişi öldürüldü.

2-10 temmuz 1980 günleri çıkan çorum olaylarında (bkz: çorum katliamı) ise 26 kişi hayatını kaybetti.

26 aralık 1978 ile 11 eylül 1979 tarihleri arasındaki olaylarda 869 vatandaş ve 29 güvenlik görevlisi öldürüldü, 3633 kişi yaralandı.

12 eylül 1979 ile 11 eylül 1980 tarihleri arasında 2677 vatandaş ve 135 güvenlik görevlisi öldürüldü ve 6784 kişi yaralandı.

DAHA FAZLA İÇERİK