United Airlines Rezaletiyle Gündeme Gelen ''Overbooking'' Meselesi Tam Olarak Nedir?
Geçtiğimiz Pazar akşamı Chicago'dan kalkacak uçakta 4 yolcunun fazla olduğunu belirten United Airlines yetkilileri, seçilen yolculardan biri inmeye ikna olmayınca yolcuyu yaka paça uçaktan dışarı atmış ve olay, videonun da yayılmasıyla birlikte dünyada gündem olmuştu. İşte bu olaydaki ''overbooking'' mevzusuyla ilgili Sözlük yazarı ''everything at once today'' detaylı bir yazı yazmış.
United Airlines Rezaletiyle Gündeme Gelen ''Overbooking'' Meselesi Tam Olarak Nedir?
iStock.com


her havayolu overbook yapmaktadır. overbook dediğimiz olay, uçağın koltuk sayısından daha fazla bilet satılması anlamına gelmektedir. eğer bir uçak "boş koltuk" ile seyahat ediyorsa, bu durum o uçuşta zarar ettiklerinin göstergesidir.

insanlar uçak seyahati için bilet satın almış olsalar bile, birçok havayolu ortalama kaç kişinin uçağı kaçıracağını hesaplayan karışık parametrelerle çalışan sistemler kullanmaktadır. bu kullandıkları sistemlere "no-show rate" adı verilir ve uçağın rotası ile seyahat edilecek güne göre değişkenlik göstermektedir.

united airlines'ın ağında, 3411 uçuş numaralı chicago'dan kalkan uçağın no-show rate'i oldukça yüksektir. chicago'dan uçağa binip de aktarmalı oldukları diğer uçağa yetişmeye çalışan yolcuların birçoğu uçaklarını kaçırmaktadır zira amerika birleşik devletleri içerisindeki iç-hat uçuşlarının 1/4'ü gecikmeli olarak havalimanlarına inmektedir. buna ek olarak; ilgili bölgede birçok rakip havayolu bulunması ve chicago'da tren, otobüs gibi alternatif seçeneklerin çokluğu da yolcuların bu seçeneklerine yönelmeleri ya da birkaç saat şehirde vakit geçirip daha sonra gidecekleri yere gitmeleri oldukça olasıdır.


fakat, örneğin, bangor'dan kalkıp washington dc'ye giden bir uçağın yolcularının uçaklarını kaçırması ya da biletlerini isteyerek yakmaları oldukça düşük bir ihtimaldir çünkü bu rotada, bangor'a başka bir yerden bağlanıp da dc'ye giden bir uçuş bulunmamaktadır. günlük 10 ila 15 uçuşun bulunduğu bangor örneğinde tren imkanı da bulunmadığından dolayı chicago'ya kıyasla uçağa binmeme ihtimali olan yolcu sayısı çok çok azdır.

diğer bir örnekle, 3411 sefer sayılı uçuşta da olduğu gibi pazar gecesi yapılan uçuşlarda çok düşük no-show rate bulunmaktadır zira yolcular pazartesi günü işbaşı yapmak için bu uçuşu kullanmaktadır.

hangi yolcuların, hangi uçuşları kaçırdıklarına dair saklanan veritabanı toplumla paylaşılmayıp, gizli bir şekilde korunmaktadır zira havayolları bu sistemlerini sürekli olarak güncel tutup, güvenli bir şekilde fazladan bilet satmaya çalışmaktadır.


bu sistemler düşündüğünüzün aksine, gerçek verilerden faydalandığı için oldukça iyi çalışmaktadır. örneğin 1990 yılında 10.000 yolcudan 16'sının, tıpkı bu rezalette gündeme geldiği gibi uçağa boarding yapması engellenmiştir. fakat 2016 yılında bu rakam 10.000 kişide 9 kişiye düşmüştür. sağlanan verilerin iyileştirilmesi ve kullanılan parametrelerin daha da akıllılaştırılması, havayollarının daha fazla "buhardan" koltuk satmasını kolaylaştırmaktadır.

united airlines'ın 3411 sefer sayılı uçuşu tam anlamıyla bir "rezalet"tir zira check-in'ini ve boarding'ini yapmış, koltuğuna oturmuş bir yolcuyu uçaktan "koltuğunuzu başkasına satmış bulunmaktayız" diye diğer yolcuların gözünün önünde atmak tam anlamıyla bir pr fiyaskosudur.

United Airlines yetkililerinin yolcuyu yaka paça uçaktan atma anı.


peki böyle bir durum başımıza gelmesin diye ne yapabiliriz?

havayolları, böyle durumlarda kimleri uçaktan çıkaracaklarına dair bir yönergeye sahiptirler. bu yönergeler hiyerarşik bir sisteme göre çalışmaktadır. kağıt üstünde, havayoluna karşı -sözüm ona- en az değeri olan yolcular seçilmektedir. normal şartlarda bilgisayarlar otomatik olarak en son check-in yapan kişiyi ya da "sık sık uçan" statüsüne sahip olmayan yolcuları seçmektedir. yani erkenden online olarak bile check-in yapıp da koltuk seçiminizi tamamlayıp da boarding pass'inizi alırsanız uçaktan atılma riskinizi en aza indirmiş olursunuz diyebiliriz. 

buna ek olarak uçtuğunuz havayolunun müşteri kartlarından birisine sahip olmanız, o kartı hiç ya da çok az kullansanız bile sizi bu durumdan kurtaracak statüye sokacaktır.


havayollarının geçmiş yıllardan kazandıkları en büyük tecrübe, yolcuların kaliteli bir uçuştan ziyade daha ucuz bir uçuş tercih ettikleridir. bu nedenle, havayolları ucuz bilet sunabilmek adına daha fazla bilet satarak koltukların fiyatlarını düşürmeye çalışmaktadır. koltukların fiyatlarının düşmesi demek rakip firmalara karşı avantaj sağlamaları anlamına gelmektedir. bu yüzden de sürekli olarak bu tahmin sistemlerini geliştirmektedirler.