Ünlü Tabloların Hangi Ressama Ait Olduğunu İlk Görüşte Anlamanızı Sağlayacak Bilgiler
Her ressamın eserlerine yansıttığı kendisine has bir tarzı varken hangi eserin kimin olduğunu tahmin etmek çok da zor değil. O zaman işe sanat dünyasından büyük isimlerin tarzlarını öğrenerek başlayalım.
Ünlü Tabloların Hangi Ressama Ait Olduğunu İlk Görüşte Anlamanızı Sağlayacak Bilgiler
Picasso


pablo picasso

genellikle çizgileri çok keskin, aynı şekilde renk geçişleri de çizgilerle sınırlandırılmıştır, çizgi olmayan yerde kolay kolay renk geçişi görülmez, yapıtlarının en belirgin özelliği gözlerdir; iki göz asla simetrik olmaz, genelde normal olmayan göz sol gözdür, ya siyah olur, ya normalde yukarıda olur, ya da göz yan durur. şekiller ne nesneler de genelde olduğundan farklıdır.

picasso örnekleri:

Guernica
Crying Woman
Reading
Las Meninas

Portreit of Dore Maar


vincent van gogh

çizgileri genelde kısa, düz ve kalındır, böylece tuvalde bıraktığı izler rahatlıkla görülebilir, tablolarında ağırlıkla sarı ve mavi tonları kullanılmıştır. resimlerinin en dikkat çekici yanı sürekli olarak görülen dalgalanma ve girdaplardır, hatta bilim teknik dergisinin ekim 2015 kapağındaki konusu van gogh'un starry night balance eseridir.

ilginç yanı daha tirbülans, vortex gibi terimler hayatımıza girmemişken van gogh'un bu gözle görülemeyen olayları tablolarında ifade etmesidir.

van gogh örnekleri:

Wethfield with Crows

Cafe Terrace at Night

Road with Cypresses

Rest from Work

Starry Night Over Rhone


salvador dali

gölgelendirmeleri neredeyse kusursuz, çizgi geçişleri çok sert ve gerçeğe yakındır, tablolar sürrealizm akımıyla yapıldığı için içinde geçen olayları ve imgeleri anlamak neredeyse imkansızdır, hatta bununla ilgili dali; ”düşmanlarımın,arkadaşlarımın ve halkın resimlerime aktardığım imgelerin anlamını çözemediklerini söylemeleri bence son derece anlaşılır bir durum.onları yapan kişi olarak ben bile anlayamazken,başkaları nasıl olur da bu imgeleri anlamayı umabilir.” demiştir. burada da aynı picasso'da olduğu gibi şekiller ve cisimler farklıdır fakat bu farklılık cismin şeklinde değil yapısında olur, mesela saat, yarım olarak gözükmez, tam bir saattir ama erimiştir.

salvador dali örnekleri:

The Persistence of Memory

The Enigma of Desire

Leda Atomica

The Arcitectonic Angelus of Millet

Portrait of Paul Eluard


johannes vermeer

resimleri gerçeğe çok yakındır ve büyük bir çoğunluğu sol tarafında pencere olan bir odadadır ve basık orta çağ havası portrelerinden hissedilebilir, istisnasız en belirgin özellik resimlerdeki gölgelendirmelerin normalde olamayacak kadar mükemmel olması ve hareketsiz olan nesnelerin (bina, çarşaf, perde) neredeyse fotoğraf kalitesinde olmasıdır, hatta bu o derece ileri gitmiştir ki vermeer'in resimlerini yaparken yansıtma ile birebir fotokopi çeker gibi çizgilerin üstünden geçerek resimlerini yaptığı düşünülmektedir, bunun başlıca sebebi ise gölge geçişlerini ve duvara çarpan ışığın tonunun azalmasını çoğunlukla insan gözünün algılamamasıdır, bunu sadece fotoğraf çekerken fark edebilmekteyiz fakat vermeer'in her tablosunda duvara vuran ışık tonlaması adeta fotoğrafta olduğu gibi değişmekte, ayrıca görüş açıları üzerinden yapılan birkaç deneyle vermeer'in hile yaptığı kanıtlanmıştır. hilenin anlatımı:


johannes vermeer örnekleri:

The Music Lesson
The Little Street
View of Delft

The Girl With The Wine Glass

The Geographer

rembrandt van rijn

resimlerinde orta çağ havası fazlasıyla etkindir, sade ve olayları olduğu gibi betimler, resimlerin kenarların genelde karanlıktır, ışık orta noktaya odaklıdır, çizgilerinin özellikle ayırt edici bir özelliği yoktur fakat genelde efsanevi olayları konu edinmesiyle ve bulunduğu dönem gereği kullanabildiği renklerin sınırlı olması sebebiyle hep aynı renk türlerini kullanmasından dolayı rahatlıkla diğer ressamlardan ayırt edilebilir. birkaç resmini incelemek renk konusunu anlamamıza yeterli olucaktır.

rembrandt van rijn örnekleri:

The Nights Watch

Bellshazar's Feast
Christ In The Strom On The Lake Of Galilee
The Sacrifice Of Abraham
Portrait Of Jan Six

edouard manet

resimde çıplak bir insan varsa çizgileri kesinlikle mükemmeldir adeta özenerek çizilmiştir ve çok keskindir. doğa ve insanın iç içe olduğu resimlerde ise doğa bulanık insan keskin çizgilerle çizilmiştir. resimleri genelde 19. yy dünyasını konu alır ve modern sanatın başlangıcı kabul edilir. resimlerin bazı bölgeleri çok keskin ve net iken bazı noktaları bulanıktır buna örnek olarak ispanyol şarkıcı tablosundaki gitarın hatları çok keskinken insan yüzü o kadar keskin hatlara sahip değildir.


ve suprised nymph tablosundaki kadının bacağını diğer bacağının üstüne attığı hatlar çok belirginken gene yüz hatları o kadar belirgin değildir.


edouard manet örnekleri:

Luncheon on the grass
A bar at the Folies Bergere

The railroad

The execution of the emperor maximilian of Mexico
At father lathuille

pieter brueghel

resimlerinde sarı ve kahverengi arası çamur rengi tonları hakimdir, ayrıntıcıdır ve keskin çizgiler kullanır. resimlerinin en belirgin özelliği tabloların üstten bakan bi açıyla yapılmış olmasıdır brueghel sürekli olarak insanlara tepeden 45-30 derece arası bir açıyla bakar. resimlerinde sıkça rastlanan tema savaşlar, yıkımlar, dayanışma çabası'dır. ayrıca resimlerinde çok fazla insan olduğu için insanların detaylarından çok çevredeki detaylar daha ince işlenmiştir.

pieter brueghel örnekleri:

The Dutch proverbs
Çocukların Oyunu
The triumph of death
Karnaval ve perhiz arasındaki savaş


michelangelo

eserlerinin tamamında keskin çizgiler ve yumuşak hatlar kullanmıştır, insan figürleri genelde çıplaktır ve erkek ise cinsel organları çok küçüktür. kişiler perspektiften uzaklaştıkça yüzleri kahverengi ve sarı renk almaya, belirsizleşmeye başlar. ayrıca genelde yapıtlarında doğaüstü dini olayları konu alır ve açık renkler kullanır.

michelangelo örnekleri:

The drunkness of Noah

The creation of Adam

The prophet jeremiah

Capella sistina
The last judgement

leonardo da vinci

yuvarlarlak ve yağlı yüz hatları, leonardo diyince akla ilk gelen bu olmalı, bütün insan figürleri istisnasız olarak yuvarlak ve yağlı denebilecek yüz hatlarına sahiptir. resimlerde renk geçişleri tek kelimeyle muhteşemdir, her rönesans ressamı gibi da vinci'nin tablolarında da siyah renkler çoğunluktadır. çizgilerinin keskinliği veya yumuşaklığı hakkında birşey söylemek doğru olmaz çünkü genellikle sert çizgileri tercih eden da vinci en ünlü tablosu mona lisa'da neredeyse el bölgesi dışında hiçbir bölgede çizgi kullanmadan renk geçişleri yapmıştır.

leonardo da vinci örnekleri:

Mona Lisa
The last supper
The baptism of christ
The Madonna of the Yarnwinder

not: buradaki genellemeler yanlış olabilir bunun sebebi ressamların genç yaştaki yapıtlarının tüm bu genellemelerin dışına çıkabilmesidir, buradaki genellemeler sadece, tarzı tamamen oturduktan sonra veya tarzının dışına çıkmadığı yapıtlar hakkındaki genellemelerdir.

DAHA FAZLA İÇERİK