Yapay Zekanın Hareket Etme Sisteminin Herkesin Anlayabileceği Sadelikte Bir Özeti
Yapay zekaya bütünlüğünü kazandıran hareketler aslında biyolojik evrimi taklit eden algoritmalardan oluşmaktaymış. Sözlük yazarı "sonsuzdan gelen q yuku" ise bu algoritmaları oldukça anlaşılır bir sadelikte açıklamış.
Yapay Zekanın Hareket Etme Sisteminin Herkesin Anlayabileceği Sadelikte Bir Özeti
iStock


yapay zeka algoritmalarının meraklıları için, en basit başlangıcı şu siteden yapabilirsiniz: http://natureofcode.com/

gelelim konumuza, günümüzde yapay zeka algoritmaları biyolojik evrimi taklit eden tamamen randomness üzerinden ilerleyen algoritmalar bütünüdür. 

basit olarak açıklamak gerekirse

sadece bir sıcak, soğuk oyununa indirgenebilir. ben aklımdan 0 ile 100 arasından bir sayı tutarım ve bilgisayar da bu aralık içinde bir random sayı üretir, ben bilgisayara sıcak veya soğuk diyerek sayıya ulaşmasına yardım ederim, bilgisayar da her seferinde sonuçtan uzağa doğru aşırı sapma olmaması için bir önceki söylediği sayıdan bizim verdiğimiz %'lik oranında uzaklaşır. bunu yaparken gaussian hyperbol'unu veya perlin noise'ı kullanırlar. mesela ben 10 tuttuysam bilgisayar ilk sayı olarak 80 ürettiyse bilgisayarın ikinci tahmini 5 olamaz en fazla 60a kadar inebilir ve bu şekilde sayıya asla ulaşamayız ama yakınsarız (fakat bu demek değildir ki şans eseri tam sayının üstüne basamayalım, sayıyı şans eseri bulabiliriz fakat algoritma mantığı gereği sonucu ancak sonsuzuncu nesilde tam olarak bulabiliriz).


tamam ama yakınsak bir çözüm bize ne sağlar?

mühendislik problemlerinin çoğunda %50 hesap, %50 ihmal yapılır. mesela bir motorun ısınması esnasında bütün termodinamik analizler yapılabilir fakat tam sonucun bulunması için dünyanın dönme hızı, eksen eğikliği, dünyanın güneşin çevresinde dönme hızı, güneşin samanyolu çevresin dönme hızı, evrenin genişleme katsayısı gibi sonsuz sayıda hesaplanamaz ayrıntıyı bilmek gereklidir, bu yüzden yakınsak bir çözüm olmayan bir çözümden iyidir ve yeterlidir.


peki sayıyı bulmak dedin, bununla yapay zekanın alakası nedir?

şimdi bir robot düşünün, mekanik olarak yaratılmış ve bilgisayar ortamında modellenmiş fakat henüz içinde yazılımı yok. buna bilimsel yasaları kullanan bir yazılım ekleyip her bacağın tek tek nasıl yürümesi gerektiğini hesaplamaya kalkarsanız işin içinden çıkamazsınız, çıktığınızı düşünseniz bile bu çalışmayacak sanalda çalışsa bile gerçek dünyadaki sınırsız etkileşim yüzünden yüzlerce sorunla karşılacaktır. 

bu yüzden şöyle yapıyoruz

her bacağa rasgele bir matris kullanarak hız, ivme ve hareket şekli ataması yapıyoruz daha sonra modellediğimiz robotu bilgisayar ortamında çalıştırıyoruz, bu modellemeleri tek seferde bilgisayarla yüzlerce kez yapabilmek mümkün, yapılan yüzlerce model arasından en uzun süre ayakta durabileni seçiyoruz ve bunu %20lik değişim varyansı ile tekrar çalıştırıyoruz, en uzun süre ayakta duran random kodun next generation'u olduğu için bu kodumuz daha uzun süre ayakta duruyor ve bu kodların içinden en uzun süre ayakta duranı seçe seçe bu işlemi 10.000'lerce kez tekrarladığımızda elimizde yürüyebilen bi robot oluyor. evet tamamen random bir sayı matrisinin, ayakta durma ve koşma matrisine yakınsamasını hesaplamış oluyoruz ama hesapladığımız değerleri robotumuzun mikroişlemcisine girdiğimizde bir de bakıyoruz ki robot gerçek bir köpek gibi koşabilmekte.


yapay zeka algoritmalarının en temelinde bu mantık vardır, biyolojik evrimi taklit ederek işe yarayan dna parçalarını hayatta tutup işe yaramayanları elemek.