Yaşam Alanını Pozitif Enerjiyle Doldurmayı Amaçlayan Çin Öğretisi: Feng Shui
Feng Shui ya da Feng Şui, "rüzgar" ve "su" anlamına geliyor. Bu öğretide Çinliler, doğada var olan enerjiyi yaşam alanlarına aktarmayı amaçlıyorlar. Peki bu Feng Shui nereden çıktı? Kuralları nelerdir?
Yaşam Alanını Pozitif Enerjiyle Doldurmayı Amaçlayan Çin Öğretisi: Feng Shui


Feng Shui nasıl ortaya çıktı?

vakti zamanında, 4 bin yıl kadar önce çinliler atalarını gömerken bir şey dikkatlerini çeker. tabii ataları dediğimiz kişiler abisi, amcası, babası falan. ama ata deyince karizmatik oluyor. çililer atalarının ruhu huzura kavuşursa kendilerinin de huzurlu bir yaşam süreceklerine inanacak kadar saf bir millet olduklarından bir gün aralarından bir tanesi çıkar der ki "kardeşlerim çinliler, biz bu ataları yüce oldukları için dağların tepesine gömüyoruz. ama fırtına çıkıyor, yıldırım düşüyor. ölüler kavruluyor. yazıktır. günahtır. gelin bunları deniz seviyesinde gömelim" diğer çinliler, adama hak verirler. o sıralarda çin'in nüfusu milyarı falan bulmamış. aralarında ufak bir oylama yapıp hemen karara bağlıyorlar ve deniz seviyesinde gömmeye karar veriyorlar.


aradan zaman geçiyor. atalar birer, ikişer ölmeye devam ediyorlar. bunlar da daha önce kararlaştırıldığı üzere deniz seviyesinde mezarlar açıyorlar. amaaaaaa..... zaman tabii ki yerinde durmuyor. bayram geliyor. ne büyük tesadüf ki o bayram kışa rastlıyor. tepede de nal gibi dolunay var. yağmur şakır şakır yağmış, dolunay da gel-git olayıyla suyun seviyesini artırmış. ani mezarlar toptan denizin dibinde. atalarını deniz seviyesinde gömdüklerinden suyun dibini boyladığını anlayan çinliler bu aklı veren herifi öldürüyorlar. birisi diyor ki "bunun leşini suya atalım" diğeri "hayır efendim tepeye çıkaralım yıldırımlar düşsün üzerine" diye cevap veriyor. tam o sırada aralarından bir tanesi "biz en iyisi bunu dağın tam orta bölgesine gömelim. böylece hem suyun hem de rüzgarın arasında kalır" diyor. bu fikir hepsinin aklına yatıyor. adamı dağın ortasına gömüyorlar. ancak aradan yıllar geçiyor ve bir bakıyorlar ki adamın mezarı sapasağlam. oldukça iyi korunuyor. ne rüzgar etki ediyor, ne de su. hemen tövbe edip adamın mezarı başına gidiyorlar ve orayı türbe haline getirip çaput bağlamaya başlıyorlar. o çinlinin aziz hatırasına da türbeye rüzgar ve su manasında "feng shui baba" türbesi diyorlar.

bu inanış zaman içerisinde gelişiyor ve feng shui felsefesi doğuyor. yani suyun ve rüzgarın arasında olan her şey korunaklıdır. güce çok yakın olmayacaksın, ama güçten de uzak kalmayacaksın.

Feng Shui evleri nasıl olmalıdır?

yaşanılan mekanda olumlu enerjilerin hareket etmesi ve barınabilmesi için dikkat edilmesi gereken bazı kurallar vardır. pozitif akışı sağlayabilmek için aşağıda yer alan maddelere dikkat edilmesi gerekir.

1. giriş kapısı

-evin giriş kapısı yani sokağa bakan kapının yönü burada önemlidir.
-giriş kapısının üzerinde tuvaletin yer almaması gerekiyor.
-giriş kapısının karşısında ve yanında merpen olmamasına dikkat edilmeli.
-giriş kapısının karşısında ayna olması enerjiyi tekrar dışarı çıkaracağı için ayna olmamalı.
-giriş kapısının karşısında birden fazla kapı bulunması ayrıca cam bulunması feng shui felsefesine aykırıdır.

2. yatak odası

-yatakların ayak kısmı kapıya doğru yönelmemelidir. bu ölümü çağrıştırır.
-yatak odasında yer alan örtü ve çarşaflar düz renk olmalıdır. desenli olacaksa eğer geometrik şekil olmasına dikkat edilmesi gerekir.
-yatakbaşı pencereye dayalı ya da pencerenin altında olması sakıncalıdır.
-kiriş altında uyumak ise ayrılığı sembolize eder.
-evli çiftler ise ayrı yatakları yanyana koymamalıdır.
-ebeveyn yatak odalarının güneybatıda yer alması mutlu bir evliliğe işarettir.
-yatak odasında elektronik aletlerin olması feng shui felsefesi bakımından sağlığa zararlıdır.
-sağlıklı kişilerin yatak odalarında canlı bitki bulundurmamaları gerekir. canlı bitkiler sadece hasta kişiler için canlı enerjiler vermektedir.


3. çalışma odası

-çalışma odaları koridorun sonunda olmalı ve çalışırken sırt duvara verilmelidir.
-çalışma odasında yer alırken arkanızda pencerenin olmamasına dikkat edin. eğer var ise kalın bir perdeyle örtmeniz gerekir.
-kapaklı kitaplıklar ve dolaplar tercih edilmelidir.
-çalışma odasında yer alan elektronik aletler batı ya da kuzeybatı yönünde bulunmalıdır.
-çalışma odası bol ışıklı olmalıdır.
-hafif müzikle çalışmak odada yer alan enerjiyi artırır.
-çalışma odasında kırmızı rengin olmasına dikkat etmeniz gerekir.

4. mutfak

-ateş ve su elementlerini temsil eden eşyalar yanyana ya da karşı karşıya olmamalıdır.
-mutfak kapısı ile tuvalet kapısı karşılıklı olmamalıdır.
-pencerenin ocağın bulunduğu duvarda yer almaması gerekir.
-evin arka cephesinde mutfak bulunmalı.


5. yemek odası

-yemek odasının karşısında tuvalet ve giriş kapısı bulunmamalı eğer var ise bir paravan ile engellenmelidir.
-yemek masasında sandalye sayıları 6-8-12 adet olmalıdır.
-yemek masasının bulunduğu duvarda bir ayna bulunmalıdır. bereketi artırır.
-yemek masası dar bir köşede ise bu bereketi azaltacaktır. bunu önlemek için o bölgede ayna kullanılmalıdır.

6. oturma odası

-süslemek için kullanılan nesneler sivri şekilde olmamalı.
-l şeklinde yerleşmemeye özen gösterilmelidir.
-oturma odasında yer alan büyük dolaplar kapaklı, diğer dolaplar ise açık olmalıdır.
-çiçekler güneydoğu bölgesinde yer almalıdır.
-kırmızı renkli dekoratif eşyalar kullanmaya dikkat edilmelidir.
-odalarda kaktüs bulundurulmaması gerekir.


7. tuvalet ve banyo

-dubleks evlerde tuvaletin altına gelecek odalarda oturmaktan ve uyumaktan kaçınılmalıdır.
-oturma odası ve mutfağın karşısında yer almamalıdır.

Bu içerik de ilginizi çekebilir