Yeni Transferleriyle Merak Uyandıran Fenerbahçe Doğuş'un Detaylı Bir Sezon Başı Analizi
Son Euroleague şampiyonu Fenerbahçe Doğuş'un iki çok önemli oyuncusu Bogdan Bogdanoviç ve Ekpe Udoh'u kaybetmesinin ardından, önceki sezonlardaki başarısını devam ettirip ettiremeyeceği konuşuluyor. Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi'nde yeni sezon henüz başlamışken başarılı takım ne durumda, bir bakalım.
Yeni Transferleriyle Merak Uyandıran Fenerbahçe Doğuş'un Detaylı Bir Sezon Başı Analizi
NTV

çok güzel bir şampiyonluk sezonunu geride bırakıp takım yapısının en değerli iki oyuncusunu kaybedip yeni sezona başlayan dünyanın en güzel takımıdır fenerbahçe doğuş.

geçen yıl bogdan'ın sakatlığında kulüp muhtemelen obra yönetimindeki en zor zamanlarını geçirdi

hücumda sayı bulma, yaratıcılık ve üretkenlik konusunda büyük sıkıntı yaşıyorduk. birkaç mağlubiyet birkaç zorla kazanılan maç içerdeki farklı gs galibiyetinin verdiği moralle bir şekilde o dönem atlatıldı ve devamında bogdan'ın dönüşü ile işin rengi değişti. mart ayı sonunda form tutan takım, sezonun geri kalanını yenilgisiz tamamlayıp ligde ve avrupa'da şampiyonluğa erişti.

ancak ne var ki, sadece fenerbahçe'nin değil, avrupa'nın da en değerli oyuncularından ikisini geçen yaz abd'ye uğurladık. esasında bogdan'ın gideceği belli olduğundan yönetimin b planı hazırdı: wanamaker. wanamaker geçen yılın da başında anlaşmaya yakın olduğumuz ancak son anda daçka'ya kaptırdığımız bir oyuncuydu. ancak ekpe'nin gidişi biraz daha sürpriz oldu. yönetim ekpe'ye nba'den iyi bir teklif vermiş ve burada mutlu olduğundan da emindi. dolayısıyla kalması bekleniyorken, ekpe; "engin ardıç ile aynı ülkede yaşamak istemiyorum" deyip bizleri engin ardıç ile başbaşa bıraktı.

Ekpe Udoh

fenerbahçe bu iki oyuncunun boşluğunu, biraz da sponsor desteğiyle, doldurup dar rotasyonunu da genişletmeye çalıştı kısmen de başarılı oldu. sinan güler, marko guduriç, brad wanamaker, niccolo melli ve jason thompson transfer edildi. türk rotasyonu için berk kiralık verildi ve yerine tecrübeli veteran sinan alındı. wanamaker ve iki uzun forvet ile bogdan ve ekpe'nin açığını kapatmak hedeflendi ancak şimdi görünen o ki; o açık pek kapanacağa benzemiyor.

takım sezonu nispeten kolay 2 banvit maçıyla açtı ve pek de zorlanmadı. geniş rotasyonunun da verdiği güçle rakibini iki maçta da rahatlıkla yendi. ancak bu gece ispanya lideri malaga deplasmanından eli boş döndü. elbette şu anda gelecek için kullandığımız projeksiyon flu gösterecektir ve yapacağımız tahminler biraz fal bakmak olacaktır. ancak kağıt üstünde görülen resim benim açımdan pek de tatmin edici değil. her ne kadar ekpe avrupa'nın en iyi uzunu olsa da uzun pozisyonunda farklı meziyetleri olan oyuncularla eksikliği kısmen kapanabilir. ancak bir arabanın sürücüsü kötüyse; arabanın iç aksamının, motor gücünün ne olduğu çok da önemli olmaz.

malaga ve banvit maçları çok kısa da olsa bize gösterdi ki wanamaker ve kostas oynasa bile takımın oyun içi liderliğine soyunacak kişi kostas olacak gibi

bu durum kostas buraya geldiğinde de elbette planlanıyordu ki ben de o geldiğinde çok sevinmiştim. zira çok beğenerek izlediğim bir oyuncuydu kostas. ancak bugün geldiğimiz noktada bunu söylediğim için üzülüyorum ki fenerbahçe'nin geldiği seviye, kostas gibi bir oyuncunun takım içi lider olması için fazla ileride. kostas elbette yetenekli bir oyuncu, takım içi lider olabilecek potansiyeli de taşıyor ancak oynayacağı rol bu olacaksa bunu fenerbahçe'de yapamaz. hücumlarda topu çok fazla domine eden oyuncu, hücum süresinin büyük bölümünde topu elinde tutuyor ve takımın pas temposunu çok yavaşlatıyor.

üstelik takımın hücum düzenini bu biçimde bozması onun tek eksiği de değil; oyuncu topu fazla domine ettiği için takım arkadaşlarının oyun konsantrasyonunu da aşağı çekiyor. topu olabildiğince az paylaşan ve çoğunlukla bitirici pas (direkt asist) vermeyi deneyen bir oyuncu sloukas. ancak bogdan ile beraber oynadığında topa bu kadar hükmedemiyor ve pas akışı içinde daha iyi verim veriyordu. zira oyuncunun gayet keskin bir dış şutu var.

Kostas Sloukas / Euroleague

ancak geçen yıl bogdan yokken nispeten daha zayıf ekiplere karşı topu domine etmesi sorun yaratmadı fenerbahçe için

geçen yıl ki fenerbahçe-galatasaray maçı neredeyse baştan sona fenerbahçe üstünlüğü ile tamamlanmış rahat bir galibiyet almıştı takım. ancak euroleague seviyesinde zor deplasmanlar ve daha kırıcı, sert takımlarla karşılaşıyorsunuz. bu noktada kostas'ın yaratıcılığı fenerbahçe için yeterli değil. (galatasaraylı arkadaşlar alınmasın iki takımın bütçesi ve yönetimleri arasında büyük farklar var. birinin hedefi avrupa şampiyonluğu iken diğerinin avrupa'nın en iyi ligine katılabilmek ve kalıcı olabilmek. stadyum, sponsorluk, bilet fiyatı politikası, kombine sayısı, yönetim biçimi açısından iki kulüpte büyük bakış açısı farkları var. galatasaray'ın elbette daha iyisi için gücü var ancak yönetim tercihini farklı yönde kullanıyor.)

hatırlayanlar olacaktır. kostas'tan önce fenerbahçe'nin gardı roko ukiç idi. hırvat oyuncu da topu o kadar fazla domine ederdi ki fenerbahçe maç sonu 70 sayıyı zor görürdü bazen. bugünkü malaga mağlubiyetinde de aynı şeyi gördüm. tıpkı geçen yıl bogdan'ın sakatlığında gördüğüm şeyi. kostas fenerbahçe'den çok daha düşük seviyedeki takımlara karşı isterse 24 saniye boyunca topu elinde tutabilir, fenerbahçe, ağır basan kalitesi ve rotasyon zenginliği ile o takımları zaten rahatlıkla yenebiliyor. ancak kırıcı deplasmanlar bizim için çok zor geçecektir. 

Roko Ukiç

dünkü malaga maçı, fenerbahçe'nin maç sonlarını nasıl oynayacağını göstermesi açısından da oldukça iyi bir sınavdı

fenerbahçe geçen yıl beşiktaş'ı efsanevi bir maç ile mağlup ettikten sonra şampiyonluğu kutlamıştı. sonu epey zor geçen ve uzatmalara giden maçta bogdanoviç sazı eline almış tek başına maçı koparmıştı. sırp yıldız fenerbahçe'ye gelmeden önce de son topları kullanmaktan imtina etmiyordu keza fenerbahçe'de de etmedi. ancak son yılında fenerbahçe'nin uzatmaya giden maçlarında attığı uzatma sayılarının neredeyse hepsinde bogdanoviç'in izi var. ya pozisyonu yaratıyor ya asistini yapıyor ya da sayıyı atıyordu yıldız oyuncu. hatta yanılmıyorsam uzatmaya giden bjk maçlarından birinde (euroleague maçlarından biri de olabilir) ilk 3 dakika boyunca sadece kendisi atmıştı sayıları. bununla beraber son topları kullanma konusunda eli zerre titremezdi. herhangi bir son topu kullanırken ne kendisi ne de biz taraftarlar zerre kuşku duymazdık.

son saniyede türkiye kupasını adeta daçka'dan çalışı


veya giresun'a attığı saçma sapan üçlük


pana karşısındaki efsane oyunu derken bogdanoviç son dakikalarda ekseriyetle doğru kararı veren ve bunu da doğru uygulayan bir oyuncu olduğunu göstermişti. şayet bulunduğunuz tüm kulvarlarda şampiyon olmak istiyorsanız sürücünüzün de (takım içi liderinizin de) böyle biri olması gerekir.

bu yıl fenerbahçe'nin wanamaker'ı almasıyla benim de beklentim oyun içi liderin kendisi olmasıydı

ancak amerikalı oyuncunun gelişi, takımın oyun içi liderliğinde bir şey değiştirmeyecekse, kendisi yerine daha ucuz bir şutör alabilirdik. benim beklentim obra'nın bu payeyi wanamaker'a vermesi yönünde ama bunu zaman gösterecek. obradoviç geçen yıl takımı sloukas'ın yönetmesi konusunda pek fazla aksiyon almadı, şayet bu yıl da aksiyon alınmazsa fenerbahçe için f4 hayalleri imkansızlaşır. çünkü kostas liderliğinde bir fenerbahçe'nin f4 yapabileceğini düşünmüyorum, ligde de çok zorlanacağını ve yıpranacağını düşünüyorum. sert deplasmanların hepsinden elimiz boş dönebiliriz, içerdeki kırıcı maçları da kötü oynayabiliriz. daha kötüsü maç içi problemleri çözebilecek güvenilir bir elimizin olmaması ve kritik maç sonlarında doğru kararları verme konusunda sıkıntılar yaşayan bir oyuncu ile bu anları oynamak bize geri dönüşü zor zararlar verebilir.