Yılın En Uzun Gecesinde Su Gibi Akıp Gidecek Güzellikte 10 Film Önerisi
Bu uzun geceyi güzel değerlendirmenin binbir yolundan biri de kaliteli bir film izleyerek geçirmek. Uzun olmasına rağmen bir solukta tüketilebilecek filmler için bu listeye göz atmanızda fayda var.


barry lyndon (IMDb: 8,1) - (3 saat 23 dakika)

1975 yılında yapılmış bir filmdir. 18. yy'da gecer. redmond barry'nin sınıf atlama çalışmalarından yola çıkarak dönemin ingiltere'sine göz attırır. genel olarak candide ile büyük benzerlikler taşır. hatta ortam olarak bize patrice leconte'un ridiculesini hatırlatabilir belki de. her zamanki kubrick filmleri gibi uzundur. ama yine de canımız sıkılmaz. barry lyndon'u ryan o neal canlandırmıştır.

the wolf of wall street (IMDb: 8,2) - (3 saat)

2013 yapımı öne çıkan filmlerin hepsini henüz seyretmedim fakat izlediklerim arasında yılın filmidir nezdimde. para, seks, kokain. bütün bu uyuşturucuların akıcı bir hikaye ile bütünleştirildiği bir filmin sıkıcı olması da beklenemezdi, hele hele yönetmeni de scorsese ise. 3 saatlik filmde bir kez bile ileri sarma ihtiyacı hissetmeden, filmden hiç uzaklaşmadan izledim filmi. leonardo dicaprio'nun performansına ise diyecek hiçbir şeyim yok, iki kelime ile dillere destan bir performans sergilemiş.

lawrence of arabia (IMDb: 8,3) - (3 saat 36 dakika)

227 dk süren filmin hiçbir sahnesinde bir kadının sesli diyaloğu bulunmamaktadır, tarihte içinde bir kadına ait diyaloğun bulunmadığı en uzun filmdir.

1963'te 10 dalda oscar'a aday gösterilmiş ve toplam 7 oscar kazanmıştır.

magnolia (IMDb: 8,0) - (3 saat 8 dakika)

filmi seyrettiğim üç saat sonunda, hayat bu işte ve böyle devam edecek diye mırıldanarak yatağa doğru yollandım, yaptığım yanlışlar ve üzdüğüm insanları düşündüğüm bir gece geçirdim. içimden ben şimdiye kadar kasıtlı olarak kimseyi üzmedim ve asla hiç kimsenin benden nefret etmesini istemiyorum diye sayıkladım. bi türlü uyuyamadım. kötü hissettim. yaşadıklarımı boş hissettim. bir an kafayı yediğimi zannettim. fimde beni bu kadar karıştıran neydi bilmiyorum ama beynim uzun zamandır hiç çalışmadığı kadar çalıştı hem de benim kontrolüm dışında. o çocuk gibi böyle şeyler olur deyip geçmek istedim ama gökten kurbağa yağacak kadar kötü bişey yaptığımı düşündüm. sonra uyudum. sabah ben yine aynı bendim.

novecento (IMDb: 7,7) - (5 saat 17 dakika)

dünyanın en iyi geçişlerine sahip filmdir. sahneden sahneye geçişler ayrı, tavırdan tavıra geçisler ayrı bir masaldır. koltuğunda doğrulursun, hassiktir bakalım ne olacak derken birden muhabbetin kahramanları 180 derece tavır değiştirirler. uzlaşıyorlarsa zıtlaşırlar, kavga ediyorlarsa uzlaşırlar.

bir film bu kadar mı görsel, bu kadar mı şaşırtıcı, bu kadar mı orgazm ettirici olur. her sinemadan sinema olduğu için zevk alan insanın izlemesi gereken bir başyapıttır novecento.

the best of youth (IMDb: 8,5) - (6 saat 40 dakika)

büyüdükçe sorunlarının da büyüdüğünü, bir insanın "sakalımı hiç kesmiycem"den sakallı duramadığı günlere gelişini, birlikte büyüdüğünüz insanların ne kadar çok değişebileceğini ama bunun yanında nolursa olsun ailenin aile kalındığını, saçma tesadüflerin hayatı değiştirebileceğini, hayatının döngüsünü...

su gibi duru, su gibi akıyo. biraz çemberimde gül oya'nın italyan versiyonun film olmuşu gibi. tez buluna, tez izlenile!

gone with the wind (IMDb: 8,2) - (3 saat 58 dakika)

margreht mitchell'in attan düşmesi sonucu sıkıntıdan oturup yazdığı kitaptan uyarlanan film.
m.m zengin atlantalı bir aile kızıdır ve istirahat ederken böyle bir kitap yazmak aklına gelir hatta zenci dadısını karakter olarak kitaba koyar ve kitabı mgm'e yollar, önce cevap alamaz fakat mgm yöneticileri ile yüzyüze görüşmesi sonucu kitabı senaryolaştırma için ikna eder.
ve ortaya muhteşem bir film çıkar.

ben-hur (IMDb: 8,1) - (3 saat 32 dakika)

sinema konusunda gerçek bir sanat eseri ve başyapıt olduğu konusunda şüphesiz herkesin hemfikir olduğu filmdir. bazı sahneleri şahsımı neredeyse ağlatacak kadar etkilemiştir. ben-hur'un 3 yıl boyunca kürek mahkumu olduğu halde ölmemesi, annesi ve kardeşinin zindanda 4-5 yıl yaşaması ve cüzzama yakalanması yürekleri dağlamıştır. hz. isa'nın siluetinin gösterildiği sahneler görkemlidir ve çok etkileyici olmuştur.

başrolü oynayanlardan ester karakterini canlandıran haya harareetin imdb de ki kariyerine bakınca çok az filmde rol aldığını görmek beni üzmüştür zira güzelliği hayran bırakacak cinstendir keşke ben hur karakterini canlandıran charlton heston kadar çok filmde rol alsaydı.

andrei rublev (IMDb: 8,3) - (3 saat 25 dakika)

genelinde (ama özellikle bazı noktalarında) insanı korkutucu bir gerçekliğin içine çekerek ürperten tarkovski filmi. zaman zaman hakikaten o dönemdeki insanları ve yaşananları izliyormuşum gibi geldi bana, bu açıdan da son derece başarılıdır. ayrıca bir sahnesinde rublev'in yanındaki kadınla eğlenen tatarlardan birinin "vay alıp getti", "kaçıp getti" demesiyle güldürmüştür.

the right stuff (IMDb: 7,9) - (3 saat 13 dakika)

tom wolfe'un yazdığı bir kitap. kendisi asıl olarak gazeteci olduğundan times için bir reportaj yapıyormuş gibi havacılığın bu önemli döneminde katkısı olmuş pilotlar ve aileleri ile konuşmuş ve bu roman'ı yazmış. ses duvarının aşılmasını ve uzaya insanların ilk gidişlerini anlatan bu kitap, aynı zamanda chuck yeager gibi elit pilotların ve ilk başlarda maymundan farkı olmayan astronotların aralarındaki rekabeti de anlatıyor. the right stuff isimli film bu kitaptan esinlenmektedir.

DAHA FAZLA İÇERİK